Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Konfetilerle başladık ardından da ‘unuttuk’

Konfetilerle başladık ardından da ‘unuttuk’
  • 04.04.2017
  • 1.412 kez okundu

Tarihler 2013 senesinin Nisan ayını gösterirken; Antakya, Bursa ve Ankara’dan katılımlarla startı verilen 40 Asırlık Türk Yurdu Sokağı Sağlıklaştırma Projesi umut olmuştu. Bugün mü? O ‘umut’ oldukça kirli!

Kent kimliği adına eldeki son örneklerini kentin doğu yakasında muhafaza etmeye çalışan Antakya adına eldeki en ‘umut’ verici örneğin açılışına sahne olan 40 Asırlık Türk Yurdu Sokağı, bugün oldukça tartışmalı haliyle ‘çözüm’ bekliyor.
Oysaki tarihler 2013 senesinin Nisan ayını gösterirken, 40 Asırlık Türk Yurdu Sokağı için projelendirilen Sokak Sağlıklaştırma çalışmalarını törenle başlatanların söyledikleri bugün dahi hatırlanıyor. Dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in de katıldığı törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, “Bursa gibi Antakya da yaşayan canlı bir tarih şehri, bir müze kent olma yolunda hızla ilerliyor. Bugün çalışmaları başlatılan 40 Asırlık Türk Yurdu Sokağı da bunun bir göstergesi. İnşallah çalışmalar tamamlandığında, bu sokağı ziyaret eden Antakyalılar düzenlenmiş, tarih kokan, gönül rahatlığıyla gezilebilen yerlere sahip olacaklar” demiş, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ise, yaptığı çalışmalarla adeta Bursa tarihini yeniden ayağa kaldıran Başkan Altepe’nin Antakya için de yardımcı olmasının sevindirici olduğunu kaydetmişti. Antakya Belediye Başkanı Doç.Dr. Lütfü Savaş da yaptığı konuşmasında, ‘ağabey´ diye hitap ettiği Başkan Altepe’ye verdiği desteklerden dolayı müteşekkir olduklarını ifade etmiş, “Yaklaşık 1 ay önce başlayan çalışmalar hayırlısıyla tamamlanır ve Antakya’mız örnek bir uygulamaya kavuşmuş olur” demişti.
Peki, Ankara ve Bursa’dan gelen önemli misafirleri ağırlayan ve konfetiler eşliğinde ‘örnek olsun’ mesajı verilen 40 Asırlık Türk Yurdu Sokağı Sağlıklaştırma Projesi bugün ne halde? Örnek olsun diye yapılanlar ne durumda? ‘Örnek Uygulama’ diye ifade edilenlerden geriye ne kadarı kaldı? Kalanlar adına kim ayağa kalkıp ‘sorumluluk benim’ dedi, hatta bir adım öne çıkıp, gerilerde kalan bu hikaye adına ‘hatasını’ kabul etti?
-NE OLDU?
40 Asırlık Türk Yurdu Sokağı´nın restorasyon projesinin 420 metrede 80 haneyi kapsadığını bilenler aslında tek bir şey soruyor… 420 Metrelik bir Antakya diliminde 80 haneyi, 2013’te alınan noktadan daha ileriye taşıyamayanlar, tüm Antakya’yı nasıl olup da sırtlayacaklar? Niye mi soruyoruz?
Bugünün ‘örnek’ sokak çalışmasında, duvarlar, sprey boyalarla kirletilmiş halde. Hatta bu konuda yaşanan kirlilik oldukça ciddi boyutlarda. Vatandaşların da esnafın da ciddi eleştirisine neden olan telefon ve elektrik kabloları ise her yerde. Bu durumun, ahşap evlerin Antakya’sı için ‘risk’ oluşturduğunu söyleyenlerin talepleri mi? Beklemede.
Yaklaşan turizm sezonu öncesinde, törenlerle açılan ve özel olarak ‘projelendirilen’ bir sokak bile bu haldeyse, ‘kalan kısımlarımız ne durumda’ diye sorsak mı? Yoksa bu soruyu erteleyip, ilki için cevap beklesek mi?
SORUMLULUK KİMDE?-
İsa’dan önce 300 yılında başlayan ve günümüze kadar süren hikâyesi içinde mimarî ve kültürel mirası ile hala yaşamakta olan eski bir kent, Antakya. Dünün Roma’sında imparatorların gözdesi olmuş, Antik Çağ’ın üç metropolünden biri olmayı başarmış. O yüzden önemli… Antakya’nın sosyal ve kültürel hayatına açılan kapılar olması açısından, kent kimliği ve hafızası adına önemli mekânlar olan bu evlerin yaşadığı çaresizliğin altını çizmek çok önemli. Yapılan, ama ‘olmamış’ bir hizmeti tartışmak çok önemli.
Peki, tek sorumlu kurum, dünün Antakya Belediyesi mi? Yoksa dünün Antakya’sından Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne geçenler mi? Resmi kurumsal sorumluluğa ne oldu peki? Özellikle de İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün yaşanan ‘sorumsuzluğun’ tablosundaki yerine ne oldu?
-DAHA NE KADAR?-
Sağlıklaştırma Projesi’nden geriye, sokağın girişine çaktığımız bir tabela kaldı. Harfleri ara ara silinmiş bir tabela. Üzerinde, “Bu sokak; dünya tarihi, kültürleri ve medeniyetleri arasında ‘İnsan Şehir’ idealiyle Hatay Büyükşehir Belediyesi ile Akzo Nobel Marshall tarafından Akzo Nobel ‘İnsan Şehirler’ Programı kapsamında renklendirilmiştir” yazan eski bir tabela. O tabelanın ötesi mi?
Antakya’nın taş döşeli, ortasında ise bir su kanalı bulunan dar sokakları etrafında gelişen bu hikâye, tescilli bir kent adına bu haliyle daha ne kadar devam eder, merak konusu. Aslında durum, halk arasında “zokmak” denen çıkmaz sokaklara benziyor… Ve eldeki bu son görüntü, çıkmaza giren bir kentin geri dönüşüne eklenecek son hikâyesini arıyor. Bulur muyuz peki? O dar sokaklarda zemin malzemesi olarak asfalt kullanmaya başlamışlar olarak hele ki!
-Tamer Yazar-

Etiketler: / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ