Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,35 / Satış: 6,38

“Popülist Başkan olmanın dayanılmaz hafifliği…!”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 01.11.2019
  • 253 kez okundu

29 Ekim günü Halk Tv program yapımcıları ile birlikte CHP’yi 1992 yılında yeniden açan ve partinin bugünlere gelebilmesi için geçmişte emek harcayan Deniz Baykal’ı meclisteki odasında ziyaret ettik. Öncelikle Allah sağlık ve afiyet versin, tez zamanda sağlığına tamamen kavuşsun sayın genel başkanı.

Seversiniz, sevmezsiniz ama Deniz Baykal Türk siyasi yaşamında “Devlet adamı” olarak kalabilen ender siyasetçilerden birisidir. Aslında burada sorulması gereken soru şudur; “Bir ülkeyi ya da kenti yönetmesi gereken başkan devlet adamı mı yoksa siyaset adamı mı olması lazım”.

Peki nedir “devlet adamı” ile “siyaset adamı” arasındaki fark. Aslında ben bu soruyu Deniz Baykal’a sordum; “Size göre Türkiye’de bugün siyaseti sürükleyen isimler arasında devlet adamı mı ağırlıklı, siyaset adam mı. İkisi arasındaki farkı bize anlatır mısınız” dedim.

Deniz bey bana uzun bir yanıt verdi. Bu yanıtında bir ülkeyi ya da kenti yöneten isimlerin neden önce devlet sonra siyaset adamı olmaları gerektiğini tane tane anlattı. Onun anlattıkları genellikle siyasi retoriğin içinde sıkıştı kaldı.

Ancak benim bu konuda yılların getirdiği bir deneyimim var. Sizinle onları bunları burada paylaşmak istiyorum;

1-Devlet adamı ülkesi ya da yönettiği kentle ilgili kararlar alırken kısa dönemde kaybedeceğini bilse bile uzun dönemde ülkenin ya da kentin yararına bir şeyler kazanılması için popülist davranmaz. Siyaset adamı ise; uzun dönemde kaybedeceğini bile bile kısa dönemde kendi siyasi duruşuna rant ve getiri sağlayacak kararları rahat alır. Popülisttir, halkın kandırıldıktan sonra kendi çıkarlarını gözetmesine itiraz etmeyeceğini düşünür. Halkın hafızasının genelde çok iyi çalışmadığını bilerek geçici pansuman önlemler daha kullanışlı ve halkı kandırmaya daha meyillidir.

2-Devlet adamı; güç kaybedeceğini, kişisel ve ideolojik çıkarlarına zarar geleceğini bile bile halka yalan söylemez. Bilir ki kısa dönem siyasi getiri sağlayacak rantlar uzun dönemde ulusun veya kentin bağrında tamir edilemez yaralar açar. Güven ve inanç kaybına yol açar devlet adamları buna asla izin vermez. Siyaset adamı; başı her sıkıştığında yalan söylemeyi bir politika biçimi kabul eder. Eğer söylenen yalan ona siyasi ya da kişisel bir rant getirecekse halktan doğruları gizler, sadece halkın kulağına güzel gelecek tatlı yalanlara sarılır. Uzun dönemde kaybetse bile halkın bu kaybı kendisinin yalanlarına bağlamayı ve unutacağını kesin olarak bilir.

3-Devlet adamı ulusun ya da kentin çıkarlarını bütün kişisel ve siyasi çıkarlarının önüne koyar. Çünkü bilir ki; ulus ya da kent kaybettiğinde geri dönülmez noktalara ulaşılır. Telafisi belki de mümkün olmayacak bu tür tavırların içine girmeyi ihanet kabul eder. Siyaset adamı ise; ülkenin çıkarlarının kendi siyasi çıkarlarıyla kesişmediği durumda uzun dönemde ülke zarar görse bile kısa dönemde siyasi çıkarlarını ülke çıkarlarının önüne koyar. Bilir ki; ülke kaybettiğinde kendi kazansa bile bu da bir çıkardır.

4-Devlet adamları haramdan korkar. Devletin hazinesine gözü gibi bakar. Yapılan her harcamanın usul ve esaslara uyması için azami çabayı sarf eder. Dürüst yaşar yoksul ölür. Onlara göre ulusun kazanması kendisinin ve yakın çevresinin kişisel beklentilerinin çok daha önündedir. Siyaset adamı paranın kendisine güç sağladığını bilir ve parayı mutlaka bulur. Haramdan korkmakla, kul hakkıyla, yetim hakkıyla çok fazla işi olmaz. Kişisel beklentilerinin gerçekleşmesi için güce tapınmanın tek koşul olduğunu bilerek devletin hazinesinden önce kendi siyasi ideolojisini yaşama geçirmek ve rahat yaşamak adına yolsuzluklara, usulsüzlüklere göz yumar.

Şimdi lütfen oturun ve düşünün. Ulusu ve kentinizi yöneten kişilerin hangisi devlet, hangisi siyaset adamı.

Hangisi önce ulusunu ve kentini sonra kendini düşünüyor.

Hangisi önce kendi yakın çevresini, kesesini; sonra ulusun beklentilerini düşünüyor.

Kararı siz vereceksiniz…!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ