Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 8,50 / Satış: 8,54
€ EURO → Alış: 10,04 / Satış: 10,08

“Salgın günlerinde bile siyasi kutuplaşma”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 19.04.2021
  • 424 kez okundu

Salgında gelinen noktada rakamlar hem ürkütücü hem korkutucu.65 binlere yaklaşan vaka sayısı 300’e yaklaşan (Halk sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık’ın Halk Tv Türkiye Nereye programında bana söylediğine göre hem salgındaki vaka sayısını hem de vefat sayısını en az üçle çarpmak gerekiyor) ölüm sayısıyla nüfusa göre hem dünyada hem Avrupa’da birinciyiz.

17 Mayıs 2014’te Manisa Soma’da yaşanan bütün ülkeyi yıllarca sarsan maden kazasında 301 insanın yaşamını yitirmesini göz önünde tutarsak; Türkiye her gün kendi ülkesinde en az Soma faciası kadar insan kaybediyor.

Söylenecek çok söz var. Aşı tedarikinde yaşanan sıkıntılar ve açmazlar, salgında bile rant çetelerinin devreye girip halka dağıtılacak aşı üzerinden pay kapma yarışı yüzünden karşılaşılan zorluklar ve mayıs ayı gelmesine rağmen hala halkın sadece yüzde 13’ünün hali hazırda iki aşılarını yaptırabilmiş olması.

Eğer bu hızla devam edersek Türkiye’nin iki aşısını yaptıran mutlak bağışıklık çoğunluğuna ya da diğer bir deyimle yüzde 70’lik halk kitlesine en erken 2022’nin mayıs ayında ulaşması bekleniyor.

Bu arada yaşamını gecikme yüzünden yitiren her kişinin vebali öncelikle bu iktidarın sırtındadır.

Bu arada “yeniden” sözcüğünü önüne getirerek babasının mirasına konmanın hevesinde, babasını kaybettiğinde kardeşleriyle miras kavgasına giren siyasetçi olduğunu iddia eden bir beyefendi de “Aşı kısırlık yapıyor” diye bir şey yumurtlamış.

Verem, kızamık, tifüs, çiçek, sıtma aşılarına da yıllarca karşı çıkan rantçı yobaz takımının insanlarının ölümüne katkıda bulunması da anlaşılabilir değil.
Yani “Ölümüne lades”. Yani insanlar ölsün, hastalansın ama benim ne kadar İslam’ı Müslümanları kullandığımı herkes duysun, yani; babamdan miras kalan bu partiyle ben bu ülkede her türlü şımarıklığı yaparım.

Çok kötü günler geçiriyor benim bu güzel ülkem.

Üzülmemek elde değil…

Bir de sadece siyaset olsun diye yerel yönetimlerin elini kolunu bağlayan bir hükümet anlayışı var.

İstiyorlar ki eğer belediye başkanı kendi partilerinden değilse o halk hastalansın,aç kalsın, hizmet alamasın, hatta aşısızlıktan dolayı ölsün.
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş kendi belediye meclisinde söylemiş;

“Taştan ses geliyor ama bakanlıklardan ses gelmiyor…!”

Şöyle devam etmiş sayın Savaş;

“HBB’nin hayata geçirmek istediği bazı hizmetler ile ilgili bakanlıklarla yapılan yazışmaların gecikiyor. Kentsel dönüşüm projemiz için eski Çevre Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ile 3 kez görüştük ancak sonuç alamadık. Biz de Türkiye Cumhuriyeti’nin belediyesiyiz. Biz de bu ülkenin legal siyasi partisinin temsilcisiyiz”.

Ne desin belediye başkanı daha fazla…

Eğer muhataplarında kendi ülkesine karşı vicdan ve insaf kalmamışsa ne yapsın….

Allahtan korkmak kuldan utanmak sadece tarih sayfalarında kalan süslü sözler olarak durursa kim ne yapsın…!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ