Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Mevcut sorunların çözümünde…

Mevcut sorunların çözümünde…
  • 20.06.2019
  • 276 kez okundu

Sihirli Kelime, Diyalog!

‘Türklerle Suriyeliler Arasındaki Gerilimin Nedenleri, Etkileri ve Çözümü’ adlı Rapor’da, iki halk arasında yaşanan sorunların tek sebebini, sistematik medya kışkırtmaları olarak değerlendirmenin, sorunların kökenini görmezden gelmek olacağı vurgulandı, sorunların çözümü için yapılması gerekenlere yer verildi.

Hatay’daki 400 bini aşkın Suriyeli sığınmacının ‘sosyal ve ekonomik’ sorunlar yumağında çözüm aradığı birçok başlık, gündeme taşınan son raporla, ilgili kurumları da ‘sorumluluk sahasına davet ediyor. İHH İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (İNSAMER) ile Suriye Diyalog Merkezi (Syrian Dialog Center) tarafından hazırlanan ‘Türklerle Suriyeliler Arasındaki Gerilimin Nedenleri, Etkileri ve Çözümü’ adlı Rapor, hem kamu hem de sivil toplum tarafından yapılması gerekenlere yer veriyor.
-EKONOMİ!-
‘Türklerle Suriyeliler Arasındaki Gerilimin Nedenleri, Etkileri ve Çözümü’ Raporu’nda, ekonomik krizin, Suriyelilerin varlığına karşı artan halk protestosunun temel nedeni olduğu belirtiliyor. İki halkın sorunsuz yaşamasının önündeki olumsuzlukların azaltılmasına katkı sağlamaya çalışan üç bölümlük raporun ilk kısmı Türkler ile Suriyeliler arasındaki gerilime, ikinci kısımda bu gerilimin nedenlerinin belirlenmesine odaklanılırken, son bölümde çözüm için önerilere yer veriliyor.
Rapor’a göre, iki halk arasındaki gerilimin tırmanmasının arkasında birçok neden bulunuyor. Bunların bazıları Türkler, bazıları Suriyeliler, bazıları da iki taraftan kaynaklanan ortak nedenler oluyor. Türkler tarafında gerilimi tırmandıran nedenler altında; Siyasi partilerin kendi çıkarları için Suriyeli sığınmacılar dosyasını kullanması, bazı Türk medya organlarının Suriyelilerin karıştığı bireysel olaylara/suçlara yoğunlaşması ve her sorun için onları suçlama çabası içinde olması, Türklerin Suriyeli sığınmacılarla ilgili kemikleşmiş yanlış algılara sahip olması ve bu yanlışların kontrolsüzce yayılması, Suriyelilere vatandaşlık verilmesi konusu, Ekonomik kriz ve Suriyelilerin belli mahalle ve bölgelerde yoğunlaşması, buralarda birçok iş yeri açması yer alıyor.
Suriyeliler açısından bakıldığında da bu nedenler; ırkçı tutumlar, yaşam tercihlerine Türklerin tepkileri, savaşın toplumda yol açtığı olumsuzluklar, nesmî işlemler sırasında yaşanan bürokratik engeller olarak listeleniyor. Ortak nedenler arasında ise, iki halkın farklı kültürel geçmişi ve yerleşik ön yargıları, Suriyelilerin kendilerine “sığınmacı” olarak bakılmasını istememesi, dinî ve mezhebî hassasiyetler olarak belirtiliyor.
-NE YAPILMALI?-
Rapor’da, iki taraf arasındaki sorunları yalnızca medya kışkırtmasının sonucu olarak görmenin, aynı zamanda sorunların kökenini görmezden gelmek anlamına geldiğini vurgulanarak, çeşitli çözüm önerileri sunuluyor. Bu süreçteki en etkin aktörün Türk Hükümeti olduğunun altını çizilirken, Türkiye’deki Suriyelilerin potansiyellerinin görülmesi ve onların Türkiye’ye fayda sağlayacakları bir güce dönüştürmenin gerekliliğinin altı çiziliyor.
Bu önerilerden bazıları şunlar:
-Mevcut Türk İş Kanunu’nun, Suriyelilerin Geçici Koruma Belgesi aldıkları il dışında herhangi bir ilde çalışmasını yasaklamasının değişmesi gerektiği göze çarpıyor. Zira bu sebeple belirli bölgelerde yığılmalar meydana geldiği için, daha az yoğunluktaki bölgelere geçmeyi teşvik etmek imkansız hale geliyor.
-Çalışma şartları ve imkanlar, ikamet izinleri, ırkçılık olayları ve daha pek çok olayla ilgili olarak Arapça bir telefon hattı açılabilir.
-Sosyal ve insani konularda branşlaşmış olanlar başta olmak üzere, tüm üniversitelerin bünyesinde, her iki toplumu ilgilendiren konularda Suriyeli ve Türk öğrencilerin katılacağı ortak araştırma projeleri yürütmek faydalı olacaktır.
-Suriye’de alınmış sertifika ve diplomaların denkliği için mevcut bürokratik prosedürler hızlandırılıp hafifletilebilir.
-Türk ve Suriyeli çalışanlara yönelik taleplerin eşitlenmesi ve her iki grubun haklarının güvence altına alınmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmasıyla, taraflar arasındaki en önemli gerginlik sebeplerinden biri hafifletilmiş olacaktır.
-STK’LARA-
-Hem Türklere hem de Suriyelilere yönelik ortak projeler hazırlanabilir…
-Türk kurumlarını Suriyeli uzmanlardan yararlanmaları için teşvik edilebilir…
-Önde gelen Suriyeli STK’larla birlikte, Arapların destekleyeceği bir proje planlanarak, Suriyeli ve Türk gençlerin bu projeye katılımları sağlanabilir…
-Suriyeli örgütlerin, Türklere yönelik projeler yapması ve medyada bu projelere yer verilmesi teşvik edilebilir…
-Medyadaki nefret söylemi ile ilgili gerekli izleme yapılarak, bunlara uygun cevaplar verilmesi için ilgili Türk sivil toplum ve meslek örgütleriyle iletişime geçilmesi ve bu olumsuzlukları engellemek için ortak çalışmalar yapılması gerekebilir…
-MEDYA’YA-
Basında yer alan haberlerin iki halkı da etkilediğinin ortada olduğunun belirtildiği raporda, medya araçlarını kullanmanın son derece önemli olduğu vurgulanıyor ve kışkırtma kampanyalarına, ön yargılara ve klişelere karşı medyanın gücünün, olumlu anlamda kullanılması çağrısında bulunuyor.
Raporda, medyayla ilgili şu önerilerde bulunuluyor:
-Türkiye’deki Suriyeli varlığının Türk ekonomisine sağladığı ve sağlayabileceği olumlu etkinin anlatıldığı programlar yapılması…
-Yanlış bilinen gerçekler hakkında gerekli bilgilendirmeler yapılması…
-Toplumsal engelleri ortadan kaldırmak amacıyla, Suriyelilerin bireysel girişimlerinin desteklenmesi…
-Bazı Suriyeli akademisyenler, siyaset dışındaki belirli alanlarda konuşmak üzere, Türk televizyon kanallarında -eşzamanlı çeviri ile- konuk olarak ağırlanması…
-En çok takip edilen Türk televizyon kanallarında Türk yetkililerin katıldığı programlar yapılarak, Suriyeliler hakkındaki yanlış algı ve bilgilere dair açıklamalara yer verilmesi… -Tamer Yazar-

Etiketler: / / / / / / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ