Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 9,26 / Satış: 9,30
€ EURO → Alış: 10,73 / Satış: 10,77

Yangınlardan Sağduyuya Çağrı

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 09.08.2021
  • 380 kez okundu

Ağaçlar vardır, ayın denize vurduğu şavkı gövdesinde toplar. Gündüz güneşin, gece ayın himayesinde filizlenir. Toprakları kavrayan köklerinden, sayısız dallarından yemyeşil yapraklar açar.

Cehennemde yanan ifrit gibi, on yıl alevlerde yavaş yavaş büyür ve güneşte parlayan görkemli orman anıtı olur. On yıllarca aydan aldığı ışıktan ve güneşten aldığı sıcaklıktan bir kıymığını ziyan etmeden tabiatın canlılarına yeni hayat alanı yaratır.

Topraktan aldığını fazlasıyla hayata verir ama en çok insana verir.

Böylelikle, insan kadar değerlidir ormanlar. İnsan, gözünü korur gibi korumalı ormanları.

Ülke olarak yaklaşık iki haftadır orman yangınlarını söndürmekle uğraşıyoruz. Tedbirli davranması gereken kurumlar, ister ihmal densin, ister yeteneksizlik ister başka bir tanımlama konsun, görevlerini zamanında yapamadıkları ortaya çıktı.

Yaz mevsiminde orman yangınlarının artacağını her vatandaş bilir. Bu yangınları çıktığı andan tespit edip henüz büyümeden boğmak günümüz teknolojisinde mümkün. Önlemlerin nasıl alınacağı atom sırrı değildir.

Havadan söndürme yöntemi hem hız hem de etkinlik açısından kaçınılmaz. Bundan dolayı vatan nöbeti kadar orman nöbeti de önemlidir. Yangın söndürme uçaklarının özellikle sıcak iklimlerin olduğu bölgelerde hazır tutulmaları telafisi olmayan öncelikli görevdir.

Eğer yeterli sayıda yangın söndürme uçakları göreve hazır bekletilmiş olsaydı, yangınlar bu kadar geniş alanlara yayılmaz ve söndürülmesinde bu denli zorluklar yaşanmazdı.

Kamuoyunda tartışmalar, sataşmalar ve kutuplaşmalar da derinleşmezdi.

Bugünlerde başta ülkeyi yönetenler olmak üzere hepimizin sağduyuya ihtiyacımız var. İdeolojik yaklaşımlarla ne ormanları söndürebiliyoruz ne de içimizdeki alevleri.

Çünkü bu lanet ideolojik virüs içten içe sinsice yayıldı alev topuna dönüştü ve birlik genetiğimizi harladı. Tek çare bu ateşi söndürmek. Bu ateş karşıtlık duvarlarını yükselterek değil sağduyu temelli köprüler kurarak söner.

Ülkeyi yönetenlerden sağduyu çağrısı gelmemesi hatta daha yoğun suçlayıcı söylemlere yönelmeleri beni ürkütüyor.

Yanlışları dile getirenleri, kendileriyle aynı düşünce taşımayanları neredeyse vatan haini ilan etmedikleri kaldı.

Bir an önce sağduyunun sesine kulak vermezsek korkarım çok daha azgın sorunlar yaşayacağız.

Her insan hem eleştirmendir hem de eleştirinin odağıdır. Dolayısıyla başkalarını eleştirme hakkını kendimizde görüyorsak başkalarının da bizi eleştirmelerine hak vermemiz gerekir.

Makam mevki fark etmeksizin hiç birimiz üzerine toz kondurulmaz ilahi bir varlık değiliz. Bireysel veya kurumsal hataları kamuoyuna açıklamak demokratik sistemde görevdir. Demokratik sistemin çekirdeğinde hatalarla yüzleşmek, muhatabını yüceltir. Hatalar ortaya çıkınca doğruların ne olduğunu anlarız.

Sağduyu, demokrasi çeşmesinin şifalı suyudur. Bütün virüslere karşı etkindir. Her türlü siyasi ve ideolojik hastalığı iyileştirir, kutuplaşmayı önler. Saysız faydası olduğu gibi hiç bir yan etkisi yoktur.

Bu çeşmeden içenler ne kimseyi ne ağacı incitmezler, ne kimseyi ne de çiçeği ezmezler.

Onlar, demokrasinin faziletine inanan, yurduna ve yurdunun toprağına, bu toprağın her bir ağacına çiçeğine duyarlı olurlar. Çünkü medeni insan olmanın onurunun sağduyunun hikmetiyle taçlanacağının farkındalar.

Salt kendilerine menfaat sağlayan, içlerindeki yakıp yıkma hırsını tatmin eden, ama bu yurdun toprağına bir tek ağaç kadar yararı olmayan birkaç kişi uğruna sağduyumuzdan vazgeçemeyiz.

Bu topraklara sevgisiz, bu yurda bağsız, sorumsuz, medeniliğe uzak, insanlığa saygısız kimseler her zaman olmuştur, olmaya da devam edecektir.

İnsanoğlunun kitabı, her şekil saldırı, hırçınlık ve şiddet tarihleriyle doludur.

İnsanoğlu Hazreti İbrahim ile Nemrut’u birlikte gördü. İnsanoğlu Hazreti Musa ile Firavun’u birlikte gördü.

İnsanoğlu Hazreti Muhammed ile Ebu Cehil’i birlikte gördü.

Sonunda gördü ki, temiz vicdan, doğru akıl daima galip gelmiştir.

Vicdan ve akıl ile gelen insani galibiyet sağduyuya tutunmakla başlar, sırtını dönerek değil.

Yangınları derhal söndürecek uçaklar kadar, siyasi yapımızın da, kurumlar dinamiklerimizin de acilen sağduyuya ihtiyacı var.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ