Antakya Gazetesine Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

“Zeytinyağı Afrin’den, Patates İdlip’ten, Hububat Tel Abyad’dan; Peki Hatay…?”

Fatih Ertürk
Fatih Ertürk
  • 26.10.2020
  • 114 kez okundu

Geçen haftaki yazımda bahsetmiştim. Başlığı; “Künefe tamam, irmik helvası tamam, Samandağ biberi tamam peki sonra…?” biçimindeydi (https://www.antakyagazetesi.com/kunefe-tamam-irmik-helvasi-tamam-samandag-biberi-tamam-peki-sonra/ )

İşte o sorunun yanıtı iktidar partisinden geldi. Verilen mesaj şu;

“Siz Künefe yiyin, İrmik Helvası yiyin, Samandağ Biberi ile sevinin ama sizin çiftçinizi ve üreticinizi bitiren ben olacağım”.

Kimse kızmasın ama aynen böyle.

Mesela , Türkiye’nin en verimli arazilerinden biri olan Amik Ovası, Hatay çöküntü alanının ortasında yer almaktadır. Zirai potansiyeli çok yüksek kalın bir alüvyal toprak tabakası ile kaplı olup, aynı zamanda Hatay ilinin en büyük toprak düzlüğünü oluşturur. Yetişmeyen ürün yoktur. Pamuktan, buğdaya, arpadan tahıla, soğandan patatese 350 kilometre karenin üzerinde bu toprak parçasında yetişmeyen ürün yoktur. Hem yılda 6 kez ürün alabilme şansınızda var. Bereketi, toprağın yapısı, iklimden gelen doğurganlığı ile Türkiye’nin ve en güzel ovasıdır.

Gelelim zeytine. Bakın ben Avrupa’yı adım adım dolaştım, Egeyi, Akdeniz’in bütün illerini gördüm. Ama hiçbir yerde “Halhallı” adı verilen yağ oranı yüksek, tadı muhteşem, hem sofralık hem de yemeklik böyle bir zeytinyağının elde edildiği kökenleri tarihten gelen böyle bir zeytin ürünü görmedim.

Bakın Ankara’da bana itiraz eden Ege’li arkadaşlarıma bir test yaptım. Bir kaseye bizim Antakya’nın zeytinyağını koyup bir odaya bıraktım, bir kaseye de Ege zeytininden yapılmış zeytinyağını başka bir odaya bıraktım. Sabah odaların kapısını açtık Antakya zeytinyağının bulunduğu odadan nefaset veren muhteşem bir zeytin kokusu yükseldi. Diğer odadaki Ege zeytininden yapılmış zeytinyağı da hoş kokuyordu ama bizim zeytinyağı kadar güzel ve kalıcı bir kokusu yoktu.

Çünkü Hatay’ın zeytini doğal zeytine en yakın üründür. Kökü Doğu Roma’ya kadar dayanan çekirdeği büyük kendisi küçük çok özel bir üründür.

TÜİK 2016 verilerine göre 1 milyon 730 bin tonluk Türkiye dane zeytin üretiminin 135 bin 900 tonluk kısmını üreten Hatay; Aydın, İzmir, Muğla, Manisa, Balıkesir ve Mersin’den sonra 7’nci sırada yer alıyor.

2019 sonunda ise Hatay’ın zeytin üretimi 136.203 tonu geçmiştir. Hatay Türkiye genelinde 6. Sıraya oturmuştur. Altınözü’nün zeytini ve zeytinyağı Trakya’da bile aranan bir tat haline gelmiştir.

Buradaki en can alıcı soru şu; tablo böyle iken hangi akla hizmet, hangi amaca mutaf, kimin hesabına Türkiye; Suriye’nin Afrin kentinden zeytinyağı ithal eder.

İktidarın temsilcisi olan Hatay’ın AKP’li milletvekillerine soruyorum. Böyle bir kentte yaşayıp da Afrin’den zeytinyağı ithaline sessiz kalmak geleneğimize göre “Allahtan korkmak, kuldan utanmak” ile ne kadar ilişkilidir? Neden konuşmuyorsunuz? Bu çiftçi her nasılsa çoğunlukla size oy verdi, niye şimdi onlara sahip çıkmıyorsunuz? Bir şeyler mi umuyorsunuz, yoksa birilerinden mi korkuyorsunuz?

Hatay milletvekili Suzan Şahin bu ithalatın arkasında yolsuzluk olduğu iddialarına yer veren bir soru önergesi hazırlamış. Umarım bu önergeye Tarım bakanı yanıt verir Türkiye ve Hatay gerçekleri öğrenir.

Benim sorum sadece Hatay’da üretim yapan çiftçilere ve gariban üreticilere;

“Hala; ‘Durmak yok yola devam’ mı…?”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ