Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Üç Silahşorlar ve Bayan Smith’le Tespitleri

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 17.07.2019
  • 616 kez okundu

Çağrışım, akıl halkaları kavramlarının birbirlerine eklenmesidir.

Söz gelimi din denince akla; Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Muhammed gelir. Bu ilahi tebliğin düşünce boyutundaki çağrışımıdır. İnsan bahsi açılınca akıl, terbiye, haysiyet gibi çağrışımlar öncülük eder. Bu çağrışımlara eklemlendirilecek insani vasıfların yanında diğerleri de hücrelerimizde akar. Ahlak, Edep, Adalet gibi insanın, insanca yaşamanın fazilet çağrışımlarıdır.

Ne var ki başında akıl, sinesinde yürek, kalbinde vicdan olmayan bazı bezirgânlar ilkellikten, cehaletten, terbiyesizlikten ve edepsizlikten kurtulma niyeti göstermiyor.

Hiçbir insani vasıf taşımayan bazı zatlar başına geçirdiği sarıkla, üstüne giydiği cübbeyle, yüzünde çember sakalla bizlere sözde dini beyanat buyuruyorlar!

Kendi edepsiz yaklaşımlarını, bizlere dikte etme şarlatanlığından vazgeçmiyorlar.

Şarlatanlıkları kâh  “altı yaşında bir kızla evlenmek caizdir” diyerek dışa vuruyorlar, kâh ‘’kocasına ismi ile hitap eden kadın cehennemliktir” şeklinde kusuyorlar.

Bu ilkel haydutların cehalet heybelerinden adilik çıkmadığı bir gün yok gibi. Hepsinin ortak özelliklerinden biri yüce dini peçeleyerek, ‘’kadın üzerinden’’ bezirgânlık yapmaları.. İslam’ı deforme ederek yerine kadını değersizleştiren, toplumun gelişmesini engelleyen bu şarlatanlar, kendilerinin de bir ‘’Kadın’’ tarafından doğurulduğunun ahlaki idrak ve havsaladan habersiz yaşıyorlar.

Nasipli insanlarda ‘’Kadın’’ denince; önce ayakları öpülesi bir  “Anne” gelir. Bunu ardıl sıra, saygı hak bir abla, dünya tatlısı bir kız çocuğu, muhterem bir eş çağrışım yapar. Ahlak ve edebin azami ölçüsü budur. Bunun ötesi berisi sapıklıktır, namussuzluktur.

Üç Silahşorlar hassas konular üzerinde son derce duyarlıdırlar. Toplumu yakından ilgilendiren mevzularda çizgileri
son derece nettir. Yaşantımıza rahatsızlık veren her türlü suiistimallerin karşısındadır.

Geçen hafta Bayan Smith ile Mecal restoranda yüz yüze tanışma betimlemesi yarım kalmıştı. Bayan Smith’in güzelliği büyüleyici bir hava yaratmıştı. Her genç erkeğin hayallerini süsleyen renkler ve ahenkler Bayan Smith’in canlı varlığına sanki Tanrı armağanıydı.

Restoranda Bayan Smith’e eşlik eden bir bayan ve bir bay ile hala ayaktaydık. Başrolde Bayan Smith’in olduğu canlılığında, ataklığında sezinleniyordu.
Tez canla; Efendim bu iki arkadaşım, bana yardım amacıyla refakat ediyorlar. Bay Garner benim kreşten beri arkadaşım aynı zamanda üniversiteye gidene kadar komşum. Bu da Bayan Hilga. Bayan Hilga İngiltere dış işleri Bakanlığında kıdemli diplomattır. Uzun süre Ankara büyükelçiliğimizde çalışmıştır. Benim Ortadoğu çalışmalarımda çok yardımı dokunmuştur. Bölgede hemen hemen her yeri bilir. Sorun çözmede üstüne yoktur. Baylar, iki arkadaşım da benim kadar Türkçe bilgisine sahiptir. Diyalog kurmada düşüncelerimizi ifade etmede hiçbir zorluk yaşamayacağımızdan eminim.

Üç silahşorlar nazik mimik hareketleriyle memnuniyet duyduğumuzu ifade ettik.

Ayakta durur vaziyette iken restorandın bir köşesinde oturmuş üç kişi meraklı gözlerini bizlere dikmiş, kendi aralarında yorum yaptıklarını belli ediyorlardı. Bu gayet doğaldı, lakin üç yabancı insanın, üç yerli insanla dört beş dakika ayakta sohbet etmeleri rutin vaka-i adiyeden değildi.

Nihayet karşılıklı bir şekilde masaya yerleştik. Ben ortaya, karşımda Bayan Smith, Cemil sağımda, karşısına Bayan Hilga, Sabri sol tarafımda, karşısına ise Bay Garner oturdu.

İçinde bulunduğumuz ortam bende tarihi an hissi yarattı, sanki iki ülke arasında diplomatik bir toplantı tertibi almış ve müzakere etmeğe hazır bekleyen resmi görevliler gibiydik.

Sağımda oturan Cemil’e kısık sesle: Misafirlerimize resmi bir hoş geldiniz konuşması uygun olacağı düşüncemi aktardım. Her zaman nutukta on numara olan Cemil, Sabri’nin bu görevi daha iyi ifa edeceğini söyledi. Sabri itiraz etmeden ve sözü fazla uzatmadan ayağa kalktı.

Son derece samimi ve zarif cümlelerle duygularını, düşüncelerini ifade etti.

Sabri Özetle: Bayanlar ve Baylar sizleri arkadaşlarım ve memleketim adına selamlıyorum. Aslında her iki arkadaşım iyi hatiptirler, ama bugün bende karar kıldılar.

Efendim Ülkemize, Antakya’mıza hoş geldiniz. Bu topraklara ayak bastığınız andan itibaren bizim sadece misafirimiz değil aynı zamanda kardeşimizsiniz. Bizim anlayışımız kültürümüzden gelir. Bizim kültür ise asırlar boyunca mayalanan birikimlerin ürünüdür. Akılla, izanla, irfanla harmanlanmış; sevgi ile saygı ile hürmet ile karılmıştır.

İşte bu kültür Antakya’mızı beşeri tarihte medeniyetin, uygarlığın merkezine konumlandırmıştır.

Antakya derin bir tarihtir. Antakya ilk inançtır. Antakya ebedi barıştır. Antakya kardeşlik hukukudur.

Bu muhteşem yaşam kültürünün temel bileşkeleri çok zengindir. Eminim sizler de Antakya’mız ile ilgili ön bilgiye sahipsiniz. Şunu arz edeyim önbilgi ayrıdır, bizzat görmek yaşamak, hissetmek ayrıdır.
Sizleri tekrar samimiyetle selamlıyorum.

İnsanın bazen dikkat kesilmesinden lal olduğu anlar vardır.

Sabri’nin hitap ustalığı karşısında masada oturan hepimizin bir dakikalığına dilimiz lal olmuştu.

Sanki bir saygı duruşu merasiminde bir dakika süresince hitabete saygımızı sunmuştuk.

Bayan Smith’in cevap niteliğinde düşüncesini anlatmak için memnuniyet ifade eden bir yüzle ayağa kalktı.

Türk Beyleri, sevgili Antakyalı dostlarım. Türklerin misafirperver, civanmert olduklarını biliyorum. Şunu ifade etmeme izin verin. Mesleğim itibarıyla onlarca ülkeye seyahat ettim, insanlar tanıdım. Hiç bir yerde burada olduğu gibi etkilenmedim. Kısaca hayran oldum. Sizi ilk izlediğim canlı yayında çok etkilenmiştim. Yanılmadım. Önümüzdeki zamanlarda hayranlığımın zirveye çıkacağına eminim.

(Haftaya Çarşamba devam edecek)

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ