Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 9,26 / Satış: 9,30
€ EURO → Alış: 10,73 / Satış: 10,77

Kadın Voleybolcularımız Yobazlara Derslerini Verdi

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 06.09.2021
  • 291 kez okundu

Yobazlık, insanlığın içini karartan derin ve karanlık kör bir kuyudur. Yobazlar uygar yaşam bahçesindeki güllere konan bülbül seslerinden rahatsız olur, kargaların ciyak seslerinden keramet payı bekler, zihin dünyalarını bu şekilde beslerler.

Yobazlık medeni dünyanın ışığından korkar. Çünkü ışık, aydınlıktır. Aydınlık, önce insan aklına ardından ahlakına ve vicdanına nüfuz eder. Bu sayede insan doğası gereği gelişir, fikir üretir ve ilerler. Akıl ile kazandığı yeteneklerle yobazları fikri bozguna uğratır.

Yobazlar hedefine en çok medeni cesaretin öncüsü kadınları koyarlar. Çünkü kadın, onların kokuşmuş zihninde birer “günah objesi” olarak yerleşmiş. Oysa aydın bir insanın nazarında kadın; bir “”zarafet incisi”,” bir onur abidesi”, “bir huzur perisi”dir.

Kadınsız bir dünyayı, kadınsız bir hayat tarzını düşleyenlerin, hem akli hem de ahlaki muhakeme kabiliyetlerinden şüphe duyarım.

Yobazlığın fasit dairesine girmeyi seçen kişiler aklın egemenliğinden giderek uzaklaşır ve aklın kontrolünü gerektirmeyen ilkel hislere teslim olur. Ahlaki değerler silinir, vicdani duygular katılaşır.

Yengeç gibi kokuşan, karga gibi gaklayan, hiçbir şey yapmadan lüks içinde yaşayan ve hiçbir işe yaramayan yobazlar, onlarca yıldır gece gündüz ter akıtarak yeteneklerinin sınırlarını zorlayarak emek veren kadın voleybol sporcularımıza yine dil uzattılar.

Başkalarının yaşam şekline dil uzatmak, giyim kuşam veya başka tercihlere müdahale etmek kimin haddine düşmüş?

Siz kimsiniz, bu cüreti nerden alıyorsunuz?

Kim olduğunuzu bir kez daha yazıyorum..

Yobazlar; insanlık mertebesinin bir ruhu vardı; nüfuz edemediniz; başınızı aydınlatamadınız, nefsinizi eğitemediniz. Hayvani duyguların, adi güdülerin bayraktarlığını savunarak yüzünüze iğrençlik maskesini yapıştırmışsınız. Bir de utanmadan, arlanmadan elinizde orakla ahlak hasadına koyulmuşsunuz.

Şimdi de gururumuz, onurumuz, iftiharımız olan kadın voleybolcularımız ve diğer kadın sporcularımız için birkaç satır yazayım..

İyi bir sporcu çarşıda-pazarda yetişmez. Onlarca yılların ardından disiplinle, çok çalışarak ve yetenekleri sabırla işleye işleye yetişir.

Voleybolcu bir taraftan yeteneklerini azimle geliştirirken, diğer taraftan okul eğitimini ihmal etmez. Hem fiziki özelliklerini geliştirir hem de aklını ruhunu eğitir. Hiç bir başarı tesadüfen ortaya çıkmaz. Hedef koyarak ve hedeflere santim santim ilerleyerek yakalanır. Rakipler de aynı özellikleri taşır. Bu yüzden siz daha çok emek vermek zorundasınız.

Kızlarımız her yanıyla dört dörtlük sporculuğun asli örnekliğini gösteriyorlar. Hem saha da hem de maç sonrası verdikleri röportajlarda hissettiriyorlar. Aldıkları yüksek nefsi ve ilmi terbiyenin yanı sıra sergiledikleri görgü kurallarıyla
Türk kadınının aydınlık yüzünü tüm dünyaya tanıtıyorlar.

Hem anadilimiz Türkçeyi hem de İngilizceyi mükemmel konuşuyorlar.

Bizlere iftihar ve muhteşem heyecanlar yaşatan sadece voleybolcu kızlarımız değil elbette. Tokyo olimpiyatlarda Boksta altın madalya kazanan diğer kızlarımız; Busenaz Sürmeneli, gümüş madalya kazanan Busenaz Çakıroğlu, Teakwandoda bronz madalya kazanan Hatice Kübra İlgün tarih yazdılar.

Yenseler de, yenilseler de tüm kızlarımıza binlerce defa helal olsun.

Seksen üç milyonu temsil etmenin hissiyatıyla; yürekten başarıya odaklanmak ve sağlamak her babayiğidin harcı değil. Türk kadınının her başarıya imza atabileceğinin en güzel kanıtı oldular. Ne kadar teşekkür etsek, ne kadar gurur duysak azdır.

Bir ülkede gururun zirvesi yaşatılırken, yobazların aydınlıktan korkup, çarpık zihniyetlerini göstermeleri ne ilktir ne de son olacaktır.

Ne yapsalar nafile.

Kadın sporcularımız önce annelerinin öğrettikleri Cumhuriyet ve Atatürk sevgisiyle büyüyorlar.

Büyük Önderin işaret ettiği gibi “”ilmi hür irfanı hür vicdanı hür” nesiller yetiştirmeyi kendilerine ilke edinen öğretmenlerimiz tarafından eğitiliyorlar.

Bu soylu bilgiler yüreklerine yerleştikten sonra kendi kendilerini aşacak güce ve kabiliyete sahip oluyorlar. Tüm mücadelelere aklın ve yüreklerinin gücüyle çıkıp alınlarının akıyla bitiriyorlar.

Ve kızlarımız asil milletin takımı ve ferdi olarak dünyanın saygıyla eğildiği, rol model aldığı, zirvelere kartallar gibi yükseliyor.

Ne mutlu bizlere, böyle asil kızlarımız var.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ