Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 7,80 / Satış: 7,83
€ EURO → Alış: 9,23 / Satış: 9,27

Turancılık ve Kızılelma

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 02.09.2020
  • 475 kez okundu

Hayal ile hakikat birbirine zıttır. Hayallere kapılıp inanmak kolay, hakikatleri kabullenmek çoğu zaman ağır gelir insana.

O yüzden hayaller ile insanları yönetmek ve yönlendirmek, asırlardır devletleri yönetenlerin vazgeçmedikleri yöntemler arasındadır.

Hayal, kullanışlı, suiistimale açık, uyutmaya elverişli bir kavram..

Tarih boyunca birçok imparatorluk, krallık, devlet; hakim olunacak en uç bölgelere varabilmek hayali ile kendilerine özgü nitelemeler ürettiler. Bu bölgeleri fethedip yerleşince refah içinde yaşayacaklarını düşlediler.
Romalılar ‘’Pax Roma’’, Yunan Krallığı, “Megola İdea”, Hint İmparatorluğu, “Akhand Bhart ”  kavramlarla fetih ve yaşam alanlarının hayalleri ile yönettiler.

Biz Türklerin de bunlara benzer hayallerimiz, düşlerimiz vardı.  “Turan” ve yanında ‘’Kızılelma’’ kavramını da birlikte ‘’mefkure’’ haline getirmiştik. Turan, Adriyatik’ten Çin seddine kadar uzanan bir vatan coğrafyasını kapsıyor, Kızılelma ise bu coğrafyada yaşayacak siyasi görüşünden bağımsız, etnik köken gözetmeksizin herkesi ‘’Turan’’ idealinde, Türklük ülküsünde birleştirmeyi hayal ediyordu.

Ziya Gökalp koskoca Osmanlı İmparatorluğu’nda vatanı saptamak için ünlü dizelerini yazmıştır:

”Vatan ne Türkiye’dir Türkler’e, ne Türkistan..
Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan”

Osmanlıda en meşhur ‘’Turan’’ hayaline kendini kaptıranların başında Enver Paşa gelir. Dünya düzeninin yakıcı hakikatini kabul etmemesinin bedelini canıyla ödemek zorunda kaldı.

Osmanlıdan Cumhuriyete, Turancılık ve Kızılelma mefkuresinin mirası intikal etti. Çoklu parti sistemine girdiğimiz süreçle beraber bu mefkure milliyetçilerce daha ziyade Türk İslam sentezi olarak dillendirilir oldu. Politik bir malzeme olarak ideolojik boyuta evrildi. Milliyetçiler açısından ülkücü duruşunun motivasyon kaynağıdır.

Kızılelma koalisyonuna solculardan pek itirazların yükseldiğini söyleyemeyiz. Bir çok kavramlarda taban tabana dünya görüşü, politik oluşumları zıt olan solcular ve milliyetçiler, zaman zaman Kızılelma koalisyonuna aynı pencereden bakabilmişlerdir.

Elbette aynı pencereden bakmak sadece rıza ile izah edilemez. Değişen dünya düzeninde globalleşmenin dayattığı şartlar her zaman olmasa de bazen ayrışmayı bir tarafa bıraktırabiliyor.

Peki, bugün klasik yönüyle ‘’Turan’’ ve Kızılelma mefkuresinin hayalden hakikate dönüşme imkanı var mı?

Cumhurbaşkanı iletişim Başkanı sayın Fahrettin Altun’un geçenlerde paylaştığı videolu görseldeki gibi Turan hayalinin hakikat dünyasında payı ne kadar?

Müsaade ederseniz kendi çapımda bir cevap vereyim: Dünün dünyasında süslü hayaldi, bugünün dünyasında ise ham hayalden ibarettir.

Dünün dünyasından bu Turancılık ve Kızılelma fikrini savunmuş olan Şevket Süreyya Aydemir’in ‘’Suyu Arayan Adam’ ’kitabını tavsiye ederim.120 ile 140 sayfalarında bizzat kendisi Turan hayalinin neden gerçekleşemeyeceğini yaşayarak anlatıyor.

1910 ve 1920’lerde Yaşadığı hayal kırıklığını anlattığı önsözüne şu cümlelerle başlıyor:

‘’Milletlerin hayatlarında her ülkü, az çok hayal ile süslenir. Her idealist de, az çok bir hayal adamıdır. Gerçi bu idealist; bir kurtarıcı, yeni bir devlet kurucusu, yani gerçek bir Liderse, asıl yığınları saran hayal ve heyecan dalgalanın arkasında o kendi hesaplarını, şartlarını gerçeklerine uyduracak ve ona göre eylemler düzenleyecek, yön tayin edecektir.

‘’Turan ülküsü; bizim bu bahislerde işlenen gençlik yıllarımızın, gerçi itici gücüydü. Ama bu ülkü; ne eylemci, ne de yön tayin edici önderini bulamadığı için, Turan davası, daha ziyade, bir özlem, hayal ve heyecan kaynağı olarak kaldı. Ve sanıyorum ki, en kapsayıcı ifadesini, Kızılelma sembolünde, yani bir belirsizlikte buldu.’’

Bugünün dünyasında ise ulus devlet sistemleri ve kapitalist egemen güçlerle yönetilen ve yönlendirilen bir düzen var.
Ekonomik, siyasi, askeri gücü sınırlı olanların, kafalarını pencereden uzattığında, sopanın ineceği acı gerçeklerle yoğrulmuş sistemin hakimiyeti altındayız.

Amerika, Rusya, Çin gibi devletlerin kayıtsız kalacağını beklemek saflıktır. Hakikatle buluşamayacak Turancılık macerasının içine girmenin olasılığı ve pratiği gerçekçi değildir.

Hakikat en doğru pusuladır.

Bizim canımızla kurtardığımız vatanımız var, kanla irfanla kurduğumuz devletimiz var. Bu sayede Türkiye Cumhuriyeti yurttaşıyız.

Kendi devletimizin, vatanımızın, vatandaşlarımızın haklı çıkarlarını her zaman sonuna kadar savunurum.

Emperyalist saldırılara karşı Kızılelma koalisyonu ile dayanışmaya daima sıcak bakarım.

Fakat Turancılığı, ütopyanın ötesinde görmem kabil değildir.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ