Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 8,30 / Satış: 8,34
€ EURO → Alış: 9,69 / Satış: 9,73

Söylediklerimiz… Söyleyemediklerimiz…

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 17.09.2020
  • 228 kez okundu

Washington’ın IRKÇI söylemleri, ötekileştiren GÖÇMEN politikaları, yarattığı POLİS ŞİDDETİ, dünya siyasetindeki KİRLİ adımları ve… Çok daha fazlası için sosyal medyada yazıp çizen bizlerin, konu ANKARA ve kendi İKTİDAR yapılanmamız olduğunda bu kadar tedirgin oluşumuz neden ?

Bizi durduran NE ?
Kelimelerimizden korkutan…

Haklısınız…

Anayasa Mahkemesi’nin, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’ndaki, “Şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşü düzenlenemez” hükmünü Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmesinin ardından, iktidarın içinden bir bakanın Yüksek Mahkeme Başkanı’nı odak noktasına koyarak ve aldığı YARGI kararını da eleştirerek dedikleri, BİZİ DURDURAN o şeylerden sadece bir tanesi…

Dediği mi ?


Bisikletinle işe git gel bakalım ! Özgürüz ya… Tamamen her şey güvenlik altında, hadi git ! Niye polis koruması alıyorsun ? Niye eskortlarla geziyorsunuz ? Ben varım, sen var mısın, Sayın Anayasa Mahkemesi Başkanı ? Ben varım ! Tek başıma arabamla gitmeye ben varım, sen var mısın ?

Erdoğan’ın da bir dönem…


Bu karara saygı duymuyorum, tanımıyorum, uymuyorum…

dediği Yüksek Mahkeme üzerindeki siyaset gölgesinin, kör topal ilerleyen demokrasimizle bir ilgisi var mıdır sizce ?

Emin değilim ama…
Kavgalı hallerimiz sadece içeride de değil gibi…

Bir gazeteci arkadaşım toparlamış bu kısmı da…

Demiş ki…


AB üyesi 7 Akdeniz ülkesinin zirvesi ardından, “Bizi yemek istiyorsunuz, ama size büyük geliriz, bizi yiyemezsiniz” mesajı verdi. Sonra parti toplantısında; Türkiye’nin içerde, sınır ötesinde, “ötenin de ötesinde”, birçok cephede, mücadele verdiğini söyledi. Irak’tan Suriye’ye, Akdeniz’den Ege’ye kadar yayılan düşmanlardan söz etti. Libya’da, Doğu Akdeniz’de karşısına dikilenlerden yakındı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’u, Fransız tarihini bilmemekle suçladı. “Süren az kaldı. Gidicisin” dedi. Ardından, Türkiye’nin kredi notunu düşüren Standard and Poor’s’a döndü: “Sen de kendine çeki düzen ver. Türkiye’yi ekonomik yaptırımlarla bir yere çekemezsin” diye ayar verdi.
Önceki haftanın düşmanlar listesinde, “şımarık” dediği Atina, , “Türkiye’yi oyalayan” AB, “Türkiye’yi terör mücadelesinde yalnız bırakan” ABD vardı. “Darbeyle yapamadıklarını, muhalefeti destekleyerek yapmaya çalışıyor” diyerek Biden’ı da hedef aldı.

Bu, sadece son iki haftanın düşmanları… Dışişleri, artık her önüne geleni kınıyor. Birkaç gün içinde Bakanlık; İsrail’le diplomatik ilişki kurdu diye Bahreyn’i, Türkiye’ye karşı birleşti diye MED-7’yi ve Arap Ligi’ni, Erdoğan’ı eleştirdi diye Macron’u kınadı.

Türkiye’nin halen Suriye’de, İsrail’de, Libya’da, Mısır’da büyükelçisi yok. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Lübnan’la ilişkiler donmuş halde. Komşuları; Yunanistan’la, Suriye’yle, Irak’la, Kıbrıs Rum Kesimi’yle, AB, ABD ve Avrupa Konseyi ile kavgalı…

“Neden bir insan, yüreğinde olan şeyleri açık saçık söylemez ki?”, der Dostoyevski…

Haklı…

Kahve fallarında YÜREĞİ KABARMIŞLAR olarak…

Haklı…

Peki, o kabartının biriken kelimeleri için ne yapmayı düşünüyoruz ?

Düşünün !

Söylediklerimiz kadar söyleyemediklerimiz var, bunu da…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ