Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,74 / Satış: 5,76
€ EURO → Alış: 6,54 / Satış: 6,56

Tuzağa Düşmeden…

Nabi İnal
Nabi İnal
  • 11.06.2019
  • 161 kez okundu

31 Mart seçimlerinden muhalefet partilerinin başarılı çıkmasının nedenleri arasında, gündeme hakim olmaları ve gündemi belirleme konularında etkin bir yer almaları en önemli faktörlerden biri olarak kabul edilmelidir.

Nitekim kamuoyu araştırmaları da bunu belirlemiş ve iktidar kanadı da 31 Mart seçimlerinde, gündeme hakim olamadıklarını, gündem konularını belirlemede yeterince aktif olamadıklarını açıkça belli etmişlerdir.

23 Haziran seçimine sayılı günler kaldı.

Bu kez de muhalefet partileri gündeme hakim olma, gündem konularını belirlemede ilk sırada yer alabilme için gerekeni yapma zorundadırlar.

Aslı varken, taklide kimsenin itibar etmeyeceği kuralına rağmen, iktidar kanadı bu kez gündeme hakim olabilme yolunda bazı adımlar atmak istemektedir. Bu bağlamda 31 Mart seçimlerinden başarılı çıkan muhalefetin İstanbul büyükşehir belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nu, 16 milyon İstanbullu seçmeni kucaklayıcı, ayrıştırma yerine birleştirici, toparlayıcı tutum ve davranışlarından uzaklaştırmak için, iktidar kanadının bazı adımlar atma, onu tuzağa düşürme yolunda hareketlere girişmek istediği gelişmelerden anlaşılmaktadır.

Aday olduğu günden itibaren, adım adım kendini seçmene kabul ettiren, bu tutumu ile, ülke genelinde büyük bir vatandaş kitlesinin gönlünde taht kurmaya başaran İmamoğlu’nu, bu sakin, birleştirici, kucaklayıcı tutum ve davranışından uzaklaştırabilmek, onu sinirlendirmek, tuzağa düşürmek suretiyle bir adım geride kalmasını sağlayabilmek için mümkün olanın yapılmak istendiği görülmektedir.

İşte bu ortamı gördükten sonra, muhalefet kanadının, daha dikkatli olması, tuzaklara düşmemesi, sinirlerine hakim olmak suretiyle 31 Marttaki başarılı tutumunu sürdürmeye devam etmesinin gerektiği kanısındayız.

İmamoğlu karşıtlarının, çamur at izi kalır anlayışı ile hareket ederek bazı gerçek dışı senaryolar ürettiği gelişmelerden anlaşılmaktadır.

Nitekim bu tür gerçek dışı haber üretilmesine 31 Mart seçimleri öncesinde de rastlanmış idi.

Öyle ki; 31 Marttan sonra seçimin iptali yolunda söylemlerde bulunurken de kamera görüntülerinin olduğu ifade edilmiş , ancak bugüne kadar böyle bir kamera görüntüsü sunulamamıştır.

Şimdi aynı senaryoların benzerleri izlenmektedir.

İmamoğlu’nun başarılı Karadeniz gezisini gölgelemek, ikinci plana düşürebilmek için, Ordu havaalanında yaratılan VİP olayı da bunun tipik bir göstergesidir. Kısa sürede, İmamoğlu’nun sakin , yatıştırıcı söylemlerde bulunduğu, aksine olayı körükleyici bir tutum ve davranış içine girmediği anlaşılmış ise de, bazı yandaş medyada bu konu hala temcit pilavı gibi dönüp dönüp ısıtılarak ortaya konulmak istenmektedir.

Yine İmamoğlu’nun bayram tatili sırasında iki günlük özel bir seyahati içinde , aynı senaryolar ortaya konulmak istenmiş, aynı yola başvurulmuştur. Tıpkı Ordu havaalanındaki senaryo gibi bu da boş çıkmış ve karşı tarafa herhangi bir avantaj sağlamamıştır.

Bu nedenle çamur at izi kalır sözüne karşı, kem söz sahibine aittir sözünü de hatırdan çıkarmamak gerekir.

23 Haziran’da yapılacak olan seçim, elbette ki İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçimidir.

YSK’nın 5 Mayıs’ta aldığı ve büyük bir çoğunluk tarafından kabul görmeyen kararı karşısında İmamoğlu seçime bir adım daha önde başlamaktadır.

Kamuoyu araştırmaları da bunu net bir şekilde göstermektedir.

İktidar kanadı bu gerçeği gördüğü için elindeki tüm olanakları kullanmak suretiyle, 23 Haziran seçiminden başarılı çıkmanın yollarını aramakta ve kendince bulduğu yollara da başvurmaktan çekinmemektedir.

İktidarın başvurabileceği tüm yollar hesaplanmalı ve gereken önlemler alınmalıdır.
Umut ışıkları giderek etrafı daha fazla aydınlatmaya başlamıştır. 31 Martta gelen baharı, içimizi ısıtan sıcak yaz günleri izleyecektir.

Yeter ki; gündeme hakim olunsun, tuzağa düşülmesin.

Yeter ki; 3Y konusu, yani yasaklar, yoksulluk, yolsuzluk konuları İstanbul seçmenine doğru bir şekilde anlatılsın.

Yeter ki; rehavete kapınılmasın.

Yeter ki; sandığa gidilerek oy kullanılması sağlansın.

Yeter ki; sandığa ve oylara sahip çıkılabilmesi için gereken yapılsın.

Bir kez daha hatırlatıyoruz; umutsuzluk kadar kötü hiç birşey yoktur.

Umut aydınlık günlerin habercisidir.

Umutların tükenmediği, mutluluk rüzgârının giderek arttığı bir ortamda bilinmelidir ki; Her şey çok güzel olacak…

[email protected]

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ