Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Kaçmak mıdır? …vazgeçmek ?

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 13.09.2019
  • 401 kez okundu


Bazı işler, bazı hayatlar, bazı hikâyeler seçilmez, onlara maruz kalınır…

Diyen haklı…
Hem de çok haklı…

Düşünsenize…

Hepimiz, her sabah aynı garip koşuşturmacanın içindeyiz… Hayata mı yetişmeye çalışıyoruz yoksa işe mi, bilmiyorum ama… Bazen her ikisine de yetişemediğimizi düşünüyorum ben ! Sahi, her ikisinde de eksik kaldığımızı hissettiğiniz olmuyor mu ?

Yetişmeye çalışırken, aslında hep geç kaldığımızı…

Bir şeylere…
Bazen her şeye…

Bunu düşündüğüm o an, izlemeye başladım, koşuşturmanın içinde olanları, gölgelere karışanları… Koşar adımlarla yan yana geçenler, aslında insan bedenleri değildi, ama taşımakta zorlandıkları yaşam hikâyeleriydi… Yüklü hikâyeler… Hayaller… Düşler… Umutlar… Sorunlar… Hüzünler… Beklentiler… Bedenler değil, hikâyeler akıp geçti yan yana, dip dibe… Ne bir diğerini fark etti, ne durup düşündü… Bakmadı bile… Görmedi hatta… Çünkü zamanı yoktu hiç birinin… Yetişmenin telaşındaydı… Hayata yetişmenin, işe yetişmenin, kendine yetişmenin…

Peki…

Yetişemediğimizi fark ettiğimizde mi ?

Hani o bir şeylere…
Bazen de hemen her şeye…

Vazgeçeriz…


Peki, ne zaman vazgeçeriz, biliyor musunuz ?

Biri demiş ki…

Hayallerimiz gerçek, gerçekler de yalan geldiğinde, vazgeçeriz… Tüm kalabalığa rağmen yalnız hissettiğimizde, vazgeçeriz… Kendi sevgimiz yetmeyip, başkasınınkiyle ayakta durmaya çalıştığımızda vazgeçeriz… Neyin yolunda gidip neyin yolunda gitmediğini başkasından duyma ihtiyacımız varsa, vazgeçeriz… Vaatler yorduğunda, kalbimiz kırıldığında, sevgiler bölünüp çoğalmayınca, anlattıklarımız havada uçuştuğunda, vazgeçeriz… Sessizlik doyurmadığında, konuşmak yetmeyince, dinlemek çözmeyince, vazgeçeriz…

Gözler değil, ki ağlayan kalbin ta kendisi…

İşte o zaman, vazgeçeriz.

Dinlediğin müzik artık hiçbir şey hatırlatmıyorsa sana, vazgeçeriz… Yoruluruz, vazgeçeriz… Ağlarız, vazgeçeriz… Hesap sormaktan yılgın düştüysek, vazgeçeriz… Soru sormaktan bunalınca, vazgeçeriz… Kelimelerimizin biriken yığınında cümle olamıyorsak, vazgeçeriz… KEŞKE dediklerinin kalabalığında bulamadığın KENDİNİ keşfettiğinde, vazgeçeriz…

“Ne kadar çok anladıysam, o kadar derinlere battım, sıkıştım kaldım” demiş ya Dostoyevski… Belki de anladıklarımızdan kaçmak için vazgeçeriz…

Peki…


Kaçmak mıdır, vazgeçmek ?
Daha güçlü olmak mıdır yoksa ?

Zor soru…

Ama bazen her ikisi de…
Ki kimi zaman kaçmaktır, vazgeçmek…
Kimi zaman da daha güçlü olmak içindir…

Şairin dediği gibi…


Vazgeçmek, en büyük umut bazen…
Yeniden inşa etmek için kendini…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ