Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Üç Silahşorler Hamam Önünde

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 16.01.2019
  • 293 kez okundu

Geçen hafta Sabri’nin gördüğü rüya üzerine üçümüz akşam vakti yağan sağanak yağmurun altında hamam sefası için önce apar topar evlerimize gidip eşyalarımızı bir çırpıda hazırladık. Vakit kaybetmeden hamamın yolunu tuttuk. Şiddetle çakan şimşeklerin, durmaksızın yağan yağmurun etkisinden olsa gerek, yollar tenhaydı.

Hamamın önüne geldiğimizde durdum. Zira içimi saran duygu yoğunluğu yaşadım. Anımsamalar, hatıralar tüm benliğimde canlanmışlardı. Evlerimizde o dönemler banyo yoktu. Kış aylarında hamam hem bir eğlence, hem dinlence, hem her türlü arınma yeri, mabediydi. Dolayısıyla kültürümüzün belki en renkli mekânlarından biriydi.

Bir an Sabri, Cemil ve ben karşılıklı gözlerimizin içlerine baktık. Üçümüzde de benzer hatıraların canlandığı hissiyatın havasını soluklar gibiydik.

Aramızda Cemil sessizliği bozan ilk kişi oldu. Ben dedi, ilkokula gitmeden önce annem ve ablalarımla hemen hemen her hafta gelirdim.

Sabri atıldı: Siz şanlısınız şehirde oturuyorsunuz benim çocukluğum köyde geçti. Biz ancak bayram arifelerinde gelir saatlerce hamamda kalırdık.

İsmail sen hamama yakınlık bakımından bizlere göre daha şanlıydın, zira hamamla eviniz arasında 300-400 metrelik bir mesafe vardı.

Ben yavaşça hamamın girişine doğru hamle yaptım. Sabri’nin askeri emir kipi ses yüksekliğinde ‘’Dur’ sesiyle ürperdim.

-Kimse hareket etmesin. En önce hamama ben gireceğim, sizler arkamdan geleceksiniz.!

-Hamamla ilgili benim kendime göre inançlarım var. Bir kere sol ayakla hamamın kapısından içeri gireceğiz. Sol tarafımız daha akıllıdır. Sağ tarafımız ise daha güçlüdür, solu takip edip sağ gelecek, dolayısıyla akıl, güçle karılmış bir harç oluşacak, bu harçla tüm üzerimizde dolaşan kötülükleri gömeceğiz.

-Sabri dedim, sen kafayı mı yedin, sen bu aralar meslek değiştirip medyumluğa mı merak sardın?

Cemil benim söylemim üzerine araya girdi: Ooo Sabri, sen ne aradır batıl inançların çamuruna bulandın. Aman ha kendine mukayyet ol, maazallah böyle devam edersen aklını tırlatırsın. Her hususu hayra yormak isterim ama batıl inançlarına beni karıştırma emi, canım kardeşim. Zaten aklımın yarısını günlük zorlu koşuşturmalara kurban ediyor, kalan yarısıyla zar zor kendime yettirip hayata tutunmaya çalışıyorum. Şimdi de senin batıl inançların dalgalarını taşıyamam. Sana da tavsiyem kendini bu tür inançlara kaptırma, tamam mı ciğerim kardeşim.

Cemilin tepkisi üzerine Sabri biraz bozulur gibi oldu. Arkadaşlar dedi; bir benim düşüncelerim batıl inançla alakalı değil. Benim düşüncelerim tamamen psikolojik. Madem hamam kapısının önünde anılarımızı tazeliyoruz..

O vakit anılarımız arasında bizlere küçük yaşta belletilmeye çalışılan tavsiyeleri aklınıza getirin, bakalım neler diyeceksiniz.

Çok kısa değineceğim; akşamları tırnak kesilmez denmez miydi? Denirdi, değil mi? Cuma günleri çamaşır yıkanmaz denirdi. İki bayram arasında düğün olmaz denirdi. Tüm bu ve buna benzer olayları belki de yüzyıllardır batıl inançların ürünleri olarak telakki ettik.

Belki de şekil itibariyle batıl inanç nitelene bilinir. Ama acaba insanlar kendilerine huzur veren ve başka hiç kimseye zararı dokunmayan düşünceleri psikolog gözüyle nasıl yorumlanır, bilir misiniz?

Yoo dedik, hiç aklımıza böyle bir şey gelmedi.

Sabri başladı anlatmaya; Cemil demin sende yarım akıl kaldığını söylüyorsun. İsmail senin durumun farklı mı? Yok, aşağı yukarı hepimiz aklımızın bir bölümünü kaybettik.

Siz psikoloji kitaplarına bir göz atmış olsaydınız bana hak verirdiniz. Bakınız; ruh hekimleri, evlerimizin eşyalarının yerlerini değiştirin tavsiyesinde bulunuyor. Ayrıca oturma odasının renginin açık, çocukların odalarının renklerini soğan sarısı, yatak odasının renginin koyu tonlarda olmasını telkin ediyor. Şimdi siz onlara Batıl inanç demiyorsunuz da, benim kırk yılda bir hamama sol ayakla girmek istememe kafa buluyorsunuz.

Bir kaç gün önce MHP genel başkanı Devlet Bahçeli’nin, ruh sağlığı bakanlığı kurulmalı tavsiyesi boşuna sanmayın!

Memlekette oluşan kriz atmosferleri kimde akıl bıraktı ki? Bahçeli memlekette ahalinin akıl ve ruh sağlığının bozulduğunu fark etmiş olsa gerek. Yakında her yerde acilen akıl hastaneleri kurulur gari. (!)

Bırakın beni nasıl kendimi rahat hissediyorsam öyle adımlarımı atayım, elleşmeyin, hayata gırgır meşrep takılayım.

Sizlere de tavsiye ederim. Zira yurdum insanı preslene, preslene tosta benzeşti. Biz de limon gibi sıkılarak suyumuz hatta posamız çıkarıldı. Ben bugüne kadar çok düşüp kalktım, birden çok krizler yaşadım, ama bu ölçekte bir kriz görmedim.

Aklımızı başımızdan alan, ruhumuzu sarsan şiddette ve etkide. Bir yarım aklımız kaldı onu da eller almasın aman.

Ya latif, daha hamama girmeden bu kadar felsefe parçaladıysak, acaba hamam içinde ne olur, Allah bilir.

Haftaya Çarşamba devam edecek

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ