Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,69 / Satış: 6,71
€ EURO → Alış: 7,22 / Satış: 7,25

Şatafatlı İslam Manzaraları

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 25.11.2019
  • 642 kez okundu

Geçenlerde arkadaşlarla sohbet ediyorduk. Lafın lafı takip ettiği, alçak gönüllülüğün ve şatafatın insan üzerinde yarattığı etkileri mevzuu geldi. Zira son dönemde muhafazakâr dünyasının mevlit törenlerinde, kına gecelerinde verilen görüntüler ortalığı çalkaladı.

İktisadi ve sosyal yaşam düzeylerinin çıplak gözle görüldüğü; gösterildiği Türkiye‘de bazen nasıl tepki vereceğime tereddüt ediyorum, dedim.

Henüz cümlemi bitirmeden arkadaşlardan biri itiraz etti: Tereddütte mahal verecek hiçbir neden yok. Magazinsel görüntü içinde olsa dahi, bu boyutta bir debdebe, insanı kesin bir hükme götürür. Çok genç yaşta birilerinin kısa süre içinde zengin olmaları yaşamın doğal akışı içerinde nasıl mümkün olur?

Sohbet fikir tartışmasına evirildi, insanların kendi iç dünyalarındaki çelişkilere geldi.

İnsanın kendini kontrol etmek hem kolaydır, hem de zordur. İçinde bulunduğu sosyal, siyasal, ekonomik vs. şartlar kontrol mekanizmasını belirler. İnsanların güdüleri vardır. Belirli bir noktaya eriştiklerinde güdüler, öncü kuvvet gibi harekete geçerler. Dün sıradan bir gömlek giyen biri, yüksek bir seviyeye hasbelkader gelmişse, onu artık sıradanlık kesmez. Güdüleri onu en pahalı, en bilindik markalara sürükleyebilir.

Bu güdüler çoğu kez zayıf nefis terbiyesine karşı galip gelir. Hangi dünyanın mensubu olursa olsun, eğer prensipli bir nefis terbiye disiplini alınmamışsa, karşı koymak zorlaşır.

İnanç dünyasının öğretisinin etki süresi sınırlı olduğu görülüyor. Siyasette, sosyal yaşamda etki alanlarında gösterilen tarzlar, inanç dünyalarının kurallarıyla örtüşmüyor. ‘’Bir lokma bir hırka’’ yaklaşımından görkemli sofralara, pahalı atlaslara gelindi. Bir yüzükçükten, dolarla hesaplanan el çantalarına varıldı.

İslami çevrelerin geçmişte son derece hassas olduklarını sayısız beyanatlarla sarf ettikleri ‘adalet’ ve ‘eşitlik’ gibi kavramın yerinde yeller esiyor. Muktedir çevrenin imtiyazlı güçlüleri, güdülerinin tazyiki ile dün savundukları kavramları bugün hatırlamak istemeyen tavırlarıyla öne çıkıyorlar.

Hiç kimse ayrıcalıklı olmanın tadını kaybetmek istemez. Bir defa hazzını tadınca, güdüler her zaman o hazzı muhafaza etmek için sinyal verir. Uhrevi öğretiler unutulur, dünyevi yaşam şatafatıyla devam eder.

Mevla’m verdikçe veriyor, diyenler oldu. Ne yani; Allah’ın verdiği nimetten neden gocunuyorsunuz? Sorusu ile tepki verenler oldu.

Sanki sadece iktidar olduktan sonra kendilerine ve yandaşlarına çok kısa sürede nimet bağışlamasının izahı vardır sanırım. Yoksa yanılıyor muyum?

Toparlayayım.

İslami yaşam tarzının adalet dağıtacağım, eşitlik ilkesinin hassasiyetini paylaşacağım iddiasıyla iktidara gelen zihniyetin, fikirdaşlarının; bir anda ihale peşine düşüşünü, ayrıcalıklı statülerle sahip insanlar tarafından dev şirketlerin el değiştirmeleri (Örneğin Doğan gurubunun, Demirören gurubuna devri) çok düşündürücüdür.

Düne kadar anı sanı bilinmeyen birilerinin, birden bire devasa inşaatlar yapmaları şaşırtıcıdır.

Bugün Versace kravatların, Dior örtülerinin ardında eşitsizlik üretilmeye devam ediliyor. Benley marka milyonluk araba eşliğinde, birkaç aylık bebeğe takılan elmas taşlı yüzükle yapılan mevlidin, şatafatın gölgesinde geçim derdiyle boğuşan toplumun gönlü sarsılıyor.

Sosyal medyaya yansıyan , ‘lüks İslami hayat’ sitelerinin cam duvarlarla yoksullardan ayrıldığı çelişkili hayat tarzını, sosyologların kendi dallarında söyleyebilecekleri bilimsel açıklamalar mutlaka vardır.
Ama İslam ile toplum yaşamını dizayn etmeğe, ulu orta durduk yerde fetvalar veren sözde din ulamalarının söyleyeceği iki kelime yok mu?

Televizyon ekranına çıkıp tomar tomar ücret alan, insanlara siyer-i Nebi yaşam şeklinin ahlak yüceliğini anlatanlar nerede?

Bize şükretmeyi, şükrederek cennetin kapısının açılacağı rivayetini kulaklarımıza üfürenler ne diyor?

İster siyasetin, isterse İslam’ın imtiyazlı kişileri; dünyevi güdülerinin açtığı yolda ellerine geçirdikleri nimetlerin tadını çıkartmaktan geri durmayacaklardır.

Sizlerin, bizlerin külfetleri bunların umurunda değil. Eminim sizlerde bunları biliyorsunuzdur.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ