Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Kendi düşünüz var mı? Peki, koşturmacanız niye?

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 19.08.2019
  • 358 kez okundu

Blog yazarları arasında çok fazla gezinen biriyim galiba… Aslına bakarsanız, İnternet denen şey hayatımıza bu kadar girmeden önce, sahafların tozlu rafları arasındaydık çokça… Şimdilerde ise araştırma alanlarımız o rafların çok ötesinde…

Ama bundan şikâyetçi değilim…
Sanırım bu beni özgürleştiriyor…
Kendim olmama yardımcı oluyor…

Önemlidir !

KENDİN olmak…
KENDİN olabilmek…

Bir yerde okumuştum…

Şöyle der bir yazar…


Geri kalmış ülkelerin; her zaman bir kahramana, bir reise, bir başkasına ihtiyacı vardır… Kendi düşünme, empati, sorgulama gibi yetenekleri zayıftır… Yazan, çizen, anlatan yakılır, yasaklanır, hapse atılır… Kitaplardan lüks tüketim vergisi alınır, ama pırlanta “gerekli tüketim” olduğu için vergisizdir ! Vardır, her şeyin bir kılıfı, geri kalmış toplumlarda… Cevabı olmayan soru ise yoktur…

Özgürleşme, tam bu noktada devreye giriyor…
Kendi düşlerinizin peşinde koşabiliyor olmanız da…

Sahi, bir düşünüz var mı ?

Bir düş hikâyeniz…

Olmalı !

Bir yazar şöyle der, o OLMALI kısmına dair…


Çoğu zaman fark edemediğimiz bir şey, bu düş aslında KİMİN?

BAŞKALARININ düşleri için de yaşamak, bu dünya da anlamlı bir hikâyesi ya da bir izi olmamak gibi bir şey sanırım… Ya da daha vahimi, hiç düş sahibi olamamak… Başkasının düşünün peşinde olmak özgürlük değilse, hiç düş sahibi olmamak ne demek o vakit ?

Samed Behrengi’nin müthiş bir çıkışı vardır, “Kimsenin düşünün peşinde değilim!” diye…

Bu söz, özgürlüğü anlatıyor…

“Şuncacık ömrü ne için heba edeceksin”, diye soruyor…

Ne için?

“Başkalarının düşleri için yaşamak bir esarettir”, diye de ekliyor…

Bugünün “ÖZGÜRLÜK” ve “DÜŞ” başlıklarını, BAROLAR’ın adli yıl açılışı konusundaki çıkışları ile kapatalım mı, ki onlar da bizlere benzer bir yoldan ilerlemiş, biraz bundan… Bu arada bilmeyenler için hatırlatalım… İstanbul, İzmir, Muğla, Antalya, Adana, Aydın, Ordu, Bursa ve Van Baroları, Yargıtay Başkanlığı’nın 2019-2020 ‘adli yıl’ açılış töreninin, Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yapılmasını boykot edeceklerini açıklamış, 2 Eylül’deki törene de katılmayacaklarını duyurmuştu. ÖZGÜRLÜK denen de tam da bu arada devreye girmişti… İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel’in, Yargıtay’ın davetine verdiği RET yanıtı ile…


Halkın zerre kadar güven duymadığı bir yargı sisteminin parçası olmamak için, sizlerin de ‘KENDİNİZİ ÖZGÜRLEŞTİRMENİZİ’ temenni ederiz…

2 Eylül’deki törenin davetli listesine dahil Hatay Barosu’nun ÖZGÜRLÜK adına ne söyleyeceğini henüz bilmiyorum ama… HAYATI DERT EDİNEN BİR HAMAL olduğu için HATAY’DA BARO VAR kısmına sınıf atlatan Başkanı Ekrem Dönmez’den çok net ifadeler bekliyorum…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ