Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,13 / Satış: 6,16
€ EURO → Alış: 6,64 / Satış: 6,66

İhanet

Mehmet Özgün
Mehmet Özgün
  • 31.10.2017
  • 690 kez okundu

İstanbul’a yönelik ihanet itiraflarının ardından geçmişten günümüze Hatay’a yapılan ihanetler film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçti …

Siyasilerin, yöneticilerin, etkili-yetkililerin ilimize yönelik yaptıkları ve hala günümüzde uyguladıkları ihanetlere bir göz atalım …

Asi Nehri üzerinde yer alan, kentin simgesi halindeki tarihi Roma Köprüsünün yıkılması, facia olmasının yanı sıra başlı başına bir ihanettir. Köprü, 1972 yılında dönemin yetkilileri tarafından nehrin genişletilmesi ve suyun akışının hızlandırılması amacıyla acımasızca yıkıldı. Yerle bir edildiğinde 1700 yaşındaydı ve insan eli dışında asırlar boyu onu hiçbir şey yıkamamıştı…

Amik Gölü’nün kurutulması, etkili-etkililerin Hatay’a yönelik yaptığı en büyük ihanetlerden biriydi. Ovayı su baskınlarından korumak ve sıtma hastalıklarına neden olduğu belirtilen sivrisineklerle mücadele etmek gerekçesiyle 1975 yılında tamamen kurutuldu, bölgenin ekosistem dengesine sifon çekildi. Uzunluğu 16 Km Genişliği 10 Km olan gölün çevresindeki bataklıklarla beraber 310 Km. idi, gölün kurutulmasından elde edilen araziler, aile başına 20 dönüm olmak üzere köylülere dağıtıldı. İşini bilmezlerin aldığı bir kararla bölgenin can damarı niteliğindeki göl yok edildi, doğa ve insanlar susuzluğa mahkum edildi …

Seçim ve oy uğruna Antakya’nın ikiye bölünüp Defne adıyla yeni bir ilçenin kurulması, hiç kimse kusura bakmasın Hatay’da yönelik ihanettir … Belirli, keskin çizgilerle sınırları çizilen, devlet hastanesi olmayan, stadı olmayan, sanayi sitesi olmayan bir ilçe var edildi. Bu halka da Hatay’a da ihanettir …

14 Kilometre uzunluğundaki kumsalıyla dünyanın sayılı gözde sahilleri arasında yer almayı başaran Çevlik sahilinin Hala bir Alanya niteliğinde olamaması yatırımlardan yoksun bırakılması yine Hatay’a yönelik ihanetlerden bir tanesidir. Arkasındaki tarihi Titus tüneli ile muhteşem bir turizm bölgesi kıvamına getirilebilecek olan Çevlik günümüzde bir arpa yol kat edememiş haliyle maalesef acınası bir vaziyette. Bu durum, siyasilerimizin ayıbı olmasının yanında en büyük ihanetidir…

Başta Dağ Ceylanları olmak üzere nesli tükenmekte olan ve koruma altına alınması gereken canlı varlığının yer aldığı ilimizdeki bazı bölgelerde Çimento fabrikaları, taş ocakları vb. için olumlu ÇED raporu verilerek yine mevcut değerlerimizin yok olmasına göz yumuluyor, yine ekosisteme sifon çekiliyor. Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Hatay Şube Başkanı Abdullah Öğünç’ün ÇED raporlarının iptal edilip canlı varlığının korunmasına yönelik karar verilmesi yönündeki haykırışları da havada kalıyor. Halbuki oradaki doğayı mahvedecek çimento vb. fabrikalar yerine mevcut canlıların koruma altına alındığı milli park oluşturulabilse ilimize katma değeri kat be kat olacaktır. Ama nerede, etkili-yetkililerin Hatay’a ihanetleri maalesef tüm hızıyla devam ediyor …

Günümüzde etkili-yetkililerin Hatay’a yönelik yaptığı ihanetlerden biri de, ülkelerindeki çatışmalardan kaçan yüzbinlerce Suriyelinin kamp dışında yerel halkla beraber yaşamalarına izin verilmesidir. Dünyada örneği yoktur. Bu tür durumlarda sığınmacılar kamplarda barındırılır, ülkelerinde barış tesis edilince de usulüne uygun olarak evlerine yollanır. Bizde durum maalesef öyle olmadı, bir çok tehlikeye gebe olabilecek bir şekilde yanlış bir uygulama yoluna gidildi…

Hatay’a yönelik ihanetlerden aklımıza gelenlerden bir kısmı bu …

Telafisi mümkün olmayan hatalar, ihanetler bunlar …

Etkili-yetkililerin daha hayırlı kararlar alması dileklerimle …

Sağlıcakla kalın …

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ