Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,69 / Satış: 6,71
€ EURO → Alış: 7,22 / Satış: 7,25

Koruma altındaki üç devrim yasası…

Nabi İnal
Nabi İnal
  • 06.03.2020
  • 613 kez okundu

3 Mart, 3 devrim yasasının kabul edilişinin 96. yıldönümüdür.

Bundan 96 yıl önce 3 Mart 1924 tarihinde, hilafetin ilga edilmesi, şer’iye ve evkaf bakanlığının kaldırılması ile eğitim birliği yasaları TBMM inde kabul edilerek yürürlüğe girmiş idi.

Bu 3 devrim yasası, Genç Türkiye Cumhuriyetinin çağdaş ülkeler arasında yer alabilmesi, saygın ve etkin bir konuma ulaşabilmesi için çok önemli olup bunu yaşama geçirenler açısından da asla unutulmayacak derecede değerlidir.

Nitekim bu nedenledir ki anayasamızın 174. maddesi ile 430 sayılı devrim yasalarının korunması yoluna gidilmiş ve bu doğrultuda anayasamıza hüküm konulmuştur.

Anayasamızın 174.maddesi ile koruma altında bulunan bu 3 devrim yasasına bir kez daha bakalım:

Halifeliğin ilga edilmesi:

Halifeliğin kaldırılması ile birlikte ülkeyi yönetenlerin din ile devlet arasındaki ilişkilerine son verilmiş ve böylece laik devlet anlayışının ilk adımın atılması sağlanmış idi.

Şer’iye ve evkaf bakanlıklarının kaldırılması:

Yine şer’iye ve evkaf bakanlıklarının kaldırılması ile de çağdaş eğitimin yaşama geçirilmesi konusundaki en büyük engellerden biride ortadan kaldırılmış idi.

Zira şer’iye ve evkaf bakanlıkları yoluyla çağdaş bir anlayışın ve çağdaş bir eğitimin tüm kurum ve kuralları ile uygulanması ve iki başlı eğitime son verilmesi suretiyle çağdaş bir yaşam biçiminin yaşama geçirilmesinin yolları açılmış idi.

Eğitim birliği yasası:

Eğitim birliği yasası ile de eğitimin, dini kurallar ve esaslar doğrultusunda yapılması yerine, çağdaş bir anlayış doğrultusunda gerçekleştirilmesi amaçlanmış ve gereken hedef gösterilmiştir.

3 Mart 1924 tarihinde, yani Cumhuriyet henüz 5 ayını bile doldurmamış iken, böyle bir yasanın kabul edilerek yaşama geçirilmesi ve eğitimde uygulanacak hedefin net bir şekilde ortaya konulması, önemli, ama çok önemli bir karar ve geriye dönülmesi mümkün olamayacak olan bir adım olarak devrim tarihinde yerini almıştır.

Aradan 96 yıl geçti.

Şimdi başımızı ellerimiz arasına alarak düşünelim:

96 yıl içerisinde eğitim birliği yasasının bize gösterdiği hedef doğrultusunda, gerçek, inandırıcı ve çağdaş bir düzeye ulaşmamızı sağlayacak olan bir eğitim modelini hiçbir tartışma kabul etmeyecek şekilde yaşama geçirebildik mi?

Yoksa bu 96 yıl içerisinde, zaman zaman eğitim birliği yasasının gösterdiği hedeften sapmalar yoluna gidilecek adımlar mı atıldı?

Bu sorulara tarafsız bir göz ve bakış ile yanıt verildiği takdirde, sonucun ne yazık ki yasayı yaşama geçirenlerin istediği biçimde olmadığı görülecektir.

Eğitim birliği yasasının gösterdiği hedeften zaman zaman sapmalar yaşandığı, çağdaş eğitimin din eğitimi anlayışı ile birlikte yürütülebilmesi yolunda bir takım adımlar atılmak istendiği, bu doğrultuda birtakım kararların alınması yoluna gidildiği görülüp izlenmiştir.

Eğitim birliği yasasının gösterdiği hedefe ulaşabilmek için yaşama geçirilen köy enstitülerinin asla bağışlanamayacak bir anlayışla kapatılması yoluna gidilmesi de, geriye dönüş işaretlerinin en önemli habercisi olmuştur.

Eğer köy enstitüleri kapatılmamış ve bu eğitim modelinin yaygınlaştırılması yoluna gidilmiş olsa idi, bugün çağdaş eğitim modeline en ufak bir tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde nasıl ulaşabileceğimizin arayışı içinde olunmaz, bu doğrultuda mücadele verme yoluna gitme gereği duyulmaz idi.

Ancak ne yazık ki bu olumsuz gelişmeler yaşandı ve bu günlere gelindi.

Şimdi eğitim birliği yasasının gösterdiği hedefe ulaşabilmek için gerekenin yapılması yolunda büyük çabalar sarf edilmektedir.

Çağdaş eğitime ve çağdaş bir yaşam biçimine inanmış ve gönül vermiş olanların uyarıları, önerileri ve işaret ettikleri hedeflere ulaşabilmek için gereken doğru adımlar atıldığı takdirde, 3 devrim yasasını yaşama geçirmek suretiyle çağdaş bir yaşamın ve çağdaş eğitimin temellerini atanlara minnet ve şükran borcumuzu ödemiş oluruz.

Anayasamızın 174. maddesi ile koruma altına alınan 3 devrim yasasının kabul edilişinin 96. yıldönümünde, yapılması ve atılması gereken adımları bir kez daha hatırlatıyor ve Genç Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundaki temel ilkelere yürekten inananları, bu ilkelerin sağlam bir şekilde yerleşmesi için gereken eğitim çalışmasını yapmaya davet ediyoruz…

[email protected]

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ