Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 9,26 / Satış: 9,30
€ EURO → Alış: 10,73 / Satış: 10,77

“Senin ne işin var elin teröristiyle…!”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 04.10.2021
  • “Senin ne işin var elin teröristiyle…!” için yorumlar kapalı
  • 386 kez okundu

Rusya’nın Soçi kentinde Erdoğan-Putin arasındaki Türkiye’nin bütün diplomatik nezaket kurallarına aykırı olarak karşılandığı görüşmeden çıkan tek ve kesin sonuç Rusya’nın İdlib konusunda Türkiye’ye verdiği ayardır.

Bakın Suriye meselesinde hem ABD’nin hem de Rusya’nın Türkiye ile birlikte hareket etmemesinin tek nedeni ne biliyor musunuz; “Recep Tayyip Erdoğan”…

Rusya ve ABD Suriye’de yeni bir Afganistan istemiyor, yeni bir Peşaver istemiyor. İstedikleri temel bulgu burada modern, laik ve çağdaş bir yapılanmayla yeni bir düzen kurulması.

Elbette Amerika burada tarihi hatalar yaptı; elbette Amekira burada “Arap Baharı” adı altında İsrail’in lehine düzenlemelerle güçlü Arap devletlerini ve uluslarını bölüp parçalamak istedi ve bunu da kısmen başardı.

Elbette Amerika dünyadaki en kanlı, en vahşi, en acımasız terör gruplarının Suriye topraklarında hüküm sürmesine geçmiş dönemde göz yumdu ancak çıkan sonuç öylesine kendisini de şaşırttı ki şimdi istediği tek şey bölgede modern ve çağdaş bir yapının yeniden tesisi.

Tabi ki Rusya da Amerika’da emperyalist iki ülke, tabi ki Ortadoğu’da tutunmak için bu Arap ülkelerinin gelecekleriyle oynadılar.

Bunlar tamam; ama bugünkü tabloyu doğru okumak lazım.

ABD ve Rusya “Müslüman Kardeşler”’in tetikçisi ve korumacısı; bölgede köktendinci bir yapı kurmaya çabalayan Türkiye’deki hükümete bölgeyi bırakmamaya kararlı.

İkisi de; iki seküler güç olan terör örgütünün uzantısı PYD/YPG ve kendi ülkesinin birliğini sağlamakta çok kritik hatalar yapan ancak çağdaş ve modern kafa yapısıyla seküler yaşamın garantisi gibi duran Beşar Esad konusunda ısrarlı.

Türkiye’nin önünde iki seçenek var; birincisi ;Türkiye’nin bölgedeki El kaide destekçisi olan El Nusra’nın uzantısı HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam) ‘yi desteklemekten vazgeçen modern ve çağdaş bir anlayışa kavuşması (Ancak bunun da AKP gitmeden olması muhtemel değil) ya da Rusya’nın Suriye’nin İdlib kentinin yüzde 60’ını elinde tutan bu eli kanlı terör örgütlerini Suriye devlet ordusuyla birlikte süpürmesi ve bunun sonunda karşı karşıya kalınacak büyük göç dalgası.

2023 Haziran’ına kadar Türkiye’deki mevcut tablonun değişmemesi muhtemel.

Geriye tek seçenek kalıyor; Putin’in de Erdoğan’a Soçi’de altına çizdiği gibi yakında İdlib’e başlayacak büyük Rus müdahalesi.

Tablonun sonu ortada; Bugün için bilinen ve kayıtlı sadece 650 bin Suriyeli göçmenin bulunduğu Hatay’da bir büyük kaos daha yaşanması.

Rusya-Suriye Devletinin ortak operasyonu sonunda Hatay’ın sınır kapılarına yığılması beklenen yeni mülteci dalgası tam 1 milyon kişiden oluşabilir. Ki bunun en az beşte biri bölgedeki eli kanlı terör güçleri olacak.

Peki; kendisi gibi inanmayanı; yani Hristiyan’ı, Yahudi’yi ve Alevi olanı doğal düşman olarak kabul eden bu gruplar Hatay’a yığılırsa ne olacak?

Zaten coğrafik olarak gidecek başka yerleri de yok savaş çıkması durumunda…

Sorumluluğu kim üstlenecek?

Değer mi üç-beş eli kanlı terörist için bu riski almaya?

Değer mi siz sadece kendiniz gibi inandığına inandığınız ama özünde sizden milyonlarca kat farklı bir inanç-yaşam biçimine sahip bu teröristlere yardım ve yataklık etmeye?

Yarın öbürgün başta Hatay olmak üzere bu ülkede yaşayan insanlar size sormayacak mı;

“Senin ne işin vardı elin teröristiyle…!”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ