Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 6,81 / Satış: 6,84
€ EURO → Alış: 7,57 / Satış: 7,60

Yarın TBMM’nin 100.Kuruluş Yıldönümünü Kutluyoruz.

İsmail Karaoğlan
İsmail Karaoğlan
  • 22.04.2020
  • 681 kez okundu

Yarın 23 Nisan 2020.TBMM’nin küşadının 100 yıl dönümü. Bu onurlu gün tüm milletimize kutlu olsun.

Bugünlerde dünyayı saran salgın dolayısıyla kutlama etkinlikleri zamanında yapılamayacak, ertelenecek. Sadece akşam saat 21 de tüm halkımız balkonlarda yürekten gelen büyük coşku ve iftiharla İstiklal Marşımızı okuyacak.

Bir milletin elinden alınan istiklalini, bir milletin işgal edilen yurdunu, bir milletin göz dikilen namusunu kurtarmak, sıradan insanların harcı değildir. Ancak ve ancak üstün vasıfla bezenmiş, bağımsızlık ateşiyle tutuşmuş, vatan sevgisiyle yoğrulmuş cesur ve yiğit insanlar bu ateşten gömleği giyebilir.

Ateşten gömleği, tüm dünyanın gıpta ile izlediği; kalplerimizde ölümsüzleşen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve O’nun silah arkadaşları taşıdı. İç ve dış düşmanlara karşı mücadele tarihin en şanlı ve en meşru mücadele olmansının yanında, çok ağır şartlar itibariyle imkansızlığı da yenen destanlar silsilesidir.

23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’yle mayalanan yeni düzen; birinci adımda millet olma ruhunu yarattı. Atatürk’ün Amasya tamiminde dile getirdiği ” Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” görüşü ,TBMM’nin temel felsefesini oluşturdu. Yurdun dört bir yanından gelen delegeler önce kurtuluşa ve ardından bağımsızlığa giden çetin ve çileli yolda fikir ve görüşleri ortaya koyarak, müşterek kararlar alarak hedeflerine ilerlediler.

Dört bir taraftan sökün eden tehlikeler hiçbir vatanperver evladını yıldırmadı. İçeride gaflet ve hıyanet içinde olanların hevesleri tutmadı. Müstemleke devletlerinin tuzakları sökmedi. Sarayın, kuvva-i milliyeciler için Şeyh ül İslam aracılığıyla çıkardığı fetvalar yıldırmadı. Bazı gazetelerin menfaat karşılığında yayınladıkları yalanlar korkutmadı.

Çünkü karşılarında tüm bu hıyanet girişimlerin olacağını öngören Mustafa Kemal Paşa vardı. Tüm planlarını savuşturan bir aklı vatanseverlerle birlikte ortaya koymuştu.

Mustafa Kemal Atatürk’ün, üstün vasıflarının bir tarafında, değerlerin önemini kavrayan anlayış vardır.

Bu değerler meclisimizin kuruluşuna egemen olmuştur.

Çünkü bu değerler, o ülkenin siyaset felsefesini ve yönetim ilkelerini oluşturur. Bunlar ebediyete uzanan niteliklerdir. Rejimin esaslarını, siyasetin ahlakını, toplumun hedeflerini, devletin ve yurttaşın sorumluluklarını belirler.

Hepsinin özeti siyasi akıldır..

Mustafa Kemal, bu değerleri birinci Meclis’i açış konuşmasında dile getirir, milli vicdanın büyük iradesi dediği “milli egemenliği” anlatır.

Milli egemenliğin akıl ve vicdan işi olduğunu belirtir: “Bütün sorunların çözüm yeri, Meclis’tir” der.

Milli egemenliğin, skolastik düşünceden kurtuluşun tanımı olduğunu söyler. Milli iradenin, hiçbir yanlışa sabır ve müsamaha göstermek zorunda olmadığını vurgular.

Akılcılık ve aydınlanma düşüncesinin hareket noktası olarak milli egemenliği gösterir ve doğru kararı milli iradeye bırakır.

Onurlu yaşam ilkesine dayanan bir yönetim biçimine vurgu yapar. Çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkma ilkelerini gösterir.

Çağı kucaklayacak mutlu bir Türkiye’nin bilimin rehberliğinde akıl yoluyla mümkün olacağını vasiyet eder.

En büyük eserim Türkiye Cumhuriyetidir diyerek, Cumhuriyetin yüksek karakterine dikkat çeker, erdemini öğretir.

Yüce Atatürk; yarın TBMM’nin 100.Yılını yüreklerimizde kutlayacağız.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu meclis; ”Hasretlerden hedeflere ulaşan” ulusal egemenliğin simgesidir. Çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkmanın esasıdır. Çağdaşlığın hakkını veren iradenin tecelligahıdır.

Onun kurduğu Cumhuriyetin bir ferdi olarak; düşüncesi, düşüncemdir, hedefi hedefimdir. Sevdası, sevdamdır.

Dün ve bugün dünyadaki İslam coğrafyasına baktığımda, büyük dehanın manevi huzurunda bir kez daha hayranlığım artıyor.

Laiklik ilkesinin kıymetini bir asır önceden görebilmiş. Milletin her ferdinin kendi özünü yaratma fırsatının önünü açmış.

İstiklal ve istikbalimizi sağlayan yüce Atatürk ve silah arkadaşlarına her gün artan minnet ve şükran duygularımla Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Bu aziz topraklar uğruna şehit düşen tüm vatan evlatlarına Allah’tan rahmet diliyorum.

Ruhları şad olsun. Meclisimiz ebedi olsun.

[email protected]

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ