Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 7,55 / Satış: 7,58
€ EURO → Alış: 8,80 / Satış: 8,83

Kaldı mı ADALET ? Hele ki BÖYLESİ !

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 05.08.2020
  • 225 kez okundu

Derler ki… Bir av yerinde, Hükümdar Nuşirevan, av kebabı yemek istemiş. Emri üzerine, istediği yemeği hazırlamışlar. Fakat tuz yokmuş. Tuz bulmak üzere bir uşağı köye göndermişler.

Nuşirevan demiş ki:

“Tuzu para ile al. Parasız almak adet olmasın. Teamül yerine geçmesin ve köy, bu yüzden harap olmasın.”

Demişler ki, “Bir parça tuzdan ne çıkar? Bedava alınırsa ne zararı var.”

Nuşirevan, şu cevabı vermiş:

“Zulmün esası, dünyada ilk zamanlar azmış. Her gelen onu bir parça artırmış ve bugün bu hale gelmiş…”

Anlayacağınız…

Eğer hükümdar, tebaasından birinin bahçesinden bir tek elma yerse, uşakları ve adamları ağacı kökünden söker… Şayet bir yumurta almak suretiyle haksızlık yaparsa da, askerleri, bin tavuğu şişe geçirip kebap eder…

Bugün, MAKAM koltuklarının GÜCÜ ile hem CEPLERİ hem EGOLARI şişenlerin memleketinde, 49 sene Sasani devletinin başında kalmış, ADALETİ ile ün salmış Hükümdar Nuşirevan, AZ bile söylemiş…

…ki örnekleri çok !

O makamların…
O makam koltuklarının…
O koltuklarda oturup da şişen ceplerin, egoların…

O yüzden sorduk ya, başlarken…


Kaldı mı adalet, hele ki böylesi ?

…diye !

Peki, kaldı mı ?

Eldeki gerçeği, ağzının kenarındaki gülümsemeyle, “HADİ CANIM SEN DE” der gibi okuyanlara cevap, Yazar Cioran’dan gelsin… “Siz olanın SİZ olmadığını, size ait olanın sizin OLMADIĞINI ayırt etmek, artık hiçbir şeyin, kendi hayatınızın bile suç ortağı olmamak… İşte DOĞRU görmek, budur…”

Bu söylenen, hep konuştuğumuza itiyor bizleri…

Bir türlü olamadığımız KENDİMİZ gerçeğine…

O yüzden de hikâyemiz, Sait Faik Abasıyanık’ın “Lüzumsuz Adam” öyküsündeki gibi…

Der ki orada…


…kendi peşimi bile bıraktım…

Haklı…

Kendimizden vazgeçeli çok oldu…
Kendimiz yerine bir başkası olalı çok oldu…

DOĞRU olanı görmek yerine, YALAN bir dünyanın içindeyiz…

Konuşmuyoruz…
Görmüyoruz…
Duymuyoruz…
Bilmiyoruz…

MAKAMLARIN ve EGOLARIN coğrafyasında, her sabah, bize ait olmayan KENDİMİZLE aynada göz göze geliyor, güne başlıyor, ardından da bitiriyoruz…

Ama şunu fark edin istiyorum !

O bitirdiğimiz şey GÜN mü, KENDİMİZ mi ?

Bunu NİYE mi istiyorum ?

Onu da, Ahmet Hamdi Tanpınar söylesin…


Cahilsin; okur, öğrenirsin… Gerisin; ilerlersin… Adam yok; yetiştirirsin… Paran yok; kazanırsın… Her şeyin bir çaresi vardır… Fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ