Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,77 / Satış: 6,79
€ EURO → Alış: 7,35 / Satış: 7,38

Şiddetin Ankara hali… +18’in VEKİL hali…

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 06.03.2020
  • 548 kez okundu

Evde şiddet…
Çocuğa şiddet…
Kadına şiddet…
Hayvana şiddet…

Ve…

Meclis’te şiddet…

Sahi, DAHA KÖTÜ ya da AZ KÖTÜ diye bir dereceniz var mı, merak ediyorum ! Birisi için “OLABİLİR”, diğeri için “ASLA” dediğiniz var mı ya da ?

Ne düşündüğünüz ÖNEMLİ…
Bugün bunu konuşuyor olmamız, bundan…
Eldekinin, hepimizi UTANDIRMIŞ olmasından…

Haklısınız…

Fikir açıklamak da zor…
Kendi kelimelerinizle konuşmak da…

Yazar Alain de Botton, Felsefenin Tesellisi adlı kitabında bunu güzel betimlemiş…


Toplumsal yaşam, başkalarının bizimle ilgili algıları ile bizim kendi gerçekliğimiz arasındaki uyuşmazlıklarla örülü… Temkinli olmaya çalıştığımız zaman, aptallıkla suçlanıyoruz… Utangaçlığımız, kendini beğenmişlik, başkalarını memnun etme isteğimiz ise dalkavukluk olarak algılanıyor… Bu yanlış anlamalara son vermek istiyoruz, ama birden boğazımız kuruyor, ağzımızdan çıkan sözlerden hiçbiri asıl söylemek istediklerimiz olmuyor…

Siyasetin Ankara hali, bizlerin geldiği halle de ilgili aslında…

Etrafınıza bir bakın…

Farklı mıyız ?

Öfkeliyiz…
Sinirliyiz…
Çabuk parlıyoruz…
Konuşmak yerine tartışıyoruz…
Diğerleri noktasında tahammülsüzüz…
Kavgaya açığız, küfür oranımız ise OSKARLIK…

Anlayacağınız…

Geçen gün izlediğimiz, TBMM’de gördüğümüz, aslında bizleriz…

Kutsallaştırdığımız MİLLET MECLİSİ’nin en gerçek hali, en çıplak hali…

Belki de hata da buradadır…

Kutsallaştırmaktadır…

Bizlerdedir…

Haluk Bilginer, buna dair öylesine güzel bir çerçeve sunmuş ki…


‘Babam öldü, ama hâlâ sahneye çıkarım’ yavşaklığına asla inanmam… Önce insandır, önemli olan, oyun değil… Ben, babam ölürse, sahneye filan çıkmam ! Kı…ımı yesin herkes ! Bir mesleği kutsallaştırmak çabası nedendir acep ? Mesleği doğru dürüst icra etmek yerine, mesleklerini kutsallaştırıp, göz boyamak isteyenlere ayna tutulmuş gibi mi oldu? Bir marangoz, övünmüş müdür hiç, ‘babam öldüğünde, atölyeye gidip iki masa, bir büfe zımparaladım’ diye? Bir aşçı böbürlenmiş midir, ‘anamı kaybettikten sonra, mutfağa girip bir tepsi baklava açtım’ diye? Oyuncu niye aynı durumu kullanarak farklı bir algı yaymak isteğindedir, dersiniz? Oyunculuk niçin kutsaldır da, inşaat işçiliği değil?

Sanırım, TBMM’de üstlenilen rolün kutsallığını da sorgulama zamanı geldi de geçiyor gibi… Bizleri temsil edenlerin +18 hallerinin UTANDIRAN görüntülerini, çocuklarımızın kulaklarını kapatarak ya da gözlerini başka yere çevirerek dinlerken ve izlerken, bunu düşündüm…

Mesleklerini kutsallaştırıp, göz boyamak isteyenlere YOL VERME ZAMANI gelmiş de geçiyor, diye düşündüm…

Siz ne düşündünüz ?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ