Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Siyasette Bıkkınlık!

Cemil Yıldız
Cemil Yıldız
  • 16.01.2019
  • 1.512 kez okundu

AKP, CHP ve MHP’de ilçe belediye başkan adaylarının Genel Merkez tarafından belirlenmesi sürecinin sonuçlandırılamaması; parti yönetimleri, aday adayları ve tabanında rahatsızlık yaratmaya devam ediyor.

Özellikle AKP ile CHP’de, bastırılan tepkilerin; adayların açıklanacağı gün birden açığa çıkması ve bu iki partide büyük küskünlükler, kırgınlıklar ve karışıklıklar yaşanması, hatta istifalar, başkaldırmalar, seviyeli-seviyesiz tepkiler yanı sıra “Elimi kırsalar bu adaya oy vermem” türünde, siyaset diline pek de uygun olmayan söylemlerin sıklıkla ifade edileceği öngörülüyor.

AKP ve CHP’de İlçe belediye başkan adaylarının açıklanma sürecinin uzaması, ilçe belediye aday adaylarını bıkkınlık noktasına getirdi. Aday adaylarında, yarışın başında gözlenen heyecan, motivasyon, dinamizm, iki-üç haftadır yerini durgunluğa ,umutsuzluğa, beklemeye bıraktı. Bazı aday adayları, “Olacaksa olsun, olmayacaksa da!” noktasında.

‘Genel Merkezlerin bu tutumu, aday adayları bıkkınlık noktasına getirdi’ desek, yanlış olur mu?

Özellikle CHP Genel Merkezi’nin, üç büyük şehir başta olmak üzere; Antalya, Muğla, Bursa, Eskişehir, Adana, Mersin, Hatay gibi seçim bölgelerinde önseçim ya da eğilim yoklaması yapması beklenirken, bunu göz ardı ederek insiyatifi kendi eliyle kullanma gibi bir yolu tercih etmesinin parti tabanında hoşnutlukla karşılanmadığı biliniyor. Özellikle Adana Mersin ve Hatay gibi 3 kritik İl’de ön seçime gidilmemesinin büyük bir yanlış olduğu, seçmenin de bunun gereğini yapacağı sıklıkla dillendiriliyor.

Hatay için diyeceğim odur ki…

İlçelerin büyük bölümünde ön seçim yapılabilirdi. Parti içi heyecan yaratılabilir, hatta buna yönelik bir dinamizm oluşturulabilirdi. Ancak nedendir bilinmez… CHP kurmayları bunu tercih etmedi! Peki, ne mi yaptılar? Hatay adaylarını belirleme seçeneğini, kendileri kullanmayı tercih ettiler.

Buradan açıkça ifade edebilirim ki…

CHP Genel Merkezi; İskenderun, Dörtyol, Belen, Samandağ, Arsuz ve Defne ilçelerinde kimi aday koyarsa koysun, parti içinde sıkıntılar yaşanacak. Özellikle de İskenderun, Arsuz, Samandağ ve Defne ilçelerinde kim aday konulursa konulsun, küskünlükler kırgınlıklar, tepkiler, istifalar, hatta parti aleyhine çalışmalar olacak.

Şimdi bir şeyin altını özenle çizelim…

CHP’de gerekçe gösterilen ‘delege ve üye yapısının sağlıklı olmadığı iddiası’, ön seçim ya da eğitim yoklamasına engel değil. En sağlıksız delege ve üyelerle yapılacak bir önseçimden çıkan sonuca bile, aday adaylarının büyük bölümü, hatta tamamı saygı duyacak ve kazananı tebrik edip yanında olacak, partisinin kazanması için elinden geleni esirgemeyecek.

CHP Genel Merkezi ise; taşra yöneticilerine, delegelerine, üyelerine, halka güvenmedi. Üyesine, tabanına, kendini temsil eden taşra yöneticisine güvenmeyen CHP üst yönetimine sormak gerekmez mi? Sahi, Hatay’da göstereceği adayları, Hatay halkı nasıl kabul edecek?

CHP’yi diğer partilerden ayıran özelliklerden biri olan ‘parti içi demokrasi’, maalesef yürümüyor! AKP, MHP ve diğer partilerde, taban, tepe yönetimlerin göstereceği adayları kabullenebilir ama… CHP tabanı asla!

Özetle…

CHP Genel Merkezi’nin önseçim ya da eğilim yoklaması yapmamasındaki inadı anlamak gerçekten de zor. Ne var ki, bunun bir karşılığı olması gerektiğini düşünüyorum. Aslında düşünmekle de kalmıyorum, seçmenin, 31 Mart’ta bunun gereğini yerine getireceğine inanıyorum. Ya siz?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ