Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,64 / Satış: 6,66
€ EURO → Alış: 7,27 / Satış: 7,30

Ülkemizde Hak Gaspı

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 13.05.2019
  • 506 kez okundu

İnsan bir mikro organizmadır. Doğal süreçler içerisinde büyür, gelişir; hayatını idame ettirir. Tüm organların kusursuz çalışması fonksiyonlarının görevlerini eksiksiz yapması sağlığına iyi bakması, diğer bir ifadeyle sağlığını iyi yönetmesi esastır.

Bilinçli ve ilmen kendine baktığı oranda sağlıklı hali devam eder. Güç toplar. Gücünü iyi kullanması maiyetinde yaşayanları da olumlu şekilde etkiler.

Pek tabii vücut bazı zamanlar rahatsızlanabilir. Bazı hastalık dereceleri görülebilir. Ateş çıkar, tansiyon çıkar, iner vs.

Yüksek ateş insanın bağışıklık sitemini çökertir. Yüksek tansiyon felce sebebiyet verir. İnsana ait bu rahatsızlıklara zamanında makul şekilde müdahale edilmezse vücut mahvolur.

Burada önemli olan önleyici bir sistem oluşturmak insan sağlığını etkileyen zararlı yapıyı önleyerek, bünyeyi tehdit eden dahili ve harici tehlikeleri savuşturmaktır.

Devlet yapıları da canlı organizmalardır. Onlar da kendilerine özgü sistem içerisinde hayat bulurlar. Sistemleri ne kadar sağlıklı kurulursa o denli her açıdan güçlü hale gelirler. Gücün ana kaynağı milli egemenlik temelli adaletli yapıdır. Adaletin olmadığı, hukukun işlemediği devlet kurumlarının demokratik yapısından bahsetmek lafı güzaftır.

Hukuk, insanoğlunun uzun yılların acılılarıyla ürettikleri evrensel değerdir. Yeryüzünde yaşayan her insana lazımdır.

Ne hazin ki; devletlerin çifte standartlı hukuk uygulamaları vatandaşlar indinde derin yaralar açmaya devam ediyor.

Bizim ülkede adalet duygusu zayıflatılmış, hukukun üstünlüğü ilkesi yok sayılmış içler acısı durumda.

Devletin kurumları hukuka yaslanamamanın çilesini hepimize ödetiyor.

En son yerel seçimlerde İstanbul özelinde hukuk garabetinin en koyu tonunu, akla zarar sonucunu gördük.

Yıllar yılı özlemini çektiğimiz demokrasinin son burcu olan sandık, hukuk eliyle yıkıldı. Vatandaşın seçim tercihi iğdiş edildi. Hayatın doğal akışına ters, mantık kurallarına aykırı, ahlaka mugayir gerekçeyle ve zorlama bir kararla İmamoğlu’nun sandıkta kazandığı seçim iptal edildi.

Ülkemizde hak teslimiyeti en büyük kadirşinaslık olarak telakki edilirdi. Hak eden hiç kimsenin nereden geldiğine nereye gittiğine bakılmaksızın hakkı teslim eden bir terbiye düzeni vardı. İnsan vicdanının en doruk noktası, hakkı hak sahibine vermekti.

Hak gaspı ise en büyük günah olarak addedilir, halk nezdinde ayıplanırdı. İnsan vicdanının asla kabul etmediği bu durum karşısında gaspçılar zillet durumuna düşer, dışlanırlardı.

Hz. İsa’nın; ’Sezar’ın Hakkı Sezar’a, Tanrı’nın Hakkı Tanrı’ya’’ verilmeli şeklinde iki bin yıllık tarihsel deyimi, soylu adaletin timsalidir.

Hak dini İslam’da ise, Kul hakkı yenmemesi üzerinde hassasiyetle durulur. Hadislerde Yüce Rabbimiz, ‘’Mahşerde Sakın Ola ki Benim Önüme Kul Hakkı Yemiş Vaziyette Gelmeyiniz’’ diye buyurur.

Anadolu’da tasavvuf ehli, ‘Hak değince akarsular durur’’ diyerek, adaletin faziletline vurgu yapar.

İster ilahi buyrukta, ister beşeri kavşakta, hak gaspının, hukuk çiğnenmesinin, adalet zedelenmesinin affı ve telafisi yoktur. Kesin ve keskinliğiyle hem Kutsal Kitaplarda hem de Anayasa kitaplarında yer alır.

Hukuk kimin lehinde veya aleyhinde karar verirse versin, mutlaka adaletle tartılmalı ve öyle dağıtılmalıdır. Hukukun üstünlüğü, adaletin terazisi devlet düzeninde ana referansımız olmalı.
Aksi takdirde devletin tüm organları zedelenir, içeride çürüme başlar. Bununla birlikte güç kaybına uğrar, mikro organizmalar gibi hastalanır. Bağışıklık sistemi çöker. Yatağa düşer. Başkalarının ellerine, insafına mahkûm olur. Dış dünyada irtifa ve itibar kaybeder.

Adaleti, hukuk düzeni alarm veren ülke medeniyet sahasında yok hükmündedir. Kendi ülkesinde bugün hukuku katledenler, yarın kendilerinin de bu hukuka ihtiyaç duyacaklarını unutmamalıdırlar.

Sağlıklı bir yapı oluşturmanın ve düzeltmenin ana reçetesi, Hukukun üstünlüğü prensibidir. Adaleti yurt sathının her köşesinde tesis etmektir.

Yönetenlerimiz; yazık, bu büyük ülkeye çok yazık ediyorsunuz. Hukuksuzluğun bedelini, adaletsizliğin acısını, itibarsızlığın utancını top yekûn hepimize yaşatıyorsunuz.

Ülkem için; yarınların karanlığını yırtan aydınlık şafak renginin hayalini kurdum. Belki adil ve dürüst insanlara şafak bugün, belki de yarın doğacak.

Zamanı tam bilemem ama hakla, hukukla; adaletle beraber HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK.
[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ