Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,85 / Satış: 6,88
€ EURO → Alış: 7,78 / Satış: 7,81

KUR’AN’DA DÜNYA HAKKINDA-2

gazi ozdemir
gazi ozdemir
  • 12.03.2020
  • 139 kez okundu

Geçen haftadan devam ediyorum.

Dünya hayatı bir oyalanma ve bir oyun yeri /puandırılma yeri gibidir
En’am-32. Ey insanlar! Gerçek şu ki, dünya hayatı geçici bir yaşam tarzıdır. Adeta kazanıp kaybetmenin size bağlı olduğu geçici bir oyun yerinden başka bir şey değildir.
Kur’an’ın diğer bilgilerini düşündüğümüzde, Dünya yaşamının, ahret yaşamının kaderini belirleyecek bir sınav yeri ve Allah’ın yaratıp bize kiraladığı maddi imkânları kullanarak puan almaya gayret etme yeri olduğu ve bu özelliği ile sanki bir yarışma, oyun yeri olduğu anlatılmaktadır.

Dünya süsü verilenlere göz dikmeyin
Taha-131. Ayrıca inkar edenlere, sınamak üzere verdiğimiz dünya hayatının imrendirici süsü olan imkânlardan ve çiftler halinde yarattıklarımızdan dolayı sakın gözünü dikip onlara imrenme. Çünkü Rabbinin Sana ahrette vereceği nimetler çok daha hayırlıdır ve süreklidir.
Bu uyarı, dünyanın aldatıcı bir cazibe merkezi ve puanlandırılmanın yapıldığı eğitim okulu olması nedeniyle yapılmaktadır.

Dünyada sadece bir saat veya kuşluk vakti kadar kalındığı bir yerdir
Naziat-46. Çünkü insanlar kıyamet ile karşılaştıklarında, sanki dünyada sadece bir akşam veya bir kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanacaklar ve şaşkın hale gelip zaman kavramını kaybedecekler.
Ahret’te hesaplaşma sırasında Ruh’umuz demek ki Dünya yaşamını düşündüğünde, bu süreyi çok kısa görecektir.

Dünyada çok ayet /bilgi /delil vardır
Zariyat-20. Ey insanlar! İçtenlikle iman etmiş olanların, aklını kullanıp düşünerek fark edebileceği, yeryüzünde ve 21. Bizzat kendi nefslerinde /vücutlarında ibret verici bilgiler /ayetler /Allah’a götürücü deliller vardır. Hala gözünüzü açmayacak mısınız? Haydi araştırın ve bulun.
Bu duruma göre Allah, Evren’de her yaratmış olduğu canlı ve cansızda, yaratılışlarına özgü bilgiler saklamış ve bizlerin ilim yaparak bu bilgilere ulaşmamız gerektiğini istemiştir. Çünkü ulaşacağımız bilgiler ile biz beşerlerin yaşamını kolaylaştırmak yanında, varacağımız yaratılış sırları ile de Allah’ın farkındalığına daha güçlü bir şekilde ulaşacağımız vurgulanmıştır (Fussilet-53, Al-i İmran-191).
Fussilet-53. Kur’an’ın gerçek olduğunu ve varlığımızın belirti ve belgelerini, hem kendi nefslerinin /vücutlarının mükemmelliğini anlayınca, hem de uzayı /evreni çözdüklerinde insanlara zaten göstereceğiz. Böylece Rabbin her şeyi kuşatmış olduğunu ve her şeyde bulunduğunu görmeleri /öğrenmeleri, onların iman etmeleri için yeterli değil mi?

Dünyanın içine girmek, faydalanmak ve araştırma yapma öneriliyor
En’am-35. Ey Peygamber! Şirk-ortak koşanların Seni red etmiş olmaları, bazen Sana ağır geliyor ve onları inandırmak düşüncesiyle; “Keşke yerin altına bir tünel açmaya, ya da gö¬ğe bir merdiven dayayıp çıkmaya gücüm yetseydi” diyor ve inandırmak için onla¬ra bir mucize göstermeyi arzu ediyorsun.
Bu ayet ile, güç olunca ve bu gücü elde etmek amacıyla bilimsel çalışma çabası gösterilince yerin içine girmenin, Fussilet-53 ncü ayet ile de uzaya, yani göğe çıkmanın mümkün olabileceği mesajı verilmiş olmaktadır.
Ankebud-51 ve bu ayetten anlaşılıyor ki, Hz. Muhammed’e Kur’an mucizesi dışında başka herhangi bir mucize verilmemiştir. Çünkü Kur’an’ın bildirdiği her gerçek, bir mucize demektir.
Ankebud-51. Bu kitabı Senin aracılığınla indirmiş olmamız ve kendilerine tebliğ etmen bir mucize olarak onlara yetmez mi?

Dünya da canlıdır ve yaşam süresi /eceli var
Çünkü Hud-44 ncü ayette, Dünya’ya emir verildiği ve konuşulduğu belirtilmekte olup, bu bilgiden tüm Evren’in ve onu oluşturan canlı ve cansız diye tanımladığımız her şeyin, aslında birer canlı olduğu anlaşılmaktadır.
Hud-44. Ve nihayet: “Ey yer suyunu yut, ey gök sen de suyunu tut” şeklinde yer ve göğe emir verildi. Verilen bu emir üzerine su çekildi ve gemi Cudi Dağı’nın üzerine oturdu.
Lokman-29. Allah’ın geceyi gündüzün içine soktuğuna, gündüzü de gecenin içine soktuğuna, Güneşi ve Ay’ı kontrolü altında tuttuğuna, her birinin belirlenmiş bir süreye kadar ecellerine göre seyir halinde oldu¬ğuna dikkat edin, araştırın ve düşünün.

Dünya’nın hastalanması doğal afetler şeklinde ve bazısı biz beşerlerin olumsuzlarımızla da
Rum-41. İnsanların kendi işledikleri olumsuzluklar ve yaptıkları yanlışların yansımaları /sonuçları yüzün¬den, karada ve denizde doğal felaketler oluşmaktadır. Belki bu felaketlerden ders çıkarıp yapmakta oldukları yanlışları fark edip doğruya yönelirler diye Allah, hak ettikleri azabın çok azını böylece onlara tattırmaktadır.
Şuara-183. “İnsanların hakkı olan malını /sahip olduklarını çalmayın ve Dünyada fesat /karışıklık çıkarmayın /teröre /huzursuzluğa neden olmayın”.
Bu durumda, oluşan doğal afetlerin bir kısmı, o toplum böyle bir azabı hak ettiği için veya sınavları nedeniyledir veya oradaki insanlar birer görevli olarak ve bulundukları toplumdakiler ders alsınlar diye bu felakete maruz bırakılmışlardır veya Dünya’nın toprağına, suyuna veya havasına verdiğimiz zararlar nedeniyle Dünya dengesini bozmamızdandır diye düşünüyorum. Ancak bu durumla karşılaştığımızda bizim bir şekilde “bu nedenle olmuştur” şeklinde görüş bildirmemiz şirk koşma hatasını işlememize neden olur. Çünkü gerçek nedeni ancak Allah bilir.

Dünya yaşamının sayısı bir zannediştir
Casiye-24 te dünya yaşamının sadece bir defa olacağının ancak bir zan olduğu vurgulanmaktadır.
Casiye-24. O hemen vazgeçilmez şekilde arzu ettikleri şeyi ve Allah’a ulaştıracak zannederek aşırı önem verip vazgeçilmez kıldıkları kişi veya eşyayı /bir maddeyi Allah gibi ilahlaştırmış olan kimseler derler ki “Hayat sadece yaşadığımız dünya hayatıdır. Ya¬şarız ve ölürüz. Bizi yok eden sadece zamanın seyridir. Başkası yok etmiyor”. Hâlbuki onların bu konuda ve ilahi işleyiş konusunda bilimsel hiçbir dayanakları yoktur ve onlar sadece zanna /varsayıma göre değerlendirme yapıyorlar.
Öğrenci Ruh acaba Dünya eğitimi için birden fazla defa bizim dünyamıza veya başka eğitim dünyaları var da oralara mı gönderiliyor. Bu konuda kesin bilgimiz olmadığı için, Allah bilir diyebiliyoruz.

Dünya dostluğu, Allah rızası için olmalı ki Ahrete yansısın
Zuhruf-67. Halbuki şunu iyice bilsinler ki, o gün geldiğinde, takva sahibi olup Allah’ın rızasını gözeterek dost olanlar dışındaki dostlar birbirlerine yabancılaşırlar, hatta düşmanmış gibi yardım edemez hale gelirler.
Demek ki, dünya menfaati için olan dostluklar dünyada kalmakta ve ahrette bir yararı olmamaktadır.
Haftaya aynı konuya devam etmek üzere. İnşallah..
NOT: Her Perşembe saat 11.00-12.15 te Haber26 internet TV’de canlı yayında iniş sırasına göre Kur’an’ı açıklayıp yorumluyorum. Her an “facebook.com/haberci26 kur’an’ın ışığında” dan bütün programlarım izlenebilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ