Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 8,30 / Satış: 8,34
€ EURO → Alış: 9,69 / Satış: 9,73

“Peki sokağa çıkmaya başladığında ne olacak…?”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 27.03.2020
  • 1.203 kez okundu

“Evde Kal” sloganı, virüsle ilgili en önemli mesajlardan biri. Son derece doğru ve yerinde bir karar. Herkesin, özellikle yaş grubu 65 ve üzerinde olanların gözünü kırpmadan uymaları gereken önemli bir vurgu.

Aslında tartışılan, insanların virüs tehdidi sonlanıncaya kadar evde kalma problemi değil. Peki virüs tehdidi sona erince, yani insanlar yeniden sokağa dönünce ne olacak.

İşini kaybedenler tekrar işine kavuşacak mı? Esnaf, dükkanını yeniden gönül rahatlığıyla açınca, eski işine ve müşterisine yeniden kavuşacak mı? Virüs öncesi yaşanan kriz sona erecek mi?

Yani bu virüs krizi, insanlara “fırsat” olarak mı geri dönecek, yoksa virüs öncesi günleri insanlar mumla aramaya mı başlayacak.

Bakın, krizi şimdiden ahlaksızca fırsata dönüştürmeye başlayanlar var. Haber şöyle;

“Hatay İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, merkez Antakya ilçesindeki bir işyerinde sahte dezenfektan üretildiği iddiası üzerine çalışma başlattı. Yapılan operasyonda, işyeri ve bir kamyonette arama yapan polis, 23 büyük plastik varilde sahte dezenfektan yapımında kullanıldığı değerlendirilen 3 ton kimyasal madde, 6,5 ton sahte sıvı el dezenfektanı, 738,5 kilogram sahte dezenfektan jel, 73,5 kilogram kolonya ve çok sayıda boş plastik şişe ele geçirdi. İşyeri sahibi, Suriye uyruklu bir zanlı gözaltına alındı.”

“Sokakta kalmasın, aç ve açıkta kalmasın, ümmetin bir parçasıdır. Biz Ensar olarak, onları muhacir olarak görelim” derseniz olacağı bu. Gelir ve senin bu ülkenin öz evlatlarına, hem de sahte “kaçak” mal satmaya kalkar. Yani krizi kendince ilk onlar fırsata dönüştürür.
Bakın, ülke genelinde biz bu belayı defederiz etmesine de, ancak sonrası biraz karanlık.

250 bin esnafın doğrudan, 1 milyon esnafın dolaylı olarak dükkan kapattığı, 100 bin esnafın krizin getirdiği dalgaya dayanamayarak piyasadan çekildiği bugünlerde, bu can pazarında bile hala peşine düştüğünüz siyasi erkan ne yapıyor diye sorarsanız, onunla ilgili haber de şöyle;
“Kanal İstanbul için ilk ihale yapıldı. Dev projenin etki alanında bulunan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin rekonstrüksiyonu için 5 firma teklif verdi.”

Yani;

“Kasap et, koyun can derdinde…!”

Türkiye’nin en büyük 5 firmasından dördü, fabrikalarında üretimi tamamen durdurdu. Fransız firmalarının ortağı OYAK, Fransa’nın can derdine düşmesinden dolayı üretime geçici ara verdi. İtalyanların Türkiye’de iş ortağı Koç Grubu, bütün fabrikalarında üretim bantlarını geçici olarak askıya aldı.
Peki sizin derdiniz ne; “Kanal İstanbul…!”

1 milyon işçinin, fabrikaların 2 ay daha kapalı kalmasına devam etmesi durumunda işi tehlikeye girecek, Avrupa’dan ham madde ve parça tedariki neredeyse sıfırlanmış, AVM’ler bile kepenk indirmiş, ülke kan ağlarken, sizin kısa dönemde düşünceniz ne;
“Kanal İstanbul…!”

Hiç kimseye kızmayın. Böyle saça böyle tarak. Bir millet; eğer kendi geleceğini ararken bu kadar akıldan, sağduyudan, Allah’tan korkmak-kuldan utanmaktan uzaklaşırsa, olacağı bu.

Siz, canınızın derdine düşersiniz, onlar rant projelerine devam eder…

“Allah bu ülkeyi ve bu milleti korusun, akıl ve hidayet versin…!”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ