Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 8,43 / Satış: 8,47
€ EURO → Alış: 9,93 / Satış: 9,97

“Siyaset bir oyun alanı mıdır?”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 13.09.2021
  • 137 kez okundu

Yerel ya da merkezi yönetimlerde görev alacak, rol üstlenecek kişilerin iki temel mottosu vardır. Birincisi; kendi kariyerlerini ve gelecekle ilgili planlarını siyaset üzerinden yaşama geçirmek ikincisi ise halka ve ülkesine hizmet vermektir.

Merkezi hükümette görev alanların en büyük handikapları; eş, dost,çevre,kişisel beklenti ve nepotizm (akraba kayırmacılığı) ile gittikçe küçülüp bir “mutluluk halesi” yaratmak; yine kişisel beklentileri uğruna yolsuzluklara bulaşmaktır.

Yerel yönetimlerde görev alanların ise; halkın kendilerine yerel sorunları çözme adına devrettiği yetkileri kullanıp bir derebeylik ya da eski deyimle bundan bir sipahilik çıkarıp kendisine emanet edilen yetkilerin neden devredildiğini unutup bir derebeylik yoluna gitmeleri yine bir büyük yanlışı beraberinde getirmektedir.

Türkiye’de bugün merkezi hükümetin Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıyla muhatap olması, devlet kurumlarının ve geleneklerinin yerle bir edildiği karanlık bir 20 yılı Türkiye’ye yaşatmaları gelinen noktanın dayanılmazlığını da gösterir.

Yerel yönetimlerde de tablo düne kadar aynen böyleydi. Melih Gökçek-Kadir Topbaş gibi hükümran isimler yerel yönetim adına kendi küçük uç beyliklerini kurup; içinde özerk dışında tek adama bağlı bir rant ve makam dağıtan bir güç merkezi halindeydi.

Ancak bu gelenek Ekrem İmamoğlu-Mansur Yavaş ikilisi ile bozuldu. Halka dokunan, kişisel beklentilerini ve rant hevesini topluma hizmet etmenin önüne çekmeyen, yerel yönetimlerden üzerinden yaratılacak rantı dağıtma görevini ve ödevini kendisinde görmeyen daha temiz ve ilkeli insanlar yerel yönetimlere geldi.. .

Ancak bu geleneğin genelde pek böyle olduğunu söylemek mümkün değildir…

Bazı CHP’li belediyelerde AKP geleneğine yakın bir siyasi üslup ve hareket tarzı görülmektedir. Bu belediyelerde de; merkezi yönetimde aynen yaşandığı gibi halkı umursamayana, dikkate almayan, sadece korkutup değişime karşı direnmeye çağıran üstten bakan bir tavır içinde olmaya devam etmektedirler.

Yerel yönetimlerde başta Büyükşehir olmak üzere; kent sorunları önceleyen, yaşayan kültür kentlerinin peşinde koşan, yaptığı hizmetlerle halkın gönlünde bir iz bırakan bir çizgi yerine; baskıcı, despot,yukarıdan buyuran, kendisini var eden halk yığınlarını küçümseyen ve hor gören bir anlayış izlenmektedir.

Belediye başkanının görevi; halka hizmet yerine ülke siyasetine kendisine yakın, zengin ya da başka ideolojilerin bayraktarlığını yapan yeni siyaset yüzlerinin simsarlığını yapmak değildir. Yoldur, su’dur, köprüdür,yaşayan ve nefes alan bir kentin imarıdır. Kendisi dışında olması gereken özgür-bağımsız siyaseti dizayn etmek değil, geride büyük bir uygarlık mirasının en doğru sözcüklerle tanımlandığı büyük bir kent medeniyeti bırakmaktır.

Her zaman söylerim; Yılmaz Büyükerşen Eskişehir için büyük bir şanstır. Halka yakın, kentin imarını ve çağdaşlığını göz önünde tutan, bozkırda bir vaha yaratan büyük bir ustadır Büyükerşen.

Yılmaz Büşükerşen’in ben “şu eşim dostum milletvekili olsun, bunun parası çok siyasete hazırlayayım bana da faydası olur” gibi bir mantıkla kentine baktığını hiç hatırlamıyorum…

Ancak burada sorumlu olan sadece kendini dev aynasında gören belediye başkanları değildir.

Bu belediye başkanının kendi bünyesine ve yapısına son derece yabancı kalmasına, kendisini o göreve getiren halk çoğunluğuna zerre kadar saygı duymamasına rağmen; “benim gibi olan böyle istedi, o ne derse o olur” mantığıyla bu konuda iki gözünü, kulağını ve ağzını kapatıp olan bitene göz yumanlardır.

Güce ve paranın getirdiği itibara teslim olup boyun eğen, diz çöken ucuz siyasetçilerdir…

Sadece şöyle bir bakınca üzülüyorum…

Bazen insanda gerçekten şans da olmalı…

İyi bir hükümet, iyi bir belediye başkanı, huzurlu-mutlu barış içinde yaşayan halkların kardeşliğinin çiçek açtığı bir güzel bir ülke…

Çok mu şey istiyoruz acaba…?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ