Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Tam ben konuşacaktım… Karamollaoğlu konuştu…

Tamer Yazar
Tamer Yazar
  • 09.09.2019
  • 341 kez okundu

Çocukları dağa kaçırılan annelerin, Diyarbakır’da, HDP il binası önünde başlattığı oturma eylemine 2 ailenin daha katılmasıyla sayı 13’e çıkmış… Yaşananların Ankara yansıması mı ? Oldukça hızlı, oldukça enerjik ve oldukça tribün !

Şimdi sırasıyla ilerleyelim…
Kim ne demiş, nasıl destek vermiş…

Ardından, son birinde daha duralım ama…

Konuşanlar mı ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan:
“Diyarbakır’da analar, evlatlarını bölücü örgütün elinden kurtarmak için destansı bir mücadele veriyor.”

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu:
“Diyarbakırlı annelere destek vereceğiz. Genel Başkan Yardımcıları gidecek. Gerekirse biz de gideceğiz. Bu sese bigane kalamayız.”

Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez:
“Diyarbakır’da evlatları dağlarda rehin tutulan annelerin feryadı feryadımızdır. Tıpkı tüm şehit annelerinin feryadı gibi.”

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Destici:
“Gün, evlatları PKK tarafından zorla ellerinden alınan acılı annelere ve babalara sahip çıkma günüdür.”

Ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener…

“Eğer bu ülkenin anneleri, devletin çözüm bulması gereken bir acıya, bir parti kapısında derman aramak durumunda kalıyorsa, iktidar da BORAZAN MEDYASI da düşünmek ve şu soruya cevap vermek zorundadır… ‘Liyakatle yönetilen bir ülkede, bir anne, evladının geleceğini bir partiden mi yoksa devletten mi talep eder?’ Dikkat buyurun, anneler ‘Evlatlarımızı kurtarın’ değil, ‘Evlatlarımızı geri verin’ diyor. Devletin görevi, bu çaresizlikten PROPAGANDA üretmek değil, hukuken gereğini yapmak ve anneleri evlatlarına kavuşturmaktır.”

Bu konuda yazı yazmaya ilk karar verdiğimde, aklıma ilk gelen; evlatlarını, babalarını, eşlerini, sevdiklerini arayan Cumartesi Anneleri oldu… Zira onlar da talep ediyor, kayıplarını, gidenlerini, ama bir daha geri dönmeyenlerini…

Onlara Ankara’nın cevabı ne oldu, bildik mi ?
Oturma eylemlerine cevap ne oldu, hatırladık mı ?

Tam da bu noktada bir şeyler yazmaya başlarken, okudum, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun, yaşananlara CUMARTESİ ANNELERİ başlığını eklediği son açıklamasını…

Karamollaoğlu’nun dediği mi ?


“Siz, ‘Cumartesi Anneleri’ni bir kenara attınız, onların sesine kulaklarınızı kapattınız. Şimdi, HDP önünde bekleyen anneleri her gün televizyonlardan indirmiyorsunuz.”

Konu, KAYIPLAR…
Konu, ÇOCUKLAR…
Konu, GENÇLER…
Konu, ANNELER…

Doğru mu ?

Tamam da, ANNE TASNİFİ yaparken, İNANDIRICI olmayı nasıl başaracağız ?

Bugüne noktayı, gözaltında kaybedilen yakınları için 754. kez Taksim’de bir araya gelen Cumartesi Anneleri koysun…

“10 gündür, Diyarbakır’da dağa götürülen gençlerin anneleri var. Şunu görüyoruz… Biz, yıllardır burada oturuyoruz. Bizi hiç görmeyen, duymayan, buradaki annelerin çığlığına dönüp de bakmayan yazarlar, çizerler, siyasiler, bakanlar, bugün oradaki anaların gözyaşı üzerinden politika yapmaya başladılar. Biz, Cumartesi İnsanları olarak şunu söylüyoruz… Oradaki annelerin gözyaşlarından biz anlarız, siz anlayamazsınız. Buradaki annelerin gözyaşlarına copla saldırdınız. Adalet Bakanı’nın, İçişleri Bakanı’nın kalkıp da oradaki annelerin gözyaşları üzerinde konuşma hakkı yoktur.”

NOKTA…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ