Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 7,26 / Satış: 7,29
€ EURO → Alış: 8,59 / Satış: 8,62

Kötülük Sıradanlaşıyor mu?

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 06.07.2020
  • 336 kez okundu

Kötülükten medet uman zatlar hedefe koyduğu muhatabının kişiliğini önemsemez. Kimliğini, niteliğini umursamaz. Ülkeye, insanlara yaptığı hizmetleri görmezlikten gelir. Onu sadece itibarına suikast yapılacak muhalif olarak görür. Kötülüğe bel bağlayarak ahlakla ilişkisini koparır ve saldırgan yöntemler kullanır.

Bu eylemler çoğu zaman, iyiliğin fazileti ile kötülüğün fenalığı hakkında kafa yormamış insanların işidir. Basitçe insanların verilen emirlere uyma ve itaat etmelerinin sonucu bu kötülükler çıkıyor.

Üslup ve yöntem olarak belki etkin, fakat insan âlemi ve karakteri olarak utanç vericidir.
Bu yöntemi tatbik edenlerin ahlakı, utancı simgeleyen ar damarlarını taşıdıklarından şüpheliyim.

İnsan nasıl insan oldu, medeniyetin basamaklarını nasıl kurdu? En kısa cevabı; başkalarıyla birlikte yaşayarak, birlikte işbirliği yaparak, birbirine yardım ederek insan oldu, medeniyetler kurdu.

İnsan doğası itibariyle sosyal bir varlıktır ve başkalarıyla birlikte yaşaması gerekir. Zira insan tabii ve temel ihtiyaçlarını ancak başkalarıyla işbirliği yaparak giderebilir.

İnsanlar tabii ve tarihi koşulların da yönlendirmesi ile birbiri ile karşılaşmış, karışmış ve yeni sosyal birliktelikler inşa etmişler.

Farklılıklar üzerine inşa edilen bu birliktelikler medeniyetin ortaya çıkmasına yol açtı. Birbirinden farklı ilkeler etrafında gerçekleşen bu birleşmelerden ötürü zamanla medeniyetler de birbirinden farklılaşmış boyutları büyüyen bir çeşitlilik oluşturdu.

Ama ana gövdeyi oluşturan temel değerler hiçbir zaman değişmemiştir: Ahlak, edep, erdem, saygı, hoşgörü, adalet, hakkaniyet gibi insanı insan yapan asil yücelik her yerde aynıdır.

Bugünlerde insan nasıl insan oldu sorusunun yerine; insan nasıl insanlığından çıktı; medeniyet basamaklarını nasıl kurdu yerine, medeniyeti nasıl yıktı sorularını soruyorum kendime.

Dün beraberce övündüğümüz ortak değerlerimizin suyuna kibrit çakar duruma geldik maalesef.

Sosyal medya denilen mecrada sevmedikleri herkese hakaret eden ifritler, kötülüklerde yarışır hale geldiler.

Bakan Berat Albayrak’ın yeni doğan bebeğine ve annesine hakaret yağdıranlar ancak, iblisin talim ettiği yolun yolcularından olsa gerek.

Çünkü yeryüzünde hiçbir insan, yeni doğmuş bir bebek ile ilgili kötüye yorumlanacak ne bir düşünce üretebilir ne de söz söyleyebilir.

Ahlak terbiyesinin iki temel merhalesi vardır: Doğum ve Ölüm. Yeni doğan her bebek sevinç kaynağıdır. Her bebeğe hoş geldin gözüyle bakılır iyi dileklerle karşılanır. Anne ve Baba tebrik edilir.

Ölüm ise ebedi vedadır. Mevtaya rahmet, yakınlarına başsağlığı dilenir. Yas tutulur.

Her iki olayda müşterek hassasiyet böyledir. Bu hassasiyet ortak yaşamın soylu yaklaşımıdır.

Benim trolüm saldırırsa iyi, senin trolün saldırıra kötü moduyla olaylara yaklaşılırsa çirkeflik boy atar.

Ne acıdır ki bu soylu hassasiyetlerin canına okuyanların çoğu siyasi baronların işbirlikçileridir. İdeolojik bağnazlığın yandaşlarıdır. Politik çizginin herhangi bir tarafında durmuş olmanın pek bir önemi yok. Kötü olup kötülükten besleniyorlar. Doymak bilmez iştahla muhalif gördükleri her kim varsa sunağa yatırıp siyasi liderlerine kurban sunmaya çalışıyorlar.

Dün kurbanları arasına kadın olarak Meral Akşener, Başak Demirtaş, Canan Kaftancıoğlu ve sayısız kadınları hedefe koymuşlardı. Bugün diğer ahlaksızlar, Berat-Esra Albayrak’ın bebeklerine çatallı dillerini uzattılar.

Her iki olay insanlığın utanç duyacağı namussuzca saldırılardır.

İnsanlığın ayaklar altında çiğnendiği olaylarda hakkaniyetle tepki vermemek de ayıplı bir çiğlik halinin kimliğini açığa çıkarır.

Kötülüğe tanıklık etmek acı verir vicdan sahibi insana.

Kötülüğün sıradanlığını bizzat yaşamış, tanıklık etmiş ve yazmış olan ünlü Alman kökenli bilim kadını Hannah Arend, kötülük karşısında hiçbir şey yapmayarak sessizce durmanın da bizzat o kötülüğü besleyip güçlendirdiğini söyler…

Daha da ileri giderek ilave eder: ‘’Kötülüğün sıradanlaştığı yerde iyi, erdemli ve dürüst kalabilmek neredeyse imkânsız hale gelir.’’
Korkarım Hannah Arend haklı çıkıyor.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ