Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,69 / Satış: 6,71
€ EURO → Alış: 7,22 / Satış: 7,25

Üç Silahşorlar: Bugün İngilizlere Soru Yöneltiliyor

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 27.11.2019
  • 536 kez okundu

Tiyatrodaki oyunlar mı hayattan daha sahici yoksa hayatta oynananlar mı tiyatrodan.?

Öyle anlar gelir sizi bu sorunun cevabında zorlar. İki cevapta doğru olabilir, lakin tiyatro oyunu sahicide olabilir, hayatın oyunu da. Ayrım her zaman bizi doğru bir kavşakta buluşturmaz. Ortaya konan nitelik her doğruyu, yanlıştan ayırır.

Tiyatro sahnesi, birey kendini sahici hissedebilmesini sağlayan sayısız repliklerle doludur.

Hayattın sahnesi ise kendini sahteciliğin oyunlarıyla vurgun yiyen hikâyelerle yüklüdür.

Doğu kültürlerinde daha ziyadesiyle gündelik hayatın içinde ikilemde kalmanızı zorlayan sayısız oyunlar tezgâhlanır. Bu oyunların en sık oynandığı alan siyasetin şekillendirildiği zemindir.

Söz sahibi olmak, yetkili bir yere gelmek, makam koltuğuna oturmak gibi ihtirasların, bitmek tükenmek bilmeyen geleneğin çeperlerinde, muhterislerin fırsat kolladığını biliyoruz.

Samimi rekabetçi kültürün kör edildiği; sahteci, yaltakçı gözlerin fır döndüğü bir iklimde, hakkaniyet arayan insanların şaşırmaması, hayrete düşmemesi çok zordur.

Türkiye yıllardan beri bunun sancıları içinde. Kumpasların kimlere karşı kurulacağını vatandaş olarak önceden bilmek mümkün değil.

Tarihin en kahpe kumpasları Fetö üyeleri denilen mahlûklar; TSK’ nın şerefli subaylarına, namuslu gazetecilerine, erdemli bürokratlara karşı kurdular. Kaç kişinin ocağını söndürdüler..

Mayıs 2010 tarihinde ülke, CHP genel başkanını hedef alan kumpasla çalkalanmıştı. Bir yıl sonra yine mayıs ayında bu defa hedefte MHP milletvekilleri vardı. Kurulan kumpasla MHP vekilleri tasfiye edildi.

Geçen günlerde farklı bir tezgâh denendi. Bir köşe yazarının üzerinden tuzak kokan bir iddia gündemimizi sarstı. Yine ülke çalkalandı. Birilerinin şahsi ihtirası, birçok yönden sıkışık durumda olan ülkeyi gerdi. Gündem değişerek, sorunlar-çözümler yerine kumpasın aktörleri ve hedeflerine kilitlendi.

Türkiye’de, ne zamandan itibaren kumpaslara tenezzül ve tevessül edilmeyeceğini bilmek için kâhin olmak gerekir. İçten pazarlıklı, art niyetli, şahsi çıkarcı guruplar olduğu sürece; kumpas, tezgâh, pusu, tuzak gibi namussuzluk oyunları maalesef karşımıza çıkacaktır.

Efendim; geçen hafta Üç silahşorlar olarak kaldığımız yerden devam edelim: Sabri; benim İslam savaşları ile ilgili anlattıklarımın kâfi olduğunu düşündü, Anadolu ve Antakya’da yaşayan Alevilik üzerine odaklanmamı tavsiye etti.

Bayan Valeria; söyleyeceklerinizi merak ediyorum İsmail bey, isterseniz biraz mola verebiliriz.
Pek tabi olur, bir çay-kahve molası hepimize iyi gelir. Bir kaç saatten beri röportaj sürüyor, bu uzunlukta bir aktiflik zihni yorar, dedim.

Cemil gülümsedi. Yorar elbet artık bizler genç değiliz, çabuk yoruluyoruz.

Sabri, Cemil’i tasdikledi. Valeria üçümüzü tebessümle süzdü. Kıdemli diplomat Bayan Smith ise, başını iki yana salladı. Keewean hiçbir tepki vermeden sakin tavırlarıyla herkesi izlemeye devam etti.

Sıcak çaylar, kahveler çabuk geldi. Yudumlamaya başladık. Sabri; misafirlere hitaben soru sordu. Sorunun özeti bizim anlatımlarımızın performansıyla bağlantılı memnuniyeti öğrenmeye yönelikti.

Valaeria’dan; beklentilerimizin üzerinde cevabını aldık. Bayan Smith de; bu soruların batı versiyonunu bir İngiliz’e sorsaydık, bu kadar kapsayıcı cevap alacağımız konusunda şüpheliyim.

İngiltere’yi yöneten insanların, yetkili bürokratların genel kültür kapasitesi oldukça geniştir. Ama sıradan insanların arasından bu kapsamda bilgi almak imkân dahilinde değildir.

Laf lafı açar da ben bu fırsatı kaçırır mıyım hiç.? Onlar üçümüzü konuşturdu. Ben de üçünü konuşturma fırsatını İngilizlerin başta Ortadoğu’ da, Asya’da neler ve nasıl yaptıklarını sormak istedim.

Evet değerli misafirler; size bu mola aralığında soru sormama izin verir misiniz?

Üçü de beklemedikleri bir talep karşısında hayret dolu gözlerle bana baktılar. Cemil ve Sabri’de bu aşamada benim böyle bir soru talebimi şaşkınlıkla karşıladıklarını belli ettiler.

Valeria nazik bir el hareketiyle; Tabi buyurun İsmail bey, sorunuz dedi.

Ben size derin İngiltere tarihi veya İngiliz siyaseti üzerinde zorlayıcı sorular sorma niyetinde değilim. Sadece Ortadoğu bölgesine yirminci yüzyılın başında gelen iki isim üzerine okuduklarımın içeriklerini test etmek için sizden bilgi rica edeceğim. Kimin cevap vereceği önemli değil, üçünüzden her biriniz ayrı ayrı veya biriniz cevap verebilirsiniz.

Birinci sorum: Gertrude Bell size ne anlam ifade eder? İkinci soru: Thomas Edward Lawrence deyince sizde ne çağrışım olur?

Üç İngiliz misafir birbirlerine baktılar. Renk vermek istemediklerini sezinliyordum.

Onları biraz olsun rahatlatmak için; iyi niyetle sorduğumu, çok fazla detaya gerek olmadığını söyledim.

Cevap aldıktan sonra hem Anadolu hem de Arap Aleviliğini anlatacağımı tekrarladım.

Tam beklediğim refleksle; kıdemli diplomat Bayan Smith; ben anlatma gönüllüsü olarak bir adım öne atıyorum, dedi.

Atik davranan Cemil; lütfen anlatınız, dedi.

(Haftaya Çarşamba devam edecek)
[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ