Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 7,44 / Satış: 7,47
€ EURO → Alış: 9,02 / Satış: 9,05

“Yedi yıldır dinmeyen acı artık dindirilsin…!”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 09.11.2020
  • 823 kez okundu

Bu ülke çok acılar çekti. Bu acıların en büyüğü de Hatay’a düştü ve düşmeye devam ediyor. AKP iktidarının yanlış ve hesapsız politikaları yeryüzünün cenneti “Doğunun Kraliçesi” Hatay’ı ne yazık ki yeryüzünün cehennemine çevirdi.

2013 Ağustosunda ’te halkın daha fazla özgürlük ve daha insanca bir yaşam talebiyle anayasada bulunan hak ve özgürlüklerinin en önemlilerinden biri olan “toplantı ve yürüyüş” hakkını kullanması sırasında 3 gencecik fidanımızı toprağa verdik. Reyhanlı patlamasında 53 canımızı yitirdik. Teröre bu kadar açık bir alan, açık bir bölge Türkiye’nin herhangi başka bir noktasında yoktur.

Amanoslarda kol gezen PKK’lı teröristlerin eylemleri Hatay’ı yaşanmaz hale getirdi. Bombalı eylemler, orman yangınları, silahlı terör eylemleri halkı bıktırdı.

Gaflet,delalet ve hatta….içinde olan Türkiye’yi yönetenlerin bir de Hatay’a 600 bine yakın hiç tanımadıkları hiç bilmedikleri Suriyeli sığınmacıları bir gecede kabul etmeleri bardağı taşıran son damla oldu.

“Bağdadın hamamları yanıyor külhanları, ne acaip saç bağlar Antakya hanımları” türküleriyle çınlayan, seyranlarıyla, düğünleriyle nam salan Hatay bir anda Pakistan’ın Peşaver’ine döndü.

Yetmedi Gezi Parkı eylemlerinde üç fidanı toprağa verdi hatay. Eline silah almayan, devletinin güvenlik güçlerine karşı fiske bile vurmayan, sadece daha çok özgürlük ve insanca yaşam için sokağa çıkan İsmail Korkmaz, Abdullah Cömert ve Ahmet Atakan yok yere yaşamlarını yitirdi. Hatay bu büyük acıyla bir kez daha sarsıldı..

İnsanların kendi devletlerine, kendi hükümetlerine kendi güvenlik güçlerine inancı sarsıldı, güveni kalmadı. Kendi yurttaşının en temel hakkı olan yaşama hakkına bile saygı gösterilmese neye saygı gösterilirdi ki bir ülkede.

Herşeye rağmen Hatay halkı birliğini, barışını ve huzurunu bozmadı. 18 yaşındaki çocuğunu toprağa verirken bağrına taş bastı. Yargıya gitti, devletine güvendi ve adalet istedi.

10 Eylül 2013’de Hatay’ın Armutlu Mahallesi’nde polisin attığı gaz kapsülünün başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Ahmet Atakan mesela.7 yıldır ailesi Ahmet adına adalet arıyor. Vicdanlara sesleniyor, “Bir daha başkasının çocuğu ölmesin başka aileler bu acıyı yaşamasın” diye çırpınıyor. Biliyorsunuz daha 22 yaşındaki Ahmet Atakan evinin terasındayken başına isabet eden polisin gaz kapsülüyle yaşamını yitirdi. Polisin bilerek ve isteyerek gaz tabancasını bir silah gibi kullanarak Ahmet Atakan’ın ölümüne yol açtığı iddiası vardı. Bu iddiayı son delillerde güçlendirdi. Olay yerinde bulunan üç gaz kapsülünde Ahmet Atakan’ın kanına rastlandı.

Ancak valilik suç isnat edilen polislerle ilgili dosyayı yetersiz delil gerekçesiyle bölge idare mahkemesine göndermiş Temmuz ayında ise soruşturma kapatılmıştı. Yani ne Ahmet Atakan o genç fidan yaşamını yitirmişti ne de böyle bir olay olmuştu.

Tam 7 yıl sonra Ahmet Atakan’ın ailesi ve vicdan sahibi tüm Hataylılar bu olayda sorumluluğu bulunan polislerin eşit ve adil bir biçimde yargılanmasını talep ediyor.

Bakın devletin dini adalettir. Adaleti öldürürseniz bu ülkede hiçbir zaman hiç kimse bir daha devletine inanmaz ve güvenmez. İki tane polisi korumak adına Hatay’a ve Hataylılara bu kötülüğü yapmayın.

Bir ailenin acılarını ve çilesini bitirin. Adalet mülkün temelidir sözünü unutmayın. Bu insanların ülkelerine ve kendi devletlerine yeniden inanmalarını sağlayın.

Bakın Ahmet Atakan ölmeden önce son olarak hangi tweeti atmış;

“Haksızlık karşısında eğilme, eğilirsen hem hakkını hem şerefini kaybedersin.. Biz eğilmedik dimdik ayaktayız, eğilenler utansın.”

Haksızlık önünde eğilmeyen insanlara zulmetmeyin. Hak divanında bir gün bunun hesabını verirsiniz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ