Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

Üç Silahşorun Hamamda İyi İnsan ve Sağlık Temennisi

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 06.02.2019
  • 396 kez okundu

Hayatta atığımız her adım bizlere yeni keşiflerin kapısını aralar. Bu keşif yolculuğunda bazen hak teslim eden kadirşinaslığı görür, duygulanırız. Bazen ise hak gaspının zorbalığında üzülür, dertleniriz.

Büyüklerimizin ‘’Allah hep iyilerle karşılaştırsın’’, ‘’Allah sağlık afiyet versin’’ temennisi kuru bir cümleden ibaret değildir. Hayatın her merhalesinden süzülmüş insanların ortak beyanıdır. İyi insanlarla bir arada bulunmanın beraberinde getirdiği güç ve iradeyle, yardımlaşarak, omuzlarımızda taşıdığımız ağır yükleri hafifletme ilanıdır.

Şimdi diyeceksiniz ki, yukarıda yazdığın duygu yüklü satırların mizah sayfasında işi ne?

Hayatımızı birbirine bağlayanlar zıtlıklar değil midir? Öğlen cenazesinde bir insanın üzülürken, kısa bir sonra başka bir insanın düğününde sevinçli halimizi dışa vurmuyor muyuz?

Şarkılarda, türkülerde hüzünle başlayan gazeller, uzun havalar başımızı dumanlarken bir tık sonra hareketli ritimlerle oynayarak coşan bir uyum var kişioğlunda.

Hayatın evreleri hamamda da farklı değil aslında. Mizah yazılarımın konusunun merkez zemini hamam olsa dahi, orada da sevinç ve hüzün kol kola arkadaşça beraber yürürler.

Geçen hafta hamamda yeni bir lobinin keşfi ile karşılaştığımızı hatırlatarak devam edelim:

En nihayetinde soyunma yerinden yavaşça aşağı indik. Niyetimiz önce sıcak göbek taşı üzerinde uzanmak ve terlemek. Ardından kese, lif, masaj gibi keyif veren sağlıklı ve hayırlı aktiviteler yaptırarak Sabri’nin rüyasını yerine getirmekti.

Peştamallar üzerimizde sarılı halde nasıl durduğunu merak ettim. Eyvah, eyvah dedim, Cemilin göbeğini görünce. Cemilin göbeği peştamalın en üst tarafından yere doğru nanik yapan bir şekli almış.

Sabri’nin formda hali ise görülmeye değer bir poz gibiydi. Beslenmesine, sporuna dikkat etmenin semeresi ortaya çıkmıştı. Ben, kendi şeklimi betimlemeye çekindiğimi söyleyeyim.

Yavaş yavaş hamamın içine girerken benim biraz muzurluğum tuttu. Cemil’in beni fırçalamasının rövanşını alma fikri kafamda çaktı. Cemil’e takılmalı ve fırçalayarak biraz rahatlamalıydım. Birden Canan Karatay hocadan rol kapma hinliğine girdim.

Cemil dedim, hayrola bu göbek sarkması da neyin nesi? Sen bu göbekle bu fazla kilolarla, bu kabarmış yağların sağlığını nasıl bozduğunun farkında değil misin? Üstelik görüntüsü berbat, şu hale bak, neye benzediğini söylemeye dilim varmıyor.

Gençlik yıllarında kınından çıkan kılıç gibiydin. Şimdi dolma kalem gibi olmuşsun. Yarından tezi yok diyete ve spora başlamanı sağlayacağım. Karatay hocayı arayıp seni haşlayıp zayıflatmasını isteyeceğim.
Ben ve Sabri sana, beslenme alışkanlıklarını külliyen değiştir, sporunu eksik etme diye, diye dilimizde tüy bitti.

Söylenmeye devam ettim; Canan Karatay hoca seni böyle görse mutlaka değnekten kovalardı valla. Şeker, ekmek, kızartma gibi zararlı yiyeceklerin tüketimini zinhar yasaklardı. Belki de ağzının kenarını dikerek, hem fazla yemeni hem de fazla konuşmanı engellerdi.!

Ters ters bana baktı Cemil. Bana bak dedi; senin niyetin bozuk. Bana böyle diklenme, tepemi de attırma. Bir habbe akılla yaşıyorum, onu da başımdan alma. Tamam, ikinize göre biraz şişmanım, sağlığıma dikkat etmem gerektiğini biliyorum, ama bu stresli atmosferin, moral bozukluğunun tavan yapmasının ürünü bu göbek. Anası da, babası da stres. Stres tüm benliğimi esir alıyor, beni şişiriyor.

Haklısın Cemil dedim. Stres tüm kötülüklerin anası, hatta çağımızın melun hastalığı. Ama öte taraftan kendimizi salıp ta stresin eline bırakırsak tümden diğer hastalıklara davetiye çıkarmış oluruz.

Sabri lafa girdi; hop, hop sakin olun beyler, birbirimizin moralini bozmayalım, esas birbirimize moral vermemize ihtiyaç duyduğumuz renksiz bir zamandayız. Karanlığı boğup aydınlığa çıkmamızı sağlayan motivasyona ihtiyacımız var.
Bunun için stresi yenecek kuvvet lazım bize. Neşeyi hedefleyip küreklere asılmalıyız. Kürek çektikçe stresten uzaklaşacak, iç huzur merkezimize yaklaşacağız.

Haklısın Sabri diyerek sohbet topuna girdim: Sağlık, insanın en büyük hazinesidir. Sağlık olmadan dünyada hiçbir varlığının kıymeti olmaz. Sağlımızın muhafazası için elbette yeme içmemize dikkat edeceğiz, fiziki egzersizleri yapacağız. Lakin mental egzersizler en az fiziki egzersizler kadar önemlidir. Zira insanları şafağa ulaştıracak en etkili metotlardan biri gülümsemedir. Gülme ve neşe bulaşıcıdır. Ben gülersem etrafımdaki insanlara sirayet eder. Etrafımızda gülenler varsa keza bize bulaşır, hayat daha sağlıklı ve anlamlı olur.

Başta yazdıklarımın karşılığı yine önümüze çıktı. İyi insan ile karşılaştığımızda, sağlığımızı da, ruhumuzu da etkiliyor.
Bizi tüm olumlu enerjisiyle kucaklıyor.
Kalbimizi, gönlümüzü ferahlatıyor.
Kötülüğün alayına karşı panzehir salgılatıyor.

Allah hepimizi her yerde ve her zaman hep iyilerle karşılaştırsın.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ