Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Üç Silahşorlar Sınavlardan Geçiyor

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 09.10.2019
  • 296 kez okundu

Medeni yaşamın ürettiği en etkileyici davranış biçimi ve hitabet kurallarının başında ‘’Nezaket’’ gelir. Tanımlama tercihlerinizde buna isterseniz kibarlık, isterseniz incelik şeklini ifade edin. Her tanımın yüceliği, görgü kuralının üstünde vücut bulan nezaket kapısının kollarıdır.

Özellikle geleneksel erkek egemen toplumların oluşturdukları yüzeysel tutumların toz bulutlarında nezaket zerrecikleri dahi görülmez. O toplumun kestikleri racon, biçtikleri rol ‘’Hoyratlıktır.’’ Bir bakıma bu, kabalığın erkeklerin nezdindeki tanımdır.

İnsanın görgü anlayışı ile gönül kapısının en güzide hitabet şekli olan nezaketin hiçbir şart ve koşulda karşıt rakip kavramı veya tanımı yoktur. O kendine has yüceliğiyle insanlar arasında barışçıl bir diyalog kurar. Kendine özgü dile hâkim olanları sevecen haline getirir.

Nezaket; terbiye ahlakının hayatımıza kazandırdığı narin tabiat mührüdür. Bu mührün sihirli özelliği, gönül dostları kazandıran yönünün bizlere yansımasıdır. Lakin nezaketle hitabetin oluşturduğu efsunlu enerji insanoğlunun kalbinde mutlu haleler oluşturur.

Nezaket aslında; uygar dünyada erkek-kadın ayrımı yapmayan ihtişamlı kalıptır. Almanya’da veya Amerika’da aynı kalıbı kullanır. Yolda, sofrada, büroda veya kurumda; her yerde, içtenlikle selamlaşmanın, teşekkür etmenin, rica etmenin kalıpları aynıdır. Aynı ses tonu, aynı vücut dili kullanılır.

Nezaket başka bir bakış açısıyla, parlak bir aklın, zengin bir bilginin terbiye disiplininde, damıtılarak elde edilen davranış ekolüdür.

Üç silahşorların dilekleri; beşeri yaratıcılığın en güzel eserlerinden olan nezaket kurallarına, kadın-erkek demeden riayet edilmesidir.

Efendim, geçen hafta Cemil Kudüs’le birlikte Antakya’mızda ortaya çıkan Hristiyanlığı ruhuna çok uygun bir şekilde anlatıyordu. Anlatışında renkli bir ahenk, sözlerinde dengeli bir uyum vardı.

Hristiyanlığın ilk Antakya’dan yayıldığını söylerken, bu şehrin evladı olmak göğüs kabartıyordu. Çünkü semavi dinlerin ortak özellikleri vardı. Tüm semavi dinler, Hz. İbrahim’i ilk Peygamber sıfatıyla referans alırlar. Bir başka deyişle Hz. İbrahim’in tüm Peygamberlerin atası olduğuna inanılır.

Konuyu dağıtmadan Cemil’in anlattıklarına kulak kesilmeye devam edelim: Hristiyan dinine isim babalığı yapmış bu topraklar, ilk toplu ibadetin de yolunu açmıştır. Malumunuz St. Pierre Kilisesi, orijinal adı Silpius olan ve bizim Habibi Neccar olarak isimlendirdiğimiz dağın bir mağarasında ibadet için kullanılmış. Çok şükür bu ibadet yeri günümüze kadar tahrip olmadan gelmiş.

-Şimdi bu kilise ve Hristiyanlığın yayılması ile ilgili küçük bir detay anlatmama izin verin.

Bayan Valeria: efendim can kulağıyla dinliyoruz.

Cemil devam etti: Sizler eminim bu kiliseyi görmüşsünüzdür. Üst taraflarda oyulmuş pencereler var.
Önce bu kilisenin M.S.30 lu yıllarda, Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Aziz Petrus Hz. İsa’nın ölümünden sonra Hristiyanlığı yaymaya çalıştığı zaman diliminde burayı gizli ibadet yeri olarak seçmiş ve kullanmaya başlamış.

Bu küçük mağara hem ibadet yeri hem de Hristiyanlık öğretilerinin anlatıldığı bir vaaz merkezine dönüşmüş. Pek tabi yeni bir dinin yayılması o günün koşullarında çok tehlikeli olduğundan, Cemaatin Romalılardan kaçmak ve savunma yapmak amacıyla kiliseden yedi metre yüksekliğinde, demin bahsettiğim pencereler oyulmuş. O pencerelerin arka tarafında yine insan eliyle oyulmuş on üç metre derinliğinde tünel kazılmış.

-Kısaca Antakya ile kilise olan St. Pierre Hristiyan inancının Dünya’ya yayılmasında merkez konumu kazanmışlar.

Umarım bu anlattıklarım yeterli olmuştur.

Sabri’nin dudakları ani bir refleksle oynadı, Cemil dedi; yeterli ne demek kitap gibi anlattın, sanki tarih hocalığı yapmış gibi edan vardı. Ben çok beğendim ağzına sağlık, dedi ve devam etti. Önemli olan misafirlerimizin nasıl değerlendirdiğidir.

Bu defa Bayan Valeria’dan önce asistan Keewen söz aldı; Cemil bey ben şahsen okul öğretmeniniz olsaydım emin
Olun bu anlatım zenginliğine yüz üzerinden yüz puan verirdim.

Kıdemli diplomat Bayan Helga; başını öne yaptığı hareketlerle asistan Keewen’la hem fikir olduğunu gösterdi.
Bayan Valeria da; dostlar ben fikrimi önceden söyledim. Çok değerli bir anlatımın değerlendirmesini yapmak bana düşmez. Sizler bir bütün olarak zaten çok değerlisiniz.

Cemil bey sizlere çok teşekkür ederiz. Lütfen siz biraz soluklanın ben şimdi Sabri beye birkaç sorunun cevabının ricasında bulunacağım.
Sabri, buyurun Valeria hanım dedi ve soruyu bekledi.

Bayan Valeria: Sabri bey izin verirseniz size de Antakya tarihi eklemek istediğiniz ve İslam dini üzerine soru soracağım.

Lütfen bu iki soru üzerine düşüncelerinizi bize açıklar mısınız?

Sabri bu sorulara zaten hazırlıklıydı. Kendisi yıllarca bu hususlar üzerinde Antakyalı tabiriyle kafa yormuşluğu vardı.
(Haftaya Çarşamba devam edecek)
[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ