Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,77 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,45 / Satış: 6,47

Ö.z.g.ü.r.s.ü.n… Yürü, koş, nefes al, ama…

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 26.07.2019
  • 330 kez okundu


Alman filozof Schopenhauer, “Çok mutsuz olmamanın en güvenilir yolu, çok mutlu olmayı İSTEMEMEKTİR” der… ve yine Epiktetos, “Kendi yaşamınızı, nezaketle davranmanız gereken bir ZİYAFET olarak düşünün… Servis tabağı size geldiğinde, elinizi uzatın ve ÖLÇÜLÜ bir miktarda yiyeceği tabağınıza alın… Eğer servis tabağı henüz size gelmemişse, sabırla sıranızı bekleyin” diye öneride bulunur…

Bu sözler, ERDEMLİ yaşam için uygulanması gereken  davranışı karşılar. Zaten mutluluk, “Ün”, “Şöhret”, “Zenginlik” ya da “Güç”ten ziyade, “Erdem” peşinde koştuğumuz zaman karşımıza çıkar…

Bu kadar basit…

Gerçekten de bu kadar basit mi ?
Gerçeğimiz bize bu kadar mı yakın ?

Aslında, İYİ tarafından bakarsanız, EVET !

Ben mi ?

Denedim…
Bakmayı denedim…
Hatta her açıdan bakmayı…

Ama olmadı !

Eldekine bendekini uyduramadım !

O yüzden de benim hikayem biraz farklı !

Nasıl mı ?

Nermi Uygur sözü alsın mı bu defa ?
“Yaşama Felsefesi” adlı kitabından fısıldasın…


Eline bir harita tutuşturuyorlar, “nereye gidersen git, yeter ki bu haritaya UY!” diyorlar… Gözünü bozan bir gözlük takıp, “DİLEDİĞİN şeye bakabilirsin!” diyorlar… Kulaklarını tıkadıktan sonra, “işitmene SINIR yok!” diyorlar… Ayağına ille de sıkan pabucu geçirir geçirmez, “koş!” diyorlar… Önüne bir kopya koyuyorlar, “dilediğini yap, gene de BUNUN kopyası olsun!” diyorlar…

Sana NE kalıyor?

Eğreti gidiş, çarpık bakış, yalancı ses, düzmece adım, ters çiziktirme…

Baldan tatlı, hoş yankılı, pırıl pırıl bir ad da takmışlar tümüne birden bunların:

“Yaşama”, diyorlar…

Güzel tarif etmiş…
En azından bendekini…

Bu sayfanın kelimeleri de buna dair… Kimse elimize bir HARİTA tutuşturamıyor… Yolumuzdan çevirip de YÖN tarifinde bulunamıyor… Gördüklerimizi, bildiklerimizi, duyduklarımızı değiştiremiyor… Sınır çizemiyor… Ayakkabısız, yalın ayak da olsak, koşmamızı kimse engelleyemiyor…

Haklısınız, daha yorucu…

Ama ne var biliyor musunuz ?

BANA AİT, diyebiliyorsunuz…
En çok da, BU BENİM, diyecek kadar özgürsünüz !

KRAL ÇIPLAK deyişlerimizin özgürlüğü gibi… Konuşmaktan korkanların kalabalığında, BURADAYIM diyebilmemiz de… Bir adım ÖNE çıkışlarımız da… Kaybedecek şeylerinin ÇOK olduğunu düşünenlerin dilsizliğinde, kelimelerin ağırlığını sırtlamaktan vazgeçmeyişlerimiz de…

Evet…

Yorgunuz…
Ama mutluyuz…
Çünkü kendi OLANLARIZ 😉

Haksız mıyım ?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ