Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,43 / Satış: 6,46
€ EURO → Alış: 7,08 / Satış: 7,11

PESTİSİT ve geri dönenler… Ve geride kalan BİZLER…

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 25.02.2020
  • 309 kez okundu

Ara ara duyarız…
Pestisit’i…

Peki, duyarız duymasına da, bilir miyiz ?

Hani, RUSYA GERİ GÖNDERDİ haberleri sırasında en çok da…

İçerik olarak oldukça geniş bir kavram ama…

Bizim derdimiz, TARIM başlığındaki hali ile…

Sonuç mu ?
Denilen mi ?


Tarım ile uğraşan ve pestisite maruz kalan insanlarda yapılan çalışmalarda, bu bireylerde, yapısal ve sayısal kromozom anomalileri ile kardeş kromatid değişiminde artmalar gözlenmiştir. Pestisitlerin kronik etkisine maruz kalan tarım işçilerinde, birçok genetik hasar yanı sıra karaciğer, böbrek ve kaslarda bozukluklar görülmüştür. Pestisitin canlılar üzerindeki etkisi ise fetal yaşamdan itibaren başlamaktadır. Bu ilaçlar, plasentadan fetüse geçmekte ve bunun sonucu olarak da düşükler, hiperpigmente ve hiperkeratatik çocuk doğumları görülmektedir. Yapılan hayvan deneylerinde ise radyoaktif olarak işaretlenip anneye verilen pestisitin, 5 saat sonra plasentadan fetüse geçtiği ve fetüsün göz, sinir sistemi ve karaciğerine yerleştiği gözlenmiş…

Haklısınız…
Korku filmi gibi…
Hatta biraz daha ötesi…

Günümüz modern tarımında, pestisitlerin (tarım ilacı) kullanılması kaçınılmaz ama…

Bu konudaki kontrolümüz ne durumda, bildik mi ?

Sahi…

Sınır kapılarını, İran noktasında Koronavirüs’e karşı kapatan bizler; TARIM’da yaşanan tarımsal ilaç kontrolsüzlüğünün neresindeyiz ?

Ne zaman pazara gitsem, eskilerin şu lafı çınlanır kulağımda… “Eskiden domatesler böyle miydi? Baksana, kabuğu karpuz kabuğu gibi… Böyle miydi? İncecikti! Kokusuna dalar, lezzetinde dururdun! Şimdi öyle mi? Korkuyoruz domates alırken!”

Organik pazarların talebinde duranlar da buna dair…

Üretici pazarları kurulsun diyenlerin kalabalığı da…

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın çabası da…

Onların dediği mi?


Bugün, Türkiye’nin en doğusundan en batısına, her insanın şikâyetçi olduğu temel konular arasında kuşkusuz gıda geliyor. Yazın domatesini, kışın kerevizini eline alıp, özlediği kokuyu ve tadı alamayıp da iç geçiren insanlarız hepimiz. Üstelik pestisitlerin insan ve çevre sağlığına olan zararlarından bihaber olarak, yalnızca bildiğimiz kadarıyla şikâyetçiyiz. Bir de vücudumuzun, toprağımızın deneyimlediği, ancak bizlerin henüz bilincinde olmadığı pestisit kullanımının yarattığı zararlar var. Ne mi pestisit? Uzun yıllardır, tarımda verimliliği sağladığı iddiası ile kullanılan; hâlbuki yabancı otlar, zararlı böcekler gibi etkenlerle mücadele etmek için tercih edilen tarım zehirleri…

Onlar, Türkiye’de 13 tehlikeli pestisitin kullanımının yasaklanmasını, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan talep edenler…

Sizi bilmem ama… Benim de sürekli talep ettiğim bir şey var, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Koordinasyon Kurulu üyesi Oya Ayman’ın da dile getirdiği gibi… Ekolojik pazarlar, organik marketler…

Sağlıklı gıdaya ulaşabilmenin, toplumun tüm kesimleri için bir YAŞAM HAKKI olduğunu bilirken, buradan bir kez daha seslenelim mi, ÜRETİCİ PAZARLARI için yerel idarelerin de harekete geçmesi gerektiğini…

Çok geç olmadan… !
Daha fazla pestisit tüketmeden… !

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ