Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 8,66 / Satış: 8,69
€ EURO → Alış: 10,31 / Satış: 10,35

Unutulmayan Günler….

Nabi İnal
Nabi İnal
  • 20.04.2021
  • 257 kez okundu

Bazı günler ve tarihler vardır ki; Üzerinden uzun yıllar geçse de hafızalardan silinmez, unutulmaz ve aksine her geçen gün değeri biraz daha artmak suretiyle belleklerdeki canlılığını ve tazeliğini korumaya devam eder.

İşte bunlardan biri de köy enstitüleridir.

Bu nedenle 17 Nisan 1940 tarihi unutulmayan günler arasında tarih sayfalarında üstün ve saygın yerini almış bulunmaktadır.

Bundan 81 yıl önce 17 Nisan 1940 tarihinde 3803 sayılı yasa ile ilkokul öğretmenleri yetiştirmek üzere köy enstitüleri kurulmuş ve yaşama geçirilmiş idi.

Kısa sürede yurdun dört bir yanında kurulan köy enstitülerinin sayısı 21 oldu. Daha önce köy öğretmen okulu olarak kurulan kızılçullu, kepirtepe ve Gölköy okulları da bu sayıya dahildir.

Bu okullarda sadece eğitim yapılmıyor, aynı zamanda öğrencilerle birlikte müdür ve öğretmenlerin katılımı ile tarih, sanat, kültür, el becerileri ve benzerleri eğitimlerde uygulamalı olarak yapılmak suretiyle, gereken bilgiler ve beceriler öğrencilere kazandırılarak, ileriki zaman dilimi içerisinde öğrendiklerini gittikleri yerlerde ve yörelerde uygulamaya koymak suretiyle ülkenin her yönden kalkınmasına yardımcı olacak bir durumun ortaya çıkması sağlanıyordu.

Köy enstitüleri tamamen yerli bir model idi. Yani hiçbir şekilde başka ülkelerden alınmış ve uygulamaya konulmuş bir eğitim sistemi değildi.

Köy enstitülerinde okuyan köy çocukları, benliklerini bularak ve öğrendiklerini gittikleri yerlerde uygulamaya koyarak, genç Türkiye Cumhuriyetinin kısa sürede çağdaş uygar ülkeler arasında yer almasına büyük katkı sağladılar.

Ama ne yazık ki; Köy enstitülerinin bu denli yapıcı ürün vermesi bazılarını rahatsız etmiş ve köy çocuklarının, dolayısı ile köylülerin aydınlanmasını, görüşlerini açıklamasını, konuşmasını, okumasını, yazmasını istemedikleri için tepkilerini ortaya koymaya başlamışlardı.

Nitekim bu yoldaki tepkiler zaman içinde etkisini göstermiş ve sonunda 27 Ocak 1954 tarihinde köy enstitüleri kapatılmıştır.

Köy enstitülerinin kapatılması ile birlikte eğitim dünyamızda da büyük kayıpların oluşmasına neden olacak adımlar atılmaya, uygulamalarda bulunulmaya başlanılmıştır.

Oysaki köy enstitüleri kapatılmasa ve işlevini sürdürmeye devam etse idi, bugün karşılaştığımız olumsuzlukların hemen büyük bir çoğunluğu ortaya çıkmayacak ya da üstesinden gelinecek bir yol ve yöntem oluşturulabilecek idi.

Kısa süre içinde bu okullarda 17.251 köy öğretmeni yetişmiş ve yurdun dört bir yanına dağılarak çağdaş, aydın, konuşan, okuyan ve ülkesini seven bireylerin yetişmesi yolunda çaba sarf etmeye başlamışlardır.

Köy enstitüleri Hasan Ali Yücel’in, Milli eğitim bakanı olduğu bir dönemde, İsmail Hakkı Tonguç’un genel müdürlüğü altında yaşama geçirilmiş, geliştirilmiş ve ürün vermeye başlar hale getirilmiştir.

Bu nedenle başta Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç olmak üzere köy enstitülerinin kuruluşunda, gelişmesinde ve ürün vermesinde katkısı bulunupta aramızdan ayrılanlara tanrıdan rahmet diliyor ve nur içinde yatın diyoruz.

Tüm dünyanın bizden örnek aldığı köy enstitülerini kapatmak suretiyle milli eğitimimize ve özellikle kırsal kesimin kalkınmasına, gelişmesine engel olanların ne kadar yanlış bir adım attıklarını bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

Köy enstitüleri kapatılmış olsa bile, saçılan tohumların verdiği ürünler bugünde yurdun dört bir tarafında meyve vermeye başlamıştır.

Temennimiz köy enstitülerinin yeniden hayata geçirilerek eğitim dünyamıza büyük katkıda bulunmalarının sağlanması yolunda olumlu adımlar atılmaya başlanmasıdır…

[email protected]

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ