Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,73 / Satış: 6,76
€ EURO → Alış: 7,32 / Satış: 7,35

Üç Silahşorlar: Alevi Evine Densizce Yapılan Saldırı

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 04.12.2019
  • 686 kez okundu

Dinlerin temel amacı sorulsa; düşünebilen her birey insanlığı güzel ahlaka, sarsılamaz adalete, temiz vicdana, engin merhamete davet çağrısı karşılığını verir.

Dünyayı, hayatı ve insani tefekkürü daha iyi kavrayabilmek için; Kuran’ın ilk emri “Oku’’ olmuştur.

İslam tüm bu temel değerleri yücelten tebliğlerle doludur. İnsanlara ortak değerler etrafında tevhid tefekkürü ile yaşamayı öğütler. Helal ile haramın, zulüm ile adaletin, mümin ile münkirin tarifini derinlemesine verir.

İslam’ın, çalmayacaksın, öldürmeyeceksin, zina yapmayacaksın, tefrik yapmayacaksın vs. gibi bazı emirleri vardır.
Her evrede öğrenmeyi, ilmin peşine gitmeyi telkin ve tavsiye eder.

İslam, özüne uygun yaşanmıyor. Çoğu defa ikbal veya benzer Saiklerle menfaat aracı olarak kullanılıyor. En belirgin şekliyle insan eliyle üretilmiş Mezhepler üzerinde yürütülüyor. Mezhepler savaşı, İslam coğrafyasının can yakıcı gündeminden düşmüyor.

Anadolu coğrafyasında da tarihin akışı içerisinde mezhepler insanların inançlarında yer bulmuştur. Sünnilik, Hanefilik, Caferilik, Alevilik gibi mezhepler Anadolu inancının gerçekleridir.

İzmir’de Alevi evine geçen hafta yapılan çirkin saldırı sonrasında, Aleviliğin insana, hayata bakış açısını okurlarımla birkaç satır paylaşmanın yararlı olacağını düşündüm.

Alevilik, Anadolu’muzda İslam gayesi olan hümanizmi önemseyen tarafıyla dikkat çeker. Dünyanın hiçbir yerinde hümanizma yok iken, Alevilikte doğmuştur ve yaşamın temel yasası gibi özümsenmiştir. Vicdanı merkeze alan canların, çok duyarlı hukuk anlayışları vardır. Nefis terbiyeleri, ilahi gönül deryalarının sonsuz sevgileriyle doludur.

Kemale erme yolundan sapmamaya özen gösterir. Kendi kendini zaaflara karşı tembih eder.
Doğruluğun derinliğini, ahlakın yüceliğini, ilmin aydınlığını, irfanın olgunluğunu, ulus olmanın şuur ve gururunu öğretir.

Anadolu’muzda Alevilik tarihi, Hazret-i Mevlâna’yı, Hacı Bektaş-i Veli’yi, Yunus Emre’yi ve Ahi Evran’ı ile birlikte Türk aydınlanmasının nur burçları olarak kaydeder.
Yaşamın bütün yönlerini kapsayan o geniş felsefi yelpazede her ilke, Türk halkının edep anlayışı ve zarafet değerleriyle bezendiğini belirtir.

Anadolu’nun her yöresinde Türk halkına Türkçe ile seslenir; her konuda Türkçe ile halleşir. Duyguları, düşünceleri, deyişleri, heyecanları Türkçe’nin akıcı ve kavrayıcı zenginliğinde doruklaştırır.

Alevilik, ilham ve idrakini, Allah aşkını ve insan sevgisini yüceltir. Vahyin ilahi tebliğinde teslimiyetin hükmüne varılan ihtişamı simgeler.

İslamiyet’in temelinde yer alan aydın ve âdil akıl ile laiklik ruhu, Aleviliğin özünü oluşturur. Bu ruh Alevi tefekkürünün düşüncelerinde hür iradenin ürünü olarak mana ve değer kazanır.

İnanç ile akıl terkibinin mükemmel örneğidir. Bu değerler, sezgi ile fark edilen, ilham ile kavranan, idrak ile olgunlaşan üstünlüklerdir.

Kimsenin, kimseden üstünlüğü olmayan gönül mayasıyla karılmıştır. Her insanı eşit gören hüküm esaslarını önemseyen, dost, dost diye seslenen içtenlikli huşusu vardır.

Geçen hafta İzmir’de bir Alevi evinin duvarına çirkin yazıyı hangi densizlerin yazdığı veya yazdırdığı bir gün ortaya çıkacaktır.
Yüzyıllarca Aleviler, bu toprakların üstünde barış ve adil bir yaşamın hamurunu bıkmadan ve yorulmadan yoğurdular.

Yakın tarihte Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta katledildiler. Kin gütmeden hep adalet aradılar. Yaşam felsefelerinin verdiği ilhamla, ilahi sevginin verdiği kuvvetle acılarını sinelerine gömdüler.

Her zaman, her yerde; “artık bitsin bu kardeş ayrımı, tükensin acılar’’ diye haykırdılar.
Sebepsiz ve durduk yerde kara kalpli yobazların hedeflerine kurban olmaktan kurtulamadılar.

Ciddi yazılan kitaplardan, makalelerden dinin hükümlerini ve Aleviliğin özgünlüğünü öğrenmiş olsalardı veya bir Alevi ailesi tanısalardı; eminim kendi önyargılarından dolayı utanırlardı.

Köşemin son satırlarını Alevi olmayan dostlarıma teşekkür ederek sonlandırmak istiyorum:

Dostlarım; densizlerin işledikleri nefret eylemi karşısında, bunlara geçit vermeyen samimi, kararlı tutum ve ciddi tepkilerinizden dolayı bir Alevi vatandaş olarak hepinize teşekkür ederim.
Atatürk’ün kurduğu bu cennet vatan içinde yaşayan hepimizin, tek ve bir millet olduğumuzu şer odaklarına bir kez daha gösterdiniz.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ