Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 8,07 / Satış: 8,10
€ EURO → Alış: 9,65 / Satış: 9,69

“Önce malımızı, sonra özgürlüğümüzü şimdi de canımızı kaybediyoruz…!”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 05.04.2021
  • 632 kez okundu

Ekonomik kriz, 15 Temmuz sonrası olağanüstü halin Türkiye’ye olağan hal olarak dayatılması ve son olarak salgında üst üste yapılan hatalar ülkeyi içinden çıkılmaz bir duruma soktu.

Halk TV’de yaptığım son Türkiye Nereye de konuğum olan Türk Tabipler Birliği Genel Sekreteri Bağışıklık Uzmanı Profesör Doktor Vedat Bulut; salgında hataların tekrarlanması durumunda 2022 yılının yaz aylarına kadar yaşamını yitirenlerin sayısının 1 milyonu aşacağını söyledi. Salgında vaka sayısı bakımından dünyada 4. Avrupada birinci sıradayız. Dünyanın salgından en çok etkilenen ülkelerinden biri olan Brezilya’yı bile solladık. Vedat hocanın deyimiyle yapılan en temel kritik hatalardan ilki “Umre” gezilerine izin vermekti. O dönem Diyanet İşleri Başkan Yardımcısına umre ile ilgili alınması gereken önlemler konusunda soru sorulunca; “Allah’ın evinde mikrop mu olur?” demişti. Bu açıklamadan iki hafta sonra Suudi Arabistan virüs nedeniyle Kabe’yi ziyarete kapadı.

İşte bu kadar uzak görüşlü! Dünyadan haberi olan! yöneticilerle yakalandık biz bu salgına…

Milletin canına düştüğü günlerde aşıdan para kazanmaya kalktılar, hibe olarak gönderilen 1 milyon aşıyı el altından faturalandırılarak 12 milyon dolar bir parayı şirketler üzerinden ceplerine attılar, Türk tabipler birliğini sırf kendileri gibi düşünmüyor diye devreye sokmadılar, doktorlarla kavga ettiler. Cehaletin daniskasını ne yazık ki bu ülkeye yaşattılar.

Yine TTB genel sekreteri Vedat Bulut’un söylediğine göre 160 gündür Sağlık Bakanı TTB yöneticilerine randevu vermiyormuş.

“Oh olsun…!” demek aklı başında vicdan ve inanç sahibi hiç kimseye yakışmaz ama bu salgından birinci derecede AKP’ye oy veren yoksul ve fakir insanlar etkilendi.

Üniversiteli öğrencilerimizi aşağıladılar, Boğaziçi öğrencisi gibi dünyanın parmakla gösterdiği bir üniversiteyi; “Hayır bize benzeyecek” diye cehaletin kapısı yapmaya kalktılar, anayasadan kaynaklan hak ve özgürlükleri tırpanladılar. Düşünün ki bu ülkede 70 bin kişi Cumhurbaşkanıyla mahkemelik. 9 bin kişi cumhurbaşkanına hakaret suçundan hapsi boylamış.
Ne sesini çıkarabilen var, ne soluğunu…

Gelelim ekonomiye… Haber şöyle;

“Türkiye, kişi başına düşen milli gelir sıralamasında, 2020’de, dünyada 202 ülke içinde 78. sırada kendine yer buldu. Türkiye’de 2013’te 12.480 Dolar olan kişi başı Gayri Safi Milli Hasıla, 2019’da 9.093 Dolar’a geriledi.”

2002’de Gürey Kore’nin Milli Geliri 6 bin dolar civarındaydı bugün 40 bin dolar sınırını zorluyor. 2002’den yana bizi geçen ülkeler; Romanya, Polonya,Sırbistan, Letonya.Dünün Demirperde ülkeleri bile bizi paspas yapıp geçmiş. 2013’te 13 bin dolara kadar tırmanan Milli Gelir bugün yerle bir.4 bin dolar azalmış.Onlar yükseldikçe yükseliyor.Biz ise düştükçe düşüyoruz…
Yani önce malınızı, sonra özgürlüğünüzü şimdi de canınızı kaybetmek üzeresiniz…

Hala inat eden, hala anlamak istemeyen, hala duymak ve bilmek istemeyen yüzde 30’luk kesime sesleniyorum…

Hiç mi vicdanınız yok…?
Hiç mi bu ülkeye acımıyorsunuz…?
Hiç mi Allahtan korkup kuldan utanmıyorsunuz…?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ