Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 8,07 / Satış: 8,10
€ EURO → Alış: 9,65 / Satış: 9,69

İnatlaşmakla, zıtlaşmakla….

Nabi İnal
Nabi İnal
  • 16.02.2021
  • 342 kez okundu

İnatlaşmanın, zıtlaşmanın hiç kimseye bir yararı olmaz. Bundan en büyük zararı da inatlaşan ve zıtlaşan zarar görür.

Ben anayasa mahkemesinin kararını tanımıyorum demekle bir yere varılamayacağı baştan itibaren belli olan bir husustu.

Hukuk devletinin var olduğu kabul edilen ülkelerde, anayasa mahkemesi kararlarını tanımıyorum demek suretiyle adımlar atılmasının, bu doğrultuda hükümler kurulmasının, eninde sonunda ters tepeceği ve yine doğru yola gidilebilmesi için de gerekenin yapılacağı hatırdan çıkartılmaması gereken bir kuraldır.

Enis Berberoğlu ile ilgili kararda bunun tipik bir örneğini oluşturmaktaydı.

Berberoğlu’nun yapmış olduğu başvuru sonucu anayasa mahkemesi hak ihlali kararı vermiş idi.

Bu karar üzerine yapılması gereken şey, derhal karara uyma yoluna gitmek ve gerekeni yapmak olmalıydı.

Ama bu yapılmadı, ne yapıldı?

Anayasa mahkemesinin vermiş olduğu kararı tanımama gibi bir sonuç doğuracak olan yola gidildi.

Sonunda anayasa mahkemesi, aynı konu ile ilgili olarak ikinci kez yapılan başvuru sonucunda da, hak ihlalinin var olduğunu yineleyen yeni bir karar verdi.

Bu karar ülke çapında çok ses getirdi. Karara hemen uyulması gerekliliği hukukçular tarafından ifade edildi, yazışmalar yapıldı, söylemlerde bulunuldu. Sonunda aynı mahkeme bu kez anayasa mahkemesi kararına uymak suretiyle Berberoğlu hakkındaki kararını değiştirdi.

Mahkemesince verilen bu karar, TBMM başkanlığına da bildirildiğinden, mecliste okunmak suretiyle, Berberoğlu’nun yeniden milletvekili olma hakkının kazandığı anlaşıldı.

Buraya kadar hukuki gelişmeleri kısaca özetlemeye çalıştık ve yanlıştan dönüldü, geçte olsa anayasanın gerekleri yerine getirildi, temenni ediyoruz ki, bundan sonra aynı yanlışlar tekrar edilmez, aynı hatalar çeşitli yollara başvurmak suretiyle yinelenmez diye düşündük.

Ama ne yazık ki; bu düşüncemizde yanıldığımıza ve yine aynı yanlış yola gidilmek istenildiğine dair emareler görülmeye başladı.

Hukukçu olmaya gerek yok. Sadece biraz hukuk dilini bilenin anlayacağı bir husus vardır : Cezada kesinleşen bir karar için aleyhe bir yola gidilemez, hüküm kurulamaz, bir uygulama yapılamaz.

Yerel mahkeme Berberoğlu hakkındaki hak ihlalinin var olduğunu kabul ederek vermiş olduğu kararları kaldırmış ve Berberoğlu milletvekilliği haklarına sahip olmuştur.

Şimdi yapılması gereken, Berberoğlu’nun yargılanıp mahkûm edildiği dava ile ilgili olarak yeniden dokunulmazlığının kaldırılmasını istemek ve beklemek olmalıydı.

Oysaki bu yola gidilmeden ve Berberoğlu’nun yargılandığı davadaki alt ve üst sınırlarındaki cezayı içeren eylemler yerine, başka başka eylemleri de içine katmak suretiyle, yeni bir fezleke düzenlenerek hukukun kuralları dışına çıkılmak istenmektedir.

Biz bir kez daha yineliyoruz; Hatadan hangi aşamada olursa olsun dönmesini bilmek bir kuraldır. Bu kuralın göz ardı edilmemesi gerekir.

İnatlaşmakla, zıtlaşmakla bir yere varılamayacağını hatırdan uzak tutmamak gerekir.

Bırakın her şey hukuk devleti anlayışı ve kuralları çerçevesinde yürüsün ve bir sonuca varılsın.

Unutulmamalıdır ki; bu yola gidildiği takdirde, bundan kimse zarar görmeyecek, aksine karlı çıkacaktır.

Umutları umutsuzluğa, mutlulukları mutsuzluk havasına dönüştürmeye kimsenin hakkı olmadığını hatırlatıyor ve hukuk devletinin gereklerinin yapılacağına olan inancımızı bir kez daha yineliyoruz…

[email protected]

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ