Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Kemik Erimesine Karşı Fiziksel Aktivite!

Kudret Kuş
Kudret Kuş
  • 21.04.2018
  • 1.236 kez okundu

Halk arasında kemik erimesi veya kemiklerin sessiz hırsızı olarak adlandırılan osteoporoz, en sık görülen kemik hastalığıdır ve yaşam süresinin uzaması ile önemli bir sağlık problemi haline gelmiştir. Osteoporoz, düşük kemik kütlesi ve kemik mikro yapısının bozulması sonucu kemik kırılganlığının ve kırık olasılığının artması ile karakterize sistemik bir iskelet hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Bu hastalıkta kemik kütlesindeki azalma nedeniyle kemik daha kırılgan bir hale gelmektedir. Osteoporoz tüm iskeleti etkilemekle beraber el bileği, kalça ve omurga kırıkları en sık görülen kırıklardır. Kemik erimesine bağlı kırıkların görülme sıklığı kadın ve erkeklerde özellikle omurga ve kalça bölgesinde ilerleyen yaşla birlikte daha da artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre menopoz sonrası kadınların %30’dan fazlasında osteoporoz meydana gelmektedir.

Osteoporoz risk faktörleri

Yaş ve Cinsiyet: Osteoporoz ve kırık oluşma riski yaşın artmasıyla beraber meydana gelen değişikliklerle artmaktadır. Kemik, yaşayan, büyüyen ve sürekli kendini yenileme özelliğine sahip olan bir dokudur. Yaşam boyunca belirli periyotlarla vücutta eskimiş kemik dokusu yok edilerek yerine yeni kemik dokusu oluşur. Bu yapım-yıkım işlemi 30-35 yaşlarına kadar dengededir ve bu yaşlardan sonra kemik kayıpları başlar. Böylece kemik kitlesi azalır ve kolay kırılır hale gelir. Kemik kırılması kadınlarda daha sık görülmektedir. Menopoz ve östrojen salınımındaki azalmayla kadınlarda osteoporoz ve kırık riski artmaya başlar. Erkeklerde kırık riski 75 yaşından sonra artış gösterir.

Genetik: aile hikayesinde osteoporoz ve osteoporoza bağlı kırık hikayesi olanlarda osteoporoz görülme riski daha yüksektir. Kemik kütlesini ve kalitesini artırmak önemli! Kişinin hayatı boyunca elde edilen en yüksek kemik kütle seviyesi, doruk kemik kütlesidir. Kemik kütlesi yüzde 60-80 genetik faktörlerce, geri kalanını ise beslenme, mekanik yüklenmeler ve egzersiz gibi çevresel faktörler etkilemektedir. Doruk kemik kütlesinin yüzde 90’ına ergenliğe geçiş çağında, yüzde 99’una 26-27 yaşlarında ulaşılır. Yani; yaşlılığınızda harcayacağınız kemik kitlesini bu yaşlarda en yüksek seviyeye çıkarmanız gerekmektedir.

Hormonal faktörler: menopoz sebebiyle oluşan östrojen hormonu yetersiliği kadınlarda meydana gelen kemik kaybının nedenidir. Menopoz sonrası 5-10 yıl sonunda kemik yoğunluğunda %4 oranında azalma meydana gelmektedir. Gebelik ve emzirme dönemlerinde de kemik yoğunluğunda bir azalma olur, doğum ve emzirme dönemlerinin sonunda ise normale döner. Bu döneme eşlik eden kötü beslenme, düşük kalsiyum alımı ve genetik yatkınlıklar osteoporoz riskini artırmaktadır.

Yaşam Tarzı ve Egzersiz: fiziksel aktivitenin az olması, yetersiz ve dengesiz beslenme, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi gibi olumsuz faktörler osteoporoz açısından risk faktörleridir. Fiziksel aktivite azlığı ve uzun süreli hareketsizlik sebebiyle kemik kütlelerinde kayıplar meydana gelir ve bu nedenle kırık riski artar.
Beslenmede düşük kalsiyum alınması da osteoporoz ve kırık oluşumu riskini artırmaktadır. Diyetle alınan D vitamini eksikliğinde ise, kalsiyumun bağırsaklardan emilimini bozarak kemik kaybı artar.
Düşük vücut ağırlığı ile kırık riski arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Normal kilosunun üstünde olan kişilerde artan ağırlığın kemikleri güçlendirmesi ve yağ hücreleri tarafından üretilen östrojen hormonunun kemikleri osteoporoz riskinden koruması ile kırık riski azalmaktadır.

Osteoporoza Karşı Koruyucu Önlemler

Osteoporoz oluşma riskini azaltmak amacıyla düzenli beslenme, yeterli kalsiyum alınımı ile vitamin-minerallerin alınması, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve alkolun bırakılması, düşmelerin önlenmesi ve yaşam tarzı ile ilgili değişikliklerin yapılması gerekmektedir. Merdivenler, halılar, kablolar hepsi birer düşme nedeni olabilir. Yaşadığınız ortamda gerekli düzenlemeleri yaparak düşme riskinizi azaltabilirsiniz.
Düzenli fiziksel aktivite ile kemik, kas ve eklemler güçlendirilerek kemik kütlesindeki kayıplar azaltılabilir. Kırık oluşumundaki en önemli faktörler olan kemik mineral yoğunluğu, kas kuvveti, denge ve koordinasyon düzenli fiziksel aktivite ile artırılabilir. Günlük yaşamda fiziksel aktiviteyi artırmak amacıyla asansör yerine merdiven kullanılabilir veya araba gezisi yerine yürüyüş tercih edilebilir.
Osteoporozda fizyoterapinin amacı ise semptomların iyileştirilmesi, fonksiyonel kayıpların giderilmesi ve oluşabilecek yaralanmaların önlenmesidir. Osteoporozlu hastaya verilecek egzersiz programı kişiye uygun, günlük yaşam aktivitelerini yapabilmesini kolaylaştıran ve yaşam kalitesini artıracak şekilde fizyoterapist tarafından planlanmalıdır.

Hepinize sağlıklı günler dilerim…

Kudret Kuş

[email protected]/ Telefon: 0535 965 25 12

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ