Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,13 / Satış: 6,16
€ EURO → Alış: 6,64 / Satış: 6,66

Türkiye’deki sayı azaldı!

Türkiye’deki sayı azaldı!
  • 01.01.2020
  • 237 kez okundu

Sınır İse Kalabalık

Türkiye’deki kayıtlı Suriyeli sayısı, 25 Aralık tarihi itibariyle, bir önceki aya göre 116 bin 214 kişi azalarak toplam 3 milyon 571 bin 30 kişi oldu. Bu kişilerin 1 milyon 926 bin 630’u (%53,9) erkeklerden, 1 milyon 644 bin 400’ü (%46,1) ise kadınlardan oluşuyor.

440 bin 116 Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapan Hatay, 454 bin 181 Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapan Gaziantep ve 474 bin 679 Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapan İstanbul’un ardından üçüncü sırada. Peki, bu rakamlara yenilerinin eklenmesi olası mı?
Bu konudaki en net cevaplardan biri, Hatay sınırı boyunca Suriye tarafından kurulan çadır kentlerde, yerlerinden edilmiş on binlerce sivile yardım çalışmalarını organize eden Türk Kızılay Başkanı Kerem Kınık’tan geldi.
“İki yüz bini aşkın insan evlerini terk etti ve sınırımıza yakın bölgelere sığındı. Çadır kurup destek verdiğimiz bir ailenin babasını tutuklamışlar. Onlar da kaçarak İdlib’e sığınmış. Hiç bir şeyleri yok. Babaları da ve umutları da…”
-SON 48 SAAT!-
Kızılay’ın yoğun yardım çalışmaları gerçekleştirdiği ve ihtiyaçları gidermeye çalıştığı Türkiye sınırına, son 48 saatte yaklaşık 20 bin sivil daha göç etti. Kasım ayı başından bu yana yerlerinden edilenlerin sayısı ise 284 bine dayandı. İdlibli ailelerin Türkiye sınır hattına yakın bölgelere kaçışları sürerken, şartlar, göç edenlerin yarattığı kalabalık noktasında her geçen gün daha da ağırlaşıyor. İdlib’deki mevcut kampların dolması, yeni çadır kurulacak alan ile altyapının bulunmaması ve yardımların azalması nedeniyle, binlerce sivil, sığınacak yer bulmakta güçlük çekiyor. Sular altında ve çamur içinde kalan kamplar ise yaşanan trajedinin derinliğine işaret ediyor. Saldırılardan kaçarak evsiz kalan binlerce aile ise tek bir şey bekliyor. Yardım!
-SIĞINANLAR!-
‘Yardım’ çağrısında bulunanların adresinde olanlardan biri, Abdullah Şerafettin. Türkiye sınırına yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki İdlib kent merkezinde bulunan bir camiye sığınan 49 aile içinde yer alan Şerafettin, bombardıman nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldığını anlattı. Eşini ve çocuklarını alarak camiye sığındıklarını belirten Şerafettin, “İnsanın evi gibisi yok. Burada da soğuk olduğu için uyuyamıyoruz. Eşim ve 6 çocuğumla 9 gün önce geldik. Sığındığımız bu camide yaşam mücadelesi veriyoruz” dedi.
Kaçmak zorunda kaldıklarını ifade eden Abdullah Şerafettin’in eşi Selva Şerafettin ise yaşanan çaresizliği anlattı.
“Bir yandan savaşla, bir yandan da soğukla mücadele etmeye çalışıyoruz. Burada hayat çok zor. Yatamıyoruz. Başka gidecek yerimiz yok. Orada sürekli çatışmalar ve uçak bombalarından yatamıyorduk, şimdi soğuktan uyuyamıyoruz. Çocuklarımın hepsi hasta oldu. Allah’tan tek dileğim, bu savaşın bir an önce bitmesi ve evimize, sıcak yuvamıza dönmek.”
Durum, Abdullah Şerafettin ve eşinin anlattığından bile daha kötü. Öyle ki, yanlarında yedek kıyafet dahi bulunmayan siviller, Türk Kızılay’ın dağıttığı battaniye ve gıdalarla yaşama tutunmaya çalışıyor. Ağır kış şartlarıyla da mücadele eden siviller, sığındıkları camide bombardımanın bir an önce bitmesi için dua ediyor. Ayağında ayakkabısı, çorabı dahi olmayan çocuklar, çaresiz kadınlar ve yaşlılar, evlerine dönecekleri günün hayalini kuruyor.
-KAMPANYA-
Yanlarına aldıkları birkaç parça eşyayla evlerini terk etmek zorunda kalan, çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan Suriyeliler, ağır kış şartları altında, Hatay sınırına yakın noktalarda bulunan bölgede yaşama tutunmaya çalışıyor. Yağmurun altında ve çamurun içerisinde kurdukları çadırlarda yaşamaya çalışan Suriyelilerin yardımına ise Türk Kızılay yetişiyor.
Yaklaşık 250 bin insanın ağır kış şartlarına rağmen bulundukları yerleri terk etmek zorunda kaldığını söyleyen ve son 45 gün içerisinde, saldırılar sonucu yaklaşık 1400 insanın hayatını kaybettiğini belirten Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, şunları söyledi:
“Elimizden geldiği kadar bu insanlara destek olmaya çalışıyoruz. Biraz giysi, battaniye ve gıda dağıtımı yapıyoruz. Çadır getirdik ve 500 kadar çadırı, bu gelen insanlara bulundukları yerlerde dağıtıp kuracağız. Özellikle kendi çadır kentlerimizin kapasitesini arttırma gibi planımız var. Türkiye sınırına yakın yerlerde küçük de olsa çadır alanları oluşturuluyor, ama şu an İdlib merkezdeyiz ve buraya ciddi bir akın oldu. Bu insanlar uluslararası desteğe muhtaçlar. En azından şu anda bomba yağmıyor. Ümit ediyoruz, buralara da çatışmalar sirayet etmez. Koşullar çok ağır.”
Kınık, “İdlib’teki Kara Bulutları İyiliğin Gücüyle Dağıt” adı altında düzenledikleri yardım kampanyasına ise vatandaşlardan destek istedi.
-NE OLUR?-
Hatay’ın Suriye sınırına yakın bölgelerde kurulan çadır alanlarında gerçekleşen yardım çalışmalarına katılan Suriyeli bir gönüllünün verdiği bilgi de Kızılay’dan yansıyanlardan farklı değil.
“Şartlar gerçekten de çok ağır. İhtiyaçlar çok acil. Hava çok soğuk. Çadırlar yetersiz. Çünkü sayı her geçen gün artıyor. İnsanlar korkuyor. Sığındıkları bu alan, sınırın hemen yanı başı. Kaçabilecekleri daha başka bir yer yok. Eğer çatışmalar buraya kadar ulaşırsa, Ankara’nın, sınırı kapatma ısrarını daha fazla sürdürebileceğini sanmıyorum. Zorunlu göçün buraya kadar sürüklediği insanlar, Türkiye’ye geçme düşüncesinde en azından şu an o kadar ısrarcı değiller, ama yarın ne olacağını hiç birimiz kestiremiyoruz. Tabi herkesin asıl korkusu, İdlib’deki cihatçılar. Bir dönemin el kaidesi, nusracıları ve daha fazlası. Masum insanların katilleri olan bu insanların da İdlib içindeki yüz binler içinde rahatça kaybolacağını herkes biliyor. Onları tespit etmek kolay değil. Anlamak da. Sınırdaki korku da, birikme de biraz bundan. Ankara şu ana kadar açık açık söylemedi, söyleyemedi ama… Avrupa başkentleri kadar Ankara da olası terör saldırılarından ve İdlib’de sıkışan cihatçıların saldırılarından ürküyor. Son birkaç günde, Hatay dahil bir çok şehirde İŞİD üyesi bir çok kişinin yakalanmasına bu anlamda şaşmamak gerek. Zira sınırdan içeriye sızmalar başladı bile!”
Peki, tüm bu anlatılanların kıyısında, içerideki tablodaki kalabalık nasıl bir resim çiziyor, bakalım mı?
-KAMPLAR-
İstanbul Merkezli Mülteciler Derneği’nin İçişleri Bakanlığı verilerinden elde ettiği sonuca göre, geçici barınma merkezlerinde kalan Suriyelilerin sayısı, 25 Aralık 2019 tarihi itibariyle 62 bin 420 kişi olarak açıklandı. Bu sayı geçen ay (Kasım 2019) 62 bin 335 kişi, 2019’un başında 143 bin 558 kişi, 2018’in başında ise 228 bin 251 kişiydi. Buna göre kamplarda yaşayan Suriyeli sayısı, 2019 yılında 81 bin 138 kişi azaldı. Suriyelilerin yalnızca %1,74’ü kamplarda yaşıyor.
-ŞEHİRLERDE-
25 Aralık 2019 tarihi itibariyle şehirlerde yaşayan Suriyeli sayısı ise 3 milyon 508 bin 434 kişi oldu. Şehirlerde yaşayan Suriyeli sayısı, geçen aya göre 116 bin 475 kişi azaldı. Suriyelilerin %98,26’sı şehirlerde yaşıyor. Suriyelilerin hangi şehirde yaşayacağına Göç İdaresi karar veriyor. İstanbul başta olmak üzere, bazı büyük şehirler, Suriyeli alımına kapalı durumda.
-İLLERE GÖRE-
Göç İdaresi’nin 25 Aralık 2019 tarihli verilerine göre, en çok Suriyelinin yaşadığı 30 şehir ve bu şehirlerdeki Suriyeli yoğunluğunda, Hatay, 3. sırada. En çok Suriyeli barındıran şehir 474 bin 679 kişi ile İstanbul olurken, Suriyelilerin en az olduğu şehir ise 22 kişi ile Bayburt. Bayburt’u 37 kişi ile Artvin, 45 kişi ile Tunceli takip ediyor.
Suriyelilerin yerli nüfusa oranla en yoğun yaşadığı il %81,49 ile Kilis. Kilis’te kayıtlı olan Suriyeli sayısı, bir önceki aya göre 562 kişi arttı. İstanbul’daki Suriyeli sayısı ise bir önceki aya göre 79 bin 779 kişi azaldı.
Suriyelilerin Türk nüfusuna oranla yoğunluğunun en az olduğu şehir ise %0,02 oran ile Artvin. Artvin’de 174 bin 10 Türk Vatandaşına karşılık yalnızca 37 Suriyeli bulunuyor. En az Suriyeli ise 22 kişi ile Bayburt şehrinde. Türkiye’de Suriyelilerin olmadığı bir şehir ise bulunmuyor. -Tamer Yazar-

Etiketler: / / / / / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ