Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,43 / Satış: 6,46
€ EURO → Alış: 7,08 / Satış: 7,11

Tarihten Bugüne Bayramlarımız

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 20.08.2018
  • 631 kez okundu

Yarın bayram. Yarın Kurban bayramını idrak edeceğiz. Ülkemize ve Ulusumuza kutlu olsun. İslam alemine ve tüm dünyaya, barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını dilerim.

Bayram günlerine yaklaştıkça manevi dünyamızda en saf duygu yoğunluğunu duyumsarız. Bayram sabahından itibaren manevi huzur en doruk noktasına yükselir. Bayramlarda avf, mağfiret, selamet gibi hem dini hem de insani kavramları en halis anlamlarıyla idrak ve mefhum oluyoruz.

Dünya hayatının ömür çıtasının çeltiklerini sayıca artıranlar, geçmiş bayramların coşkularını, heyecanlarını çocuklarına, torunlarına anlatır, bayramların dini lütuf olmanın yanında bir nevi ahlaki arınma olduğundan bahsederler.

Bayramlar nefis terbiyesinin somutlaşma örneklerinin yaşandığı ihtişamla yüklenmiş günlerdir. İnsan olması gerektiği en pak halini bu günlerde; büyüklere halis hürmetini, küçüklere samimi sevgisini ifa ve ifade ederek gösterir.

Peygamber efendimizin İslam ümmetine; “Allah sizin için bu iki bayramı, hayırlı Ramazan ve Kurban günlerini müjdelemiştir” hadisiyle Kurban ve Ramazan bayramlarının kutlanmasını buyurdu.

Peygamberimiz döneminde bayramlar, camilerin avlularında kadınların ve genç kızların katıldıkları bayram namazıyla başlardı. Müslümanlar en güzel elbiselerini giyerler, çalgılar eşliğinde dans edip, şarkı söyleyerek eğlenirlerdi.

Hazreti Muhammet, dans eden delikanlıları ve genç kızları karısı ile birlikte seyreder, onları özendirirdi. Uzun sofralar kurulur, birlikte yemek yenir, topluca Allah’a dua ederek şükrederlerdi.

Divan-ı Lügat’ül Türk’te Kaşgarlı Mahmut bayram sözcüğünün aslının ‘’Bez ram’’ olduğundan bahseder. Farsçada hala Bez ram olarak telaffuz edilir. Bugünkü bayram telaffuzu, Oğuz Türkleri’nin “bayram” sözcüğünden alınmıştır. Türkçe, “sevinç, neşe ve eğlence günü; kutlu, mutlu gün” anlamına gelir.

Fatih Sultan Mehmet zamanında bayramlaşma usulleri için tebliğ name denilen emirname çıkarılmıştı. Padişahın bayramını tebrik edeceklerin isimleri önceden belirlenir ve bugünkü protokole benzer sıra ile çağrılarak bayramlaşılırdı.

Sofralar kurulur, misafirlere yemekler, tatlılar, şerbetler, meyveler ikram edilirdi. Yeniçeri Ocağı’nın seçilmiş askerleri alkış tutarak padişahın bayramını kutlarlardı. Alkış tutmak, bugünkü anlamındaki gibi el çırpmak değil, bayram gününe eriştiği için padişahın ömrüne ve saltanatına dua etmekti.

Bizlerin sıkça duyduğumuz okuduğumuz ‘’Mağrur olma padişahım senden büyük Allah var’’ hatırlatmasının evveliyatı yeniçerilerin Padişahla bayramlaşma geleneğinin bir parçasıdır. Bu geleneği içinde padişaha adil ve hoşgörülü davranmanın hatırlatması yapılırdı.

Tanzimat’la birlikte, batılı tebrik usullerine göre bayramlaşmalara geçildi. Memurlar, müdürlerini ziyarete başladılar. Pahalı hediyeler götürülmesi adet oldu. Bu hediyeler yüksek makamlara tayin ricasının bedeli haline getirildi. Sultan Abdülmecit, bu bol rüşvetli bayramlaşmayı yasakladı.

Sultan Abdülaziz döneminde sanatkârlar, meddahlar, sihirbazlar, müneccimler, mahalleler arasında dolaşarak halkı eğlendirirlerdi. Padişah ceyb-i hümayundan (kendi cebinden) güreş turnuvaları düzenler ve kendisi de güreşçi olması hasebiyle güreş tutardı.

Meşrutiyet yönetimlerinde de bayram kutlamaları geleneğe uygun yürütülürdü. Avrupa hayranı evlerde bazı konserler verilir ve farklılık sergilenmek istenirdi.

Cumhuriyetle birlikte Ramazan ve Kurban bayramları resmi kutlama protokolünden çıkarıldı. Bayramlar halkın inançlarına, geleneklerine ve imkânlarına göre kutlanmaya başlandı.
Bugün en büyük konaklardan, en mütevazı evlere kadar her çatının altında bayramlarımız bir sevgi-saygı zenginliği ve nefis idraki olarak kutlanır.

Bayramlar sadece sevginin ve hürmetin hatırlandığı 3-5 günle sınırlandırılmış değildir.

En büyük bayramımız en derin sevincimiz, en yüce ihtişamımız; ulusumuz, ülkemiz ve bütünsel ulusal mutluluğumuzdur.

Türlü türlü emperyalist saldırıların çemberinde, kurulan sinsi tuzakları, darbe girişimlerini püskürtüp Atatürk’ümüzün kurduğu laik Cumhuriyete sahip olmak en anlamlı büyük bayramdır.
[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ