Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 7,38 / Satış: 7,41
€ EURO → Alış: 8,96 / Satış: 8,99

“Türkiye zorda, Hatay ise zorun da ötesinde…!”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 11.01.2021
  • 737 kez okundu

Bir yandan aşının bir türlü gündeme gelememesi, daha doğrusu aşının yapılmaya başlanmaması, bir yandan atılan yanlış adımlar, alınan yanlış kararlar ülkeyi sıkıntıya soktu.

Sadece ülke çapında değil, yerel anlamda da ekonomi artık yolun sonuna geldi.

Örneğin güneyin en büyük tarım ürünü olan domates…

24 Kasım 2015 tarihinde, Rus Hava Kuvvetleri’ne ait Suhoy Su-24 tipi uçağın Türkiye tarafından düşürülmesi ve olayının ardından hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem de Başbakan Davutoğlu’nun “Emri ben verdim” diyerek birbiriyle yarışması bir anda iki ülke ilişkilerinin gerilmesine yol açtı.

Herşeyden siyasi rant veya kar sağlama amacı Rus uçağının düşürülmesinden sonra bu ülkenin Türkiye’den ithal ettiği domatese kota uygulaması hayat geçmişti. Uçak krizi sonrası domatese uygulanan 50 bin tonluk kota 2019’da 150 bin tona, 25 Şubat 2020 tarihinde ise 200 bin tona çıkarılsa da, Kasım ayının son haftasında, kotanın yüzde 98’i dolmuştu.

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Ali Kavak,yaptığı açıklamada;Türk domatesinin en büyük ihraç pazarı olan Rusya’ya ihracatın durma noktasına geldiği, Rusya Federasyonu’na yapılacak domates ihracatında kotanın kaldırılmasını ve 2015 Kasım ayı öncesindeki sürece dönülmesini dile getirdi. Açıklamada;

“Aslında ilişkilerin bu kadar yakınlaştığı iki ülke arasında, bu tür bir kısıtlamanın ne ticari-ekonomik, ne de siyasi açıdan hiçbir gerekçesi bulunmamaktadır. Geçici bir kriz nedeniyle alınmış bir engelin, krizin üzerinden bu kadar zaman geçmesine rağmen halen kriz varmışçasına uygulanıyor olmasına ve kotanın dolmasına rağmen, Rusya Federasyonu yetkilileri tarafından halen herhangi bir adım atılmamış olmasına hiçbir anlam verilememektedir” denildi.

Siyasetçilerin kirlettiğini üretici ve üretici temsilcileri temizlemek için çaba gösterdi ama sonuç değişmedi.

Yine Hatay’ın ihracatta lokomotif bir sektörü olan Çelik’te de durum farklı değil. Çelik ihracatı, 2020 yılında beklenen düzeyde gerçekleşmedi. Resmi verilere göre, bu yılki çelik ihracatı 1 Milyar 129 Milyon 419 Bin Dolar civarına kaldı. Oysa 2019 yılı Hatay çelik ihracatı 1 Milyar 530 Milyon 942 Bin Dolar idi. Bu durumda, Hatay çelik ihracatında, 401 Milyon 523 Bin Dolarlık azalma oldu.

11 aylık rakamlara baktığınızda da çok fazla umut yok gibi…

Hatay’dan, bu yılın 11 ayında gerçekleşen ihracat rakamlarına göre, “Çelik yanı sıra Hububat, Kimyevi Maddeler, Mobilya, Halı, Meyve-Sebze, Hazır Giyim, Su Ürünleri ve Otomotiv ihracatında da düşüş” yaşandı. Hatay’ın, yılın 11 ayı itibariyle, 2019 ve 2020 yılları belli başlı kalemlerde ihracat karşılaştırması şöyle:

Resmi verilere göre, Hatay’ın 2020 yılı ihracatı 2 Milyar 434 Milyon 45 Bin Dolar olurken, 2019 yılı ihracatı 2 Milyar 841 Milyon 677 Bin Dolar idi. Hatay’ın 2020 yılı ihracat performansı, 2019’a göre % 20, yani 407 Milyon 592 Bin Dolar geriledi. Hatay’ın Aralık ayı ihracatı 270 Milyon 400 Bin Dolar şeklinde gerçekleşirken, Türkiye ihracat şampiyonları arasında bulunduğu 10.luk sırası ise değişmedi.

Yazık oldu Hatay’a…

Peki Türkiye derseniz; “Türkiye 2020 yılı ihracatı 156,3 Milyar Dolar oldu. 2019 yılı ihracatı ise 166 Milyar Dolar idi. Yani 2020 ihracatı, bir önceki yılın 10 Milyar Dolar gerisinde kaldı.”

Türkçede farklı biçimlerde de söylenen bir beşlik vardır. Şöyle;

“Zengin babayı hayırsız evlat,
orta memuru, süslü avrat,
fakir çiftçiyi kuru inat,
hızlı şoförü fazla sürat,
varlıklı esnafı, zevk-ü sefahat batırır.”

İnanın bana bu ülkenin üçte birinin AKP’ye oy vermek konusunda kuru inadı bu ülkeyi bitip tükenme noktasına getirecek…
Gerisi laf-ı güzaf…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ