Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,78
€ EURO → Alış: 6,54 / Satış: 6,57

Sahi, 28 Şubat olmasaydı,

Sahi, 28 Şubat olmasaydı,
  • 01.03.2018
  • 679 kez okundu

Hocanızı devirebilir miydiniz?

28 Şubat Süreci ile ilgili olarak TBMM Genel Kurulu’nda kısa bir konuşma yapan CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, Türkiye’de yaşanan tabloyu iktidar milletvekilleri ile paylaştı ve sorularını onlar için sıraladı… Sıralarken de, bir soru yöneltti!

Üzerinden 21 sene geçse de tartışılmaya devam edilen 28 Şubat süreci, önceki gün TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmalara da yansıdı. 28 Şubat 1997’de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan kararlarla başlayan sürecin ‘zulüm’ başlığında iktidar kanadı tarafından sürekli gündeme getirilmesi noktasında eleştirilerini sıralayan isimlerden biri, CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı oldu. Türkiye’de, 28 Şubat’tan önce ve sonra yaşanan çok fazla acı olduğuna işaret eden Yarayıcı, şunları söyledi:
“Uzun yıllarını cezaevlerinde geçirmiş bir dostum yazısına şöyle başlamış… ’12 Eylül zindanlarının Diyarbakır Hapishanesi’nde yatmış bir Kürt Köylüsü yanında konuşurken utanırız… Onlar vahşet yaşadı, biz zulüm… Acıları yarıştırmak hedefimiz değil ama, sormadan geçemeyeceğim. Hele bir anlatın bize! 12 Mart’ta ne yaşadınız? 12 Eylül’de kaçınız işkence gördü, ömrünün en güzel yıllarını hapishanede geçirdi? Kaçınız, bir kuytuda, yargısız-sorgusuz katledildi. Öyle bir hava yarattınız ki, sanki zulmün tarihi 28 Şubat’ta başlıyor ve 28 Şubat’ta bitiyor.’
Ben biraz daha açayım… Zulmün bittiği falan yok! Hatta öyle bir hal aldı ki; 12 Mart’a, 12 Eylül’e rahmet okutuyor. 28 Şubat denince, ‘ikna odalarını’ zulüm diye anlatıyorsunuz ya… Merak ediyorum! Özgürlük talebiyle meydanlara indiğinizde, Ethem (Sarısülük) gibi Polis kurşunuyla kafanızdan vurulup öldürüldünüz mü? Peki, Ali İsmail gibi, gece yarısı, polis gözetiminde sokaklarda tekmelenerek öldürüldünüz mü? Polise ‘galoş giy’ dediğiniz için hayatınızın baharında ‘Dilek’ gibi öldürüldünüz mü? Yarbay Ali Tatar gibi, Ergenekon kumpaslarında ‘haysiyet cellatlığına’ uğrayıp intihar etmek zorunda kaldınız mı? Siz hiç Taybet Ana’nın evlatlarının yaşadıklarını yaşadınız mı? 5 metre ötenizde vurulmuş annenizin cenazesini alamadığınız oldu mu hiç? Annenizin cenazesi köpeklere yem olmasın diye, sabahlara kadar nöbet tuttuğunuz oldu mu? Ceylan gibi, küçücük yaşınızda kırlarda oynarken ya da bir lokma ekmeğin peşinde koşan, koşturan Roboski’li Kürt gibi bombalarla parçalandınız mı? Kürt oldunuz mu hiç? Şehirleriniz ve köyleriniz yerle bir edilirken, iradeniz kayyumlarla gasp edildi mi hiç? Barış istediğiniz için tutuklandınız mı? İşkence gördünüz mü? İşinizi, aşınızı kaybettiniz mi? Mehmet Fatih Traş gibi, bilim basamaklarının daha başındayken, mahkum edildiğiniz çaresizlikte ölümü tek kurtuluş olarak gördünüz mü? Hamile halinizle parkta tekme tokat dövüldünüz mü hiç? Otobüslerde sebepsiz yere tekmelendiniz mi? Üstelik sizi dövenlerin, sizi korumakla yükümlü yargı tarafından ertesi gün serbest bırakıldığına tanık oldunuz mu? Sadece gazeteci olduğunuz için, sadece haber yaptığınız için terörist ilan edilerek hapishanelere dolduruldunuz mu hiç? Siz hiç Alevi oldunuz mu? İbadetinizin şeklini devlet belirledi mi? Ders kitaplarından tutun iktidar katına varana kadar, sürekli olarak hakarete uğradınız mı? İnancınız yüzünden devletin tüm kapıları yüzünüze kapandı mı hiç? Bunları yaşamadıysanız eğer, zulmün de ne olduğunu bilemezsiniz!”
-SİZİ VAR ETMEK!-
28 Şubat olarak adlandırılan süreçte başörtüsü yüzünden eğitim hakları elinden alınan genç kızların olduğunun altını çizen Hilmi Yarayıcı’nın konuşmasının sonuna eklediği soru ise dikkat çekti:
“Evet… O süreçte, başörtüsü yüzünden eğitim hakları elinden alınan, gasp edilen genç kızlarımız mağdur edildi. Ancak, onlar eğitim hakları için direnirken, siz, iktidar uğruna hocanıza darbe peşindeydiniz. Sahi, 28 Şubat olmasaydı, hocanızı devirebilir miydiniz? Tarafından ‘zulüm’ gördüğünüzü iddia ettiğiniz ordunun 20 yıl sonra ‘dinci’ bir darbe girişiminde bulunmasına baktığımızda, tüm senaryonun, sizi var etmek için hazırlandığını düşünmemek elde değil.” -Tamer Yazar-

Etiketler: / / / / / / /

Vefatının 22.yılı;
O’nu; rahmet ve minnetle anıyoruz Bugün, Gazetemizin kurucusu ve sahibi N. Gassan Seyfittinoğlu’nun, ölümünün 22. Yılı… Hatay Yerel Basının duayenlerinden,...
Hatay Büyükşehir, Antakya ve Defne Belediye Başkanlarına;
Mizahi Mesaj! Yollardaki çukurlara dokunmayın, böbrek taşlarını düşürüyor… Antakya ve Defne ilçelerindeki çukurlarla dolu yollar mizah konusu oldu. Bir okur;...
Değişim ve dönüşüm dönemlerinin tanığı…
Gazeteci Nezih Gassan Seyfittinoğlu Konuk Yazar: Jozef Naseh/Arkeolog… Hatay Devleti, 1939 yılında Anavatan’a katılır. Toplumsal örgütlenme, yeni bir Anayasal düzenine...
Minik Kızın Ameliyat Masrafları Güzel’den
Defne ilçesinde, 7 yaşlarındaki küçük kızın kalp ameliyatı olabilmesi için gerekli para desteğini, Defne İlçe Belediye Başkanı İbrahim Güzel’in karşılama...
Herşeye Zam…
Güzelmansur: Ülkeyi seçimle meşgul etmenin faturası halka çıkartılıyor Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Türk halkının güne zam haberleriyle uyandığını kaydederek, hükümetin,...
LGS’de 500 Puan alan:
Hatay’dan 3 Öğrenci Sonuçları Pazartesi günü açıklanan Liselere Geçiş Sınavı’nda 90 soruyu da DOĞRU cevaplayarak 500 Tam Puan alan ülke...
Bu Ev Çöktü,  Çökecek!
Antakya’daki bazı eski evlerde harabeye dönüşüm ve yıkılma riski, tehlike oluşturuyor. Antakya Kurtuluş Caddesi Habib-i Neccar Camii üst kısmındaki Kurtfaki...
Kısa kısa haberler
Tosyalı açıklama yaptı: Cezayir Yatırımlarımız Sürüyor Tosyalı Holding, Cezayir’deki şirketi Tosyalı Algerie aleyhine bazı sosyal medya hesaplarında yer alan haberlerin...
Yemek güzel, şelaleler de…
Peki, Heyelan Kısmı? Hatay 2018-2023 İl Turizm Stratejisi ve Eylem Planı Çalıştayı kapsamında İSTE Öğretim Görevlisi Dr. Nihat Demirtaş tarafından...
Tedavide, acının kendisi değil…
Acının Kaynağı Önemli! Sadece ellerle uygulanan bütüncül bir tedavi yöntemi olarak adlandırılan Osteopati noktasında konuşan, Osteopat Fizyoterapist Murat Duman, Umut...
Yzb. Gökgöz Tunceli’ye…
Defne İlçe Jandarma Komutanı, Yüzbaşı Yusuf Can Gökgöz’ün tayini Tunceli’ye çıktı. Defne Belediye Başkanı İbrahim Güzel, dün Yzb. Gökgöz’ü makamında...
Kayıp Emekli Polisin aracına ulaşıldı
Antakya ve Defne’de geçtiğimiz hafta ortasında kaybolduğu bildirilen emekli Polis Memuru Kenan Genç’in otomobiline ulaşıldı. Dün öğle saatlerinde, Ali Nurlu’nun...
Savaş; Buğday Hasadında…
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, dün sabah erken saatlerde Yayladağı ilçesine gitti ve soluğu buğday tarlasında aldı. Başkan Lütfü...
Gündem: Şehir İçi Trafik
Vali, Emniyet Müdürü, Trafik Uzmanları, Belediye Yöneticileri aynı masada… Dün, Antakya’da, Vali Rahmi Doğan başkanlığında Antakya ile Defne ilçelerine yönelik...
“Deniz-Ali” Çifti Mutlu Yuvalarını Kurdu
Samandağ Yaylıca eski Belediye Başkanı Ahmet Bozoğlan-Şehide Bozoğlan çiftinin oğlu “Ali Bozoğlan” ile “Nuray Yağcı-Hüsamettin Pamuk” çiftinin kızları “Deniz”, önceki...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ