Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,77 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,45 / Satış: 6,47

Serebral Palsi İle Yaşamak…

Kudret Kuş
Kudret Kuş
  • 02.03.2018
  • 1.615 kez okundu

Serebral Palsi, ülkemizde her bin çocuktan yaklaşık olarak 4,4’ünde görülen ancak toplum tarafından pek bilinmeyen bir hastalıktır. Çeşitli nedenlerle bebeklerde ortaya çıkan bu hastalık beyin felci olarak da adlandırılmaktadır. Serebral Palsi (SP), yaşamın erken dönemlerinde gelişimini henüz tamamlamamış olan beyin dokusunda oluşan hasar nedeniyle ortaya çıkan, hareket etme yeteneği ve postür(duruş) bozuklukları ile karakterize zihinsel problemler ve duyusal fonksiyonlardaki yetersizliktir. Serebral Palsili bireylerin kimisi konuşamamakta, kimisi yürüyememekte, kimisi beslenme probleme çekmekte, kimisi ise görme veya işitme bozukluğu yaşamaktadır. Beyin hasarı doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasında farklı nedenlere bağlı olarak oluşabilir.

Serebral Palsinin Nedenleri

1. Doğum öncesi: bebeğin beynindeki hasar bazen bebek anne karnındayken meydana gelir. Hasar, annedeki enfeksiyonların bebeğin beyin dokusuna ulaşması ya da annenin zarar gördüğü bir kazadan kaynaklanmış olabilir. Bebek anne rahminde iken gelişen damar tıkanmaları ve beyin kanamaları, annede var olan yüksek kan basıncı ya da diyabet gibi tıbbi problemler de bebekte sorunlara sebep olabilir. Ayrıca annenin aşırı alkol, sigara kullanımı, iyi beslenmemesi, çok genç ya da yaşlı olması, gebeliğin 37 haftadan az ya da 42 haftadan uzun sürmesi de risk faktörlerindendir.
2. Doğum sırasında: Serebral Palsinin ülkemizde en sık görülen nedeni doğum sırasında ‘bebeğin yeterli oksijen alamaması’dır. Mor doğmuş ya da doğum sırasında kordon dolanmış bebekler ile doğar doğmaz ağlayamayan bebeklerin beyin dokularına yeterince oksijen gitmediği durumlarda ya da doğumun zor gerçekleşmesi sonucunda beyinde hasar oluşabilir.
3. Doğum sonrası: bebek doğduktan sonra beyninde beyin hasarına yol açan enfeksiyonlar (menenjit gibi) ya da kanamalar görülebilir. Bebeğin baş bölgesine darbe alması ya da havale geçirmesi sonucu da beyin hasarı oluşabilir.

Bebeğinizin hareketlerini gözlemleyin!

Serebral Palsinin ilk belirtileri genellikle çocuk 3 yaşına gelmeden önce ortaya çıkar. Bebek ilk doğduğunda devamlı sessiz ve uyuşuk olması, sık sık havale geçirmesi, ısrarlı kusması, emme bozukluklarının varlığı, etraftan gelen uyarılara cevap vermeme gibi belirtilerin görülmesi dikkate alınmalıdır. Bebek büyüdükçe sırtüstü, baş ve topuklar üzerinde yay gibi sert bir şekilde durması, 4 aylıkken baş kontrolünün olmaması, 5-6 aylıkken destekli, 6-7 aylıkken desteksiz oturamaması, dönme aktiviteleri ve emeklemenin olmaması veya emeklerken iki ayağını birden çekerek sıçraması aileleri şüphelendirmelidir. En yaygın olarak görülen diğer belirtiler ise istemli hareketler sırasında kas koordinasyonu eksikliği (ataksi); kaslarda katılık ya da sıkılık ve abartılı refleksler(spastisite), kasların anormal derecede gevşek olması(hipotoni), 1 yaşından sonra destekli olarak yürüyememe, tek ayağını ya da bacağını sürüyerek yürüme; parmak uçlarında ya da bacaklarını çaprazlayarak yürüme, eğilerek yürümedir.. Eğer çocuğunuzda bu tür belirtiler varsa en kısa sürede doktora başvurmalısınız.

Serabral Palsi hastalığında da diğer hastalıklarda olduğu gibi erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Henüz büyüyen ve gelişen bir bebekte Serebral Palsi nedeniyle beyindeki bazı hücreler ölmüşse, onun çevresindeki hücreler hasarlı alanın fonksiyonunu tanıyıp tamir edebilirler ve buna ‘nöroplastisite’ adı verilir.. Fizyoterapi programının başarılı olması için tedavinin mümkün olduğunca erken başlatılması çok önemlidir. Serebral Palsi, tedavisi ve rehabilitasyonu büyük sabır gerektiren bir hastalıktır.

Ünlü oyuncu Ceyda Düvenci’nin doğduktan hemen sonra beyin kanaması geçiren Serebral Palsi hastası kızıyla ile yaşadığı zorlu süreci “Uzun süre kendime ‘Neden ben?’, ardından ‘Neden benim çocuğum?’ diye sordum. Sonra kendime dedim ki, Ona kimseye muhtaç olmayacağı bir hayat hazırlamalıyım. Birlikte bir mücadeleye girişiyoruz. Yılmak yok, yoruldum demek yok” sözleri ile ifade etti. Kızının beş aylıkken fizik tedaviye başladığını belirten Düvenci, “Uzun fizyoterapi seanslarının ardından Melisa yürümeye başladı” diyerek tedavi sürecinde geldikleri noktayı ifade etti.

Hepinize sağlıklı günler dilerim…

Kudret Kuş

[email protected]/ Telefon: 0535 965 25 12

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ