Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,85 / Satış: 5,88
€ EURO → Alış: 6,51 / Satış: 6,54

Kadınlara Yine Şiddet

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 16.12.2019
  • 415 kez okundu

Ülkemizde kadına yönelik şiddetin tırmandığı zamanın paralelinde kuzey Avrupa’nın ucunda bulunan Finlandiya’da başbakan Sanna Marin önderliğinde ağırlıklı olarak kadınların yer aldığı bir hükümet kuruldu.12 Kadın 7 erkekten oluşan kabine göreve başladı.

Gözlerimin bir ucuyla Finlandiya’da zarafeti yansıtan resmin altındaki yazıları okurken, diğer ucuyla Türkiye’de canavar ruhlu erkekler tarafından katledilen kadınlarımızın haberlerini okurken irkildim.

Acı veren bu şiddetin hala son bulmamasına akıl erdiremiyorum. Onca kanunun, bunca beyanın fayda etmediği açık.

Mesele sadece kanun yoluyla çözülecek bir mesele değil. Kültürle, eğitimle alakalı bir meseledir. Törelerin, çevresel faktörlerin, mahalle baskılarının cehaletle birleşmesiyle ortaya çıkan bir caniliktir.

Henüz doğmamış bebeğin cinsiyetinin ayrıma ve kayırıma uğradığı bir toplumda kadına karşı şiddetin yasalarla durdurulması çok zor görülüyor.

İçimizi yakan manzaraları, yetkililerin dövünerek izlediklerini beyan etmeleri iyi niyet beyanından öteye gitmiyor. Çünkü yöneten kadrolarda erkek egemen bir fiziki varlığın yanında; kadına verilmesi gereken eşit hakların göz ardı edildiği belli oluyor. Bizi yönetenlerin cinsiyet sayısına bakınız..

Kaç bakanımızın kadın, kaç bakanımızın erkek olduğundan yola çıkarak, köhne zihin dünyamızda aslında ikicilikle davrandığımız kendiliğinden ortaya çıkıyor. Bir taraftan kadın erkek haklarından, fırsat eşitliğinden dem vurulacak ama öte taraftan erkek yoğunluklu idari tasarruflarda bulunulacak.

Meclisimizde bu konuda maalesef kötü sınav veriyor. Siyasi partilerin gösterdikleri adayların ağırlıklı bölümü erkeklerden seçiliyor. Kadın seçimden seçime kontenjan nesnesi olarak telaffuz ediliyor. Ama gerçekte kadınlar genellikle seçilemeyecek sıralamalara koyuluyor.

Bu ayıplı tabloyu her katmanda örnekleyebiliriz. Kadın valilerimiz, kadın belediye başkanlarımız, kadın il müdürlüklerimiz ile ilgili makamlar çok sınırlı.

Bu anlayış kırılmadan, ataerkil zihniyet dönüşmeden, kadın, maalesef erkek şiddetinin hedefi olmaya devam edecek.

Böyle bir anlayış sadece beyanatlarla değişemeyecek.

Erkeklerde şartlanılmış kem düşüncelerin niteliği fena halde sırıtıyor. Kadını mutfakla yatak odası arasında görevlendirilmiş köle gibi görmek bu kem düşünceyi dışa yansıtıyor. Erkek bu mecrada insan olamıyor, gücü yettiği kadına türlü türlü şiddet uyguluyor. Melun kollar vura vura can yakıyor, can alıyor.

Kalabalık önünde melek taklidi yapabilen erkek, tenhada şeytani çehresini çarpıcı biçimde ortaya çıkarabiliyor.

Kadın- erkek eşitliği medeniyet ölçüsüdür. Ahlak terbiyesinin burcudur. Kadınlara karşı hakkaniyet esaslı yaklaşım, insan olmanın asgari değeridir. Her koşulda kadınlara karşı; eşit birey muamelesi, erkeğin asli vazifesidir.

Ayrım yapan dar kafalıların ileri gelenleri; hayatın üst katlarına kadınsız çıkabilip aradıklarınızı bulabileceğinizi mi sanıyorsunuz?

Erkek denilen varlık; her şeyden önce kadınlar üzerinde önyargıları gören mantığını tasfiye et.
Senin, kadınların olmadığı bir dünyada bir hiçten ibaret olduğunu unutma.

Sen tek cansın, kadınlar ise yüce Allah’ın lütfuyla iki can taşırlar. Sana yaradan adına evlat verirler.

Kabalığını yontarlar. Duygularını yaşatırlar. Sana zarafet hırkasını giydirirler. Onlar sayesinde daha temiz, daha nezih, daha safi bir dünyan olur.

Yaşadığımız dünyada, aklı ve vicdanı olan her insan, kadın özgürlüğü ve eşitlik üzerinde yükseldiğini öğrenmeye başladı.

Öğrenmemekte direnen sözde erkek güruhları; vicdanlarını, ahlaklarını ve benliklerini şeytani duygulara ortak edenlerdir.
Bu erkek müsveddeleri insanlığın yüz karasıdır.

Ülkemizde kahrolası erkek müsveddelerinin, kadınların hayatlarında bıraktığı dehşet izleri, yaptıkları hasarları, açtıkları onulmaz yaraları sarmak mümkün değil.
Gelecek kuşakların böylesi izler, hasarlar, yaralar almaması yolunda umut biriktirmek isterim. Fakat şiddetin yoğunluğu ve boyutunu görünce ben, erkek olmamdan utanıyorum.
[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ