Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Tepkisiz Toplum

Yüksel Coşkun
Yüksel Coşkun
  • 02.10.2017
  • 1.306 kez okundu

Tepkisiz Toplum

Saygıdeğer Okurlar,

Ünlü bir virtüöz piyanonun başına oturmuş ve salonu hıncahınç dolduran seyircilerin önünde, konserine başlamıştı.

Ancak tuşlara basıp çalıyor görünmesine rağmen, telleri önceden sökülmüş olan piyanodan hiçbir ses çıkmıyordu!
Dinleyiciler, birbirine göz ucuyla bakarak ne yapmaları gerektiğini araştırıyorlar, fakat nedense tepki gösteremiyorlardı.

İki saat süren sessiz konserden sonra ünlü virtüöz oturduğu yerden kalkarak büyük bir ciddiyetle onları selamladı.

Salon sürekli alkış sesleriyle çınlıyordu.

Gerçekten yaşanılan bu olaydan sonra piyanistle röportaj yapan televizyon spikeri;

Virtüöze, niye böyle bir şey yapma gereği duydun? Diye sormuş.

Virtüöz “İnsanlardaki tepkisizliğin nereye kadar varacağını öğrenmek istedim.” demiş.

Peki, nereye kadar olduğunu öğrenebildiniz mi?

Virtüöz “Öğrendim ki! Meğer insanlar da tepkisizliğin sınırı yokmuş” diye yanıtlamış.

Evet, saygıdeğer okurlar,

Öyle tepkisiz bir topluluk olduk ki elimizden ekmeğimizi, cebimizden paramızı, atadan kalan toprağımızı-tarlamızı, miras kalan dükkânımızı kendilerine göre kurdukları sistemle alıyorlar,

Bizler, hiçbir şey yokmuş gibi sadece izliyoruz.

Haberleşmemiz, limanlarımız, bankalarımız, para politikamız yabancıların kontrolü elinde, sadece seyrediyor ulusal basının yarattığı masallar ile uyutuluyoruz.

Yıllarca yeraltı kaynaklarımızı çıkarmak için kazma vurduğumuzda işbirlikçi çıkarcılar bir şey yok diye, üstünü kapattırıyor tepki göstermiyoruz.

Yeraltı kaynaklarımızdan yararlanmak için idealist bilim adamlarımız çalışma yapıyor, onlarda nasıl oluyorsa teker teker veya topluca ölüyor buna kader diyoruz.

Bizi yıllarca yönetenlerin yakınları kısa zamanda yaptıkları işten mallarına mal katıyor, aynı işi yapanlar ise nasıl oluyorsa(!) durmadan batıyor yine sesimizi çıkaramıyoruz.

Ülkemizin, mili olarak kalması gereken değerleri yandaşlara peşkeş çekiliyor, bizler ise magazin programları ile sanatçıların çekme diye kameraya vurdukları yayınlara dalıp uyuyoruz.

Bilmiyorum uyanabilecek misiniz?

Ama ben yine de bazı gerçekleri sizlerle paylaşayım istedim.

Türkiye’nin bundan sonra alınacak borçların dışında, mevcut dış borç profiline göre;

– Bu yılsonuna kadar, 4 milyar 354 milyon doları faiz olmak üzere, toplam 46 milyar 67 milyon dolar dış borç ödeyecek.
– 2018 yılında 9 milyar 438 milyon doları faiz olmak üzere, toplam 64 milyar 787 milyon dolar dış borç ödeyecek.
– 2019 yılında 9 milyar 395 milyon doları faiz olmak üzere, toplam 51 milyar 36 milyon dolar dış borç ödeyecek.
– 2020 yılında 8 milyar 241 milyon doları faiz olmak üzere, toplam 39 milyar 622 milyon dolar dış borç ödeyecek.
– 2021 yılında 7 milyar 18 milyon doları faiz olmak üzere, toplam 37 milyar 778 milyon dolar dış borç ödeyecek.
– 2022 yılı ve sonrasında 46 milyar 144 milyon doları faiz olmak üzere, toplam 187 milyar 222 milyon dolar dış borç ödeyecek.
Böylece, mevcut borç profiline göre, yeni alacağı borçların dışında, Türkiye’nin önümüzdeki 5 yıl ve sonrası dönemde, 84 milyar 591 milyon doları faiz olmak üzere ödeyeceği dış borçların toplamı 426 milyar 512 milyon doları buluyor.

Bu borçlar nasıl ödenecek bir yol haritası var mıdır bilmiyorum, ama benim gördüğüm günü kurtarmayı düşünen bizi yönetenlerin vatandaşa yüklediği vergiler, zamlar hiç kimseyi rahatsız etmiyor.

Yerimiz o kadar rahat ki, popomuzu kaldırıp pencereden dışarı başımızı uzatmıyoruz.

Ve bu tepkisiz kalışımızın sonunun nereye varacak onu ise hiç düşünmüyoruz.

Günümüzü gün etme, geleceğimizi yok etme uğraşımız devam ediyor.

Ve ne yazık ki, kendi çıkarlarını düşünen yandaş medya ve aydın geçinenlerin her şeyi güllük gülistanlık göstermelerini bizler sadece ve sadece izliyoruz.

Yanı başımızda ne oluyor diye bakmadığımız gibi, ülkemizin sonunun nereye varacağını da hiçte merak etmiyoruz.

Lütfen artık kendimize gelelim.

Binamız, sokağımız, mahallemiz, şehrimiz, ülkemiz ve halkımız için duyarlı olmayı bilelim.

Bunun içinde el ele verip, bu ülke de yaşayan sorumlu fertler gibi davranıp, yanlışlara tepkimizi göstererek, gelecekteki nesillerimiz için sağlam temeller kuracak vatansever ve halkını gerçekten düşünen dürüst insanlar arkasında duralım,

Ve ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün, tüm zorluklara rağmen başımızı dik tutmamızı öğretip, emanet ettiği Türkiye Cumhuriyetinin varlığını koruyarak toplumsal yaşamanın gereklerini yapalım.

Saygılarımla,

HATALAR, KAYBOLAN ÇABALARIMIZ DEĞÎL
ONLAR, BİZLERİ BAŞARIYA TAŞIYACAK
YOL GÖSTEREN İŞARET DİREKLERİDİR

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ