Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,79 / Satış: 6,81
€ EURO → Alış: 7,40 / Satış: 7,43

Tarihi Şereflendiren Atatürk

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 08.04.2020
  • 503 kez okundu

Aynı tarihin parçası olmak kadar insanları derinden birleştiren başka ortak değer olabilir mi?

Kuşkusuz akla gelebilecek onlarca ortak değer bulmak mümkün. Ama, heyecanın, gururun, ümidin bu kadar kuşatıcı ve içten kaynaştığı başka değer kolay bulunmaz.

O ortak tarihi değerimizin en büyük kahramanı kuşkusuz Atatürk’tür.

Atatürk’ün isminin geçtiği her yerde aklım duygularımla beraber alevlenir. 1881 yılına dek zamana yolculuk yaparım. Gözlerimin önünden yüz yılı aşkın zaman akar. Şemsi efendi mektebinde başlayan eğitimini takip eden felsefe, tarih ve askerlik okuyan genç Selaniklinin yaşamıyla heyecanlanırım.

Çanakkale’de yazdığı destanlarla kahramanlığın tarifini hissederim.

Duygu geçidinden vatan kurtaran o asil ruhun şahlanışı gelir. Samsun’da karaya ayak bastı, Amasya’da “Tamim” yayınladı, Erzurum’da, Sivas’ta Kongre topladı. Boynunda idam fermanı, omuzunda yokluklar, sırtında ateşten gömleği ile yedi düvelle amansız mücadele etti.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta korona virüsünün yarattığı ve yaratacağı tahribattan etkilen vatandaşlara yardım kampanyasıyla ilgili ulusa sesleniş konuşmasında, Kurtuluş Savaşı döneminde Mustafa Kemal Paşa’nın da 1921 tarihinde Tekâlifi Milliye Emirlerini yayımladığını anlattı. Bu emirlerin 10 maddeden oluştuğunu ve halktan her türlü yardım edilmesini içerdiğini söyledi.

Bu örneklemede ciddi bir nüans farkı var: Birincisi Mustafa Kemal TBMM’de Başkomutan olarak seçilip görevine başladıktan iki gün sonra, meclis kararıyla bu emirleri yayımladı. İkincisi bu halktan kampanyaya değil, sonradan geri ödenmek şartıyla borç senedi karşılığında, savaş için zorunlu ihtiyaç malzemeleri topladı. Nakit olarak borç aldı.

Tekalifi Milliye devletin halktan istediği karşılıksız bağış değildi. Savaş bittikten sonra 12 Nisan 1923 tarihli ve 328 sayılı kanunla 6.003.663 TL olan borçların ilk halkası halka geri ödendi. İkinci halkada kalan, 4.340.508 TL ise. her yıl düzenli şekilde ödenerek 1929 yılında kapatıldı.

Atatürk’ün Türkiye’si nakit borç dışında, savaşta halktan alınmış her türlü emtia, gıda, binek hayvanı vs.için,1923-1937 tarihleri arasında toplam 17.426.409 TL ödedi.

Osmanlı’dan kalan iç ve dış borçlarını da ödedi.

Tarih hakkaniyetlerle yazılır. Övgüye veya yergiye itibar etmez. Kuşaklara anlatımı da aynı özelliklerle olmalı. Tarih, romantizmin veya saptırmanın aracı değildir. İlham ve ibret aynasıdır.

Osmanlı’nın uzak cephelerinde yıllarca süren uzun savaşlardan yorgun ve yoksul düşmenin yanı sıra, yurdu baştanbaşa işgal edilmiş Anadolu halkının, kolu kanadı iyice kırılmıştı.

Anadolu’da vaziyet tam manasıyla perişan haldeydi. Fakr-u zaruret her haneyi vuruyordu. Üstüne üstlük hastalıklar tüm memleketi kırıp geçiyordu.

Mustafa Kemal tarihin akışını değiştiren olağan üstü bir realisttir. Şartları ve imkanları çok iyi değerlendiren dengeleri ihtişamla kuran deha komutandır.

Bu şartlar altında Anadolu’nun istiklalini kurtardı. Cumhuriyet ilan etti. Devrimler gerçekleştirdi. Sanayi tesisleri, fabrikalar kurdu. Kendini halkına adadı. Tüm yeteneklerini halkının yücelmesi için kullandı.

Atatürk dünyada benzersizdir.

Dönemin devlet adamlarını yazan ünlü İngiliz edebiyatçı Herbert George Wells’in Atatürk ‘ü özetleyen hüküm cümlesini sizlere aktarayım: “Düşünceleri ve hareketleri yaşadığı devri kapatıp yaşanılacak devri hedef almış olanlar içinde izleri silinmeyenler tarihte yeri olanlardır. Bunların kıymeti, kapadıkları devrin geçmişi ile orantılıdır. Varlığı nesiller sürmüş hayat tarzını, bir nesilde kökünden değiştirmiş ve geleceklere yeni ufuk açmış olanlar… Tarih, böylesine adamlarla şereflenmiştir. Bunların en üstünde Atatürk bulunur.

Tarihin gelmiş geçmiş en büyük ve en asil Başkomutan Atatürk’ü okumayı, mücadelesinin özündeki üstün değerleri öğrenmeği her Türk evladına tavsiye ederim.

Dünyada ve memleketimizde hazin olaylar sık sık çıkmaza giriyor.

Atatürk’ü özlüyorum. O’na seslenmek istiyorum, sesim çıkmıyor. Koşmak istiyorum, ayaklarım tutmuyor. Yorgun düşüyorum. Yürüdüğüm yolda izlerim siliniyor.

Ama çok iyi biliyorum; karanlık gökyüzünde, geleceğe yönelik yeni ve aydınlık ufuklar bir gün tekrar açılacak.

Çünkü Atatürk’ün maneviyatı bizi birleştiren en büyük değerimizdir.

Ve en güçlü parolamız Atatürk’tür.
[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ