Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 9,26 / Satış: 9,30
€ EURO → Alış: 10,73 / Satış: 10,77

Muammalarla Yüklü Sistemin Sancıları

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 16.08.2021
  • 400 kez okundu

Birkaç yıl önce Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesinin nedenlerini sıralarken bürokratik hantallığın ortadan kalkacağını yeni düzen içerisinde her kurumun yeniden yapılanarak dinamik dönüşümle hızla işlevlerini tatbik edeceği söylenmişti.

Kısaca yeni sistemle birlikte; hızlı karar alma ve güçlü uygulama ihtiyacının karşılanacağı yönünde tabiri caizse sayısız vaat kuponları verildi.

O günden bugüne geçen sürelerde bu kuponların tamamına yakını karşılıksız çıktı.

Bürokrasinin hızlı kararlar almasını bir tarafa bırakın, ağzını açacak yetkinlik ve cesareti buhar oldu.

Muammalar zincirine bağlanmış gibi yönetiliyoruz. Kimlerin neleri, ne zaman, nasıl yapacağı bilinmeyen bu yeni sistemin, tutukluk yapan çarklarının arasında zaman kaybediyoruz.

Bilinmezlik üzerinde yürütülen sistemde doğal olarak şeffaflık yok olur. Öngörülebilirlik kaybolur, bakış açıları daralır, vizyon ezilir.

Tepeden tırnağa herkes kendilerini atayan Cumhurbaşkanı’nın iki dudağı arasına, ses tonuna odaklanır.

Yeni sistemin sağladığı faydaları birileri çıkıp geçmişle mukayeseli bir şekilde ikna edici şekilde anlatsa memnun olurum.

Ben şahsen bu sistemin ülkenin sancılarını büyüttüğünü her fırsatta dile getirdim. Çünkü yılların deneyimleriyle oluşmuş kurumları ve liyakatle gelen bürokratları hallaç pamuğu gibi dağıtarak, etkinlik ve yetkinlikleri budandı.

Dolayısıyla elleri kolları ancak yukarıdan çıkacak izinle hareket edebilen elemanlar statüsüne indirgendi.

Eğitimde muammalar hala devam ediyor. Koskoca Milli Eğitim Bakanı kendi iradesiyle okulların açılmasıyla ilgili inisiyatif kullanamıyor. ‘’Sayın Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü takdirde’’ cümlesini telaffuz etmeden kamuoyuna açıklamada bulunamıyor. Milli Eğitim Bakanının istifa ettiği yönünde iddialar ortalıkta dolaşırken hiçbir hükümet sözcüsü ‘’evet’’ veya ‘’asılsızdır’’ diyemiyor. Tam bir muamma çukurunda debelenip duruyoruz En nihayetinde iki hafta kadar sonra bir gece yarısı kararnamesiyle Bakanın affını istediği ve affedildiği yönündeki gelişmeyi öğreniyoruz.

‘’Bu kardeşinize yetkiyi verin; enflasyon, döviz vs. nasıl düşecek göreceksiniz. Ekonomimiz şahlanacak’’ vaadinin kuponu da karşılıksız çıktı. Tam tersi enflasyon canavarlaştı, döviz azgınlaştı.

Muammalarla döndürülmeye çalışılan ekonomi politikaları, diğer demokratik oldukları bilinen ülkelerle benzeşmediğinden yabancı sermayedarlar ve yatırımcılar kaçıyor. Bir gece yarısı kararnameyle her kurumun, kurum başkanının hatta bakanının değişebilme ihtimali herkesi ürkütüyor.

Hukuk kurumu asli vazifesiyle anılmaktan uzaklaştı. Adalet sarayları kabiliyetlerini muhalif kimlikler taşıyanlara karşı oldukça atik ve çevikçe sergiliyorlar. İktidar kimliklilere karşı ise, ne hikmetse hantal ve aksak oluyorlar.

Tüm kurumların işleyişleri adeta çiplere kodlanmış hatalı yazılım sürümleri gibi, sürekli ‘’Error’’ veriyor.

Ne kadar hamasetle müdahale edilse edilsin bu ‘’error’’ düzelmez.

Başka bir örnek orman yangınlarında karşımıza çıktı.

Ormanlar için için yanarken söndürme uçaklarımız var mı, yok mu muammasıyla zaman kaybettik. Bu yüzden insanlarımız hayatlarını kaybetti. Evcil ve yaban hayvanlar telef oldu. Yüzlerce evlere ateş düştü, tüm varlıklarını ve geleceklerini kaybettiler. İnsana ve tabiata hayat veren orman yandı kül oldu.

Sorumlu ve görevli kurumlar öncesi ve sonrası ne yaptı?

Öncesi söndürme uçaklarının hazır kıta bekletilmesi gerekliydi. Zamanında müdahalede bulunulan yangın çok fazla büyümeden söndürme faaliyeti ifa edilmeliydi.

Sonra ne oldu?

Yaklaşık dört gün sonra Sayın Cumhurbaşkanı kameraların karşısına çıkıp yangın söndürme uçakları kiralanacağını ve başka ülkelerden yardım maksadıyla hava söndürme araçları geleceğini söyledi.

İlgili Bakan Cumhurbaşkanı açıklama yaptıktan sonra; ‘’Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle söndürme uçak satın alma çalışmaları başlattık’’ diye açıklamada bulundu.

Ahmet Kaya’nın ‘’başım belada’’ şarkısının sözlerinde ‘’nerden baksan tutarsızlık nerden baksan ahmakça’’ dizelerini söyler.

Başımız Suriyelilerle zaten beladayken, tutarsızlık da son sürat devam ediyor. Kendi vatandaşlarımız dertlerle boğuşurken, Afganlıların kontrolsüz koşar adım ülkemize gelmelerini-getirilmelerini birinin göğsünü gere gere izah edebileceğini düşünmüyorum.

Bu sistem muammalardan arındırılıp kuvvetler ayrılığına dayanmadıkça sancılar, çoklu organ yetmezliğine sebebiyet verecek.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ