Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,85 / Satış: 6,87
€ EURO → Alış: 7,73 / Satış: 7,76

Minare, Çav Bella… Kilise, Haç, Tehdit…

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 01.06.2020
  • 328 kez okundu

29 Mayıs’ta bir paylaşım yapan, HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, “Kuzguncuk Ermeni Kilisemize dayanışma ziyaretinde bulundum. Nefret saldırısıyla kırılıp yere atılan haç, tekrar yerine takıldı. Erdoğan ve Soylu, kilisemize yapılan saldırıyı hala kınamadı. Kilisemizin hemen yanında bir cami var. İkisi de ibadethane değil mi?” diye sormuştu.

Aslında, soranlardan biri de bendim…

Kuzguncuk Ermeni Kilisesi’nin giriş kapısındaki haçı, güpegündüz sökerek yerinden çıkaran saldırgan, acaba benzer bir saldırıyı hemen yanı başındaki camiye yapmış olsaydı, ne olurdu ? Tepkiler ne olurdu ? Ankara siyasetinin hakim isimleri ne yapardı ? Açıklamalar peş peşe mi gelirdi ? Tepkiler çığ gibi yükselir miydi ?

Aslında boşuna demiyoruz, DEVLET’in bir DİN ELBİSESİ olmaz diye…

Olunca, SONUÇ bu !

Camiye yapılan saldırıya verilen tepki ile Kiliseye yapılan saldırıya verilen tepkiye bakınca, anlaşılan bu !

…ki Allah’ın evi değil mi, hepsi de ?

Değil mi ?

Sanırım, buna cevap vermek gerek önce…

İslam dışındakileri anlatırken, hala, GAYRİMÜSLİMLER diyen bizlerin, buna cevap vermesi gerek önce…

BEN ve DİĞERLERİ hikâyesinde ne kadar başarılı olduğumuzun gerçeğinde de durması ve düşünmesi gerek hatta…

Sizi bilmem ama, ben…

İzmir’in çeşitli bölgelerindeki bazı camilerin hoparlörlerinden kimliği belirsiz kişilerce ‘Çav Bella’ çalınması üzerine yaşanan tepkilerin çığ gibi büyüdüğü bir ortamda, ALLAH’IN EVİ diye nitelenen her yapının aynı hassasiyetle korunması gerektiğini düşünüyorum…

Hatta duruma tepki koyan ve… “Biz, birçok şeyin hakkından geldik, bunun da hakkından geliriz, buluruz yani. Buluruz, ona da, caminin dibinde ezanı dinletiriz” ifadelerini kullanan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, benzer bir ayarı, konu Kiliseler olunca da vermesi gerektiğini düşünüyorum…

Aynı süreçte, AGOS Gazetesi’ne gelen bir tehdit mektubu (e-mail) da var tabi… AGOS, buna dair bilgilendirmeyi, “27-28 Mayıs’ta Hrant Dink Vakfı’na email ile ölüm tehdidi ulaştığını kamuoyuyla paylaşıyoruz. Son dönemde yükseltilen nefret dili ve oluşturulan iklimin ciddiyetini vurgulamak, yetkililere sorumluluklarını hatırlatmak için bu duyuruyu yapmanın görevimiz olduğu kanaatindeyiz” diyerek duyurmuştu…

Ve 30 Mayıs…

Açıklama, Bakan Soylu’dan…

“Kuzguncuk’ta kilisenin haçını kıran provokatör 24 saatte, Hrant Dink Vakfı’na tehdit maili atan provokatör hemen yakalandı. Provokasyona izin vermeyiz! Türk Polisine güvenin!”

Güzel…
Yakalanması hani…
Polisin görevini yapması da…

Ama…

Konu, BU değil…
Yakalanmaları değil…
Polisin görevini yapması hiç değil…

Konu…

Devlet’in, DİN ELBİSESİ giymeden DEVLET olma özelliğini göstermesi ve CAMİ ya da KİLİSE ya da HAVRA… Hangisi olursa olsun… Saldırının adresinde, yaşananları OMUZLAMASI… BEN VE DİĞERLERİ hikâyesi yaratanlara izin vermemesi…

Abarttık mı ?

Haklısınız…

Az bile söyledik…

Şimdi…

Düşünün !

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ