Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Üç Silahşorların Hamamda Lobi Keşfi.

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 30.01.2019
  • 527 kez okundu

Geçen haftadan sarkan üç silahşorun mizahvari macerasına devam edelim..

Hamamda beş dakka içinde İsmail’in Cemil tarafından yediği fırçalar Antekye’den Bağdat’a kadar yol olur valla.. Neyse mizahın anası zaten tatlıca fırçalamak değil mi? Unutak fırça mırçayıda önümüze bakak kardaş.Hep yeni hadiseler ortaya çıkıyor. Meseleler uzuyor, yaz babam yaz bitmiyor.

Soyunma yerinde üçümüz peştamalcıya baktık. Peştamal kurutulan yerin hemen yanında çay ocağı ve ocağa komşuluk yapan taze meyve reyonunu gördük. Alt cezvenin ağzından çıkan hafif buhar göze çarparken, taze meyvelerin bulunduğu yerde portakal, mandalina ve elmaların askeri nizamda diziliş görüntüsü vermesi dikkate değerdi.

Peştamalcı hemencecik hizmetini yerine getirmek için yanımıza geldi ve hamam üniforması tabir ettiğimiz peştamallarımızı giymemizi sağladı. Ben Cemil ile Sabri’ye dönerek ;beyler bu kadar cırlamanızdan sonra ağzımız tatlandırıp hamamın kese ve yıkanma bölümüne girelim dedim. Aslında bu kadar cırlamanız karşısında taş bile çatlar ama neyse,ben yine bir şey demiyom.

Meyvacıya bir el ettim ,hemen yanımıza geldi buyrun abiciğim dedi.

Portakalın,mandalinan tatlı mı ustam dedim.
Datlıdır sayın abim dedi. Peki bizlere birer portakal, birer mandalına soyarak getir misin? dedim.

Birden yüzünün şekli değişti. Abi dedi siz kese yaptırıcı mısınız? diye sordu.

Evet tabi yaptırıcık dedik.

Yok abi size portakal mandalina veremem dedi.
Bre kardaş anlamadık, niye diye sorduk. Keseci abi, keseci dedi, bana yasak koydu. Eğer birileri kese yaptırıcısa, öncesinde portakal mandalina verme dedi. Yoksa senin canına okurum dedi.

Daha açık konuş bu nedir,niyedir yav anlamadık dedik.

Abi dedi,bu istediğiniz iki meyva gaz yapomuş.Özellikle hamam içinde vücut, sıcakla buluşunca,ağızdan yediğin mayva alttan orkestra gibi susmuyo.Zart zort,zart zort diye sesler çıko. Kokusu tellakları bayılto. Müşterilerin bazıları hamama gelmeden dışarda kilo kilo portakal mandalina greyfut falan yiyorlar,öyle hamama gelolar.

-Sonracığıma hamamda olup biteni ne siz sorun ben ben söyleyim. Tellaklar bu yelleme taaruzuna karşı çaresiz. Önlem olarak gaz maskesi giymek istiyo.Ama içerisi sıcak ve çok buhar var deyin giyemiyolar.Ne yapsınlar sinirlenip kavga edolar bu gibi müşterilerden.

-Valla abiler öylelerini gördüm ki, hamama girer girmez başlıyorlar yellenmeye sanki taaruz zannedersin. İki saat içerde kaldıktan sonra çıkınca yine durmuyor taaruzları. Öyle ki dünya yellenme olimpiyatlarına idman yapolar diynime.

-Valla abiciğim kusura bakmayın,beni yağnış anlamayın, size bu meyvalardan anca sizler yıkandıktan sonra veririm. Yıkanmadan önce olmaz sayın abilerim.Çay,kahve,hatta dışardan size züngül getireyim,başım üstüne.

Benim, Cemil’in ve Sabri’nin yüzüne hayretle,şaşkınlıkla karışmış gülümseme oturdu.

Şaşkınlıktan ilk sıyrılan ben oldum. Meyvacıya peki anladım dedim,sordum kardaş,adın ne?. Ahmet dedi.

Ahmet efendi,sana bir soru soracağım. Sen gaz yapan meyvaları önlem olarak bize şimcik vermiyon.Peki
dışarda yeyipte buraya gelenlere karşı ne yaponuz?

Ah sayın abim dedi.Sizin isimlerinizi söyler misizniz? diye sordu.
Ben İsmail,bu Cemil,bu da Sabri dedim.

-Bakın abilerim ellerinizden öperim, sizler benden büyüksünüz. Şuracıkta şimdi tanıştık, ama samimiyetimle söyleyim, kanım size kaynadı valla. Ondandır size açık,açık konuşom.
-Hamam sahibine dedik ki, Şu girişe bir levha as, üstüne de hamam kurallarını yaz.

-Birinci kuralda,hamama kuru fasulye, portakal, greyfut, mandalina yiyerekten girilmez deyin yaz dedik, diynetemedik patrona.
İkna etmeye çalıştık, sözümüzü sanki duvara anlattık.

-Kene hepimiz dedik ki patron gözünü seveyim bak, her yerde işyeri kuralları var. Dikkat buyur, gençlerin gittiği mekanlar var, orada kapıda kocaman ‘’Damsız girilmez’’ yazo.Bilmem ne mağazalarda ‘’Dondurmayla girilmez’’ yazo. Başka efendim ne söyleyim,hah lokantalarda ‘’Köpekle girilmez‘’ yazo.

Hepisini aynattık kene hatta resimlerini gösterdik nuh diyo peygamber demiyor.

Valla sayın abiler,size bir şey söyleyim mi? Ben bazen bizim patrondan şüphelenom. Acaba diyom kendi kendime bu dünyada çok lobi falan var ya, Faiz lobisi, Dolar lobisi falan ..acep diyom ,bizim bu patron Tellenme lobisinin içinde olmasın.

Vallada şüphelenom billada şüphelenom.

Eyvah dedim kendi kendime, vay başımıza gelenler, bu yaştan sonra böyle bir lobinin varlığını kalmıştı bilmediğimiz, onu da hamam sayesinde öğrenmiş olduk!

(Haftaya Çarşamba devam edecek)
[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ